bir yıldız daha kaydı

Tiyatro ve sinemada ‘kötü adam’ karakteriyle ün yapan oyuncu Süheyl Eğriboz, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Oyuncu Süheyl Eğriboz, geçen kasım ayında Aksaray’daki evinde geçirdiği rahatsızlığın ardından Samatya İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyninin sol kısmında kısmi felç olan sanatçı yoğun bakımda tedavi altına alındı. İki aydır tedavi gören Süheyl Eğriboz, sabaha karşı hayatını kaybetti. Usta oyuncunun bugün ikindi namazını müteakıben kılınacak cenaze namazından sonra defnedileceği belirtildi.

SÜHEYL EĞRİBOZ KİMDİR?

Balıkesir’in Gönen ilçesinde 17 Nisan 1927’de doğdu. Türk karakter, tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu. Pertevniyal Lisesi’nde okudu, sinemaya 1940’da Akasya Palas filmi ile girdi. Bir ara Muammer Karaca ve Ses Tiyatrosu’nda sahneye çıkan ve daha sonra tiyatrodan ayrılan Eğriboz, sinema oyunculuğunu devam ettirdi. İlerleyen yıllarda sinemanın yanı sıra foto romanlarda, TV dizilerinde roller aldı. Kötü adam rolleriyle tanındı.

2014’ün ilk acı kaybı!

Türk Tiyatrosu’nun usta isimlerinden Selçuk Uluergüven, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde, dün (salı) saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti.

“YAŞINA RAĞMEN İYİ TOPARLADI, ANCAK…”

Oynadığı tiyatro, dizi ve sinema filmlerindeki rolleriyle Türk Halkı’nın gönlünde taht kuran ünlü oyuncunun 2012 yılında Aydın’a yerleştiğini söyleyen acılı eşi Türkan Uluergüven, “2012 yılında kısmi bir felç geçirdi, çabuk toparladı. Daha sonra bir düşme sonucu kalça kemiği kırıldı. Üniversite Hastanesi’nde ameliyat oldu. Yaşına rağmen yine iyi toparladı. Ancak yaklaşık 3 ay önce protez yerinden çıkmış ve iltihap kapmış. Anestezi Yoğun Bakım Servisi’nde tedavi görüyordu. üzgünüz” dedi.

“SON İSTEĞİ İstanbul’A GİTMEKTİ”

Ünlü oyuncunun son isteğinin İstanbul’a gitmek olduğunu söylediğini belirten Türkan Uluergüven, “Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul’a gitmek oldu. Böyle olmamalıydı” diye konuştu.

“BABAM HEP TİYATROYU DÜŞÜNDÜ”

Babası ile son olarak Gülhane Parkı oyunu ile turneye çıktıklarını söyleyen 39 yaşındaki oğlu Emre Uluergüven, “Aydın’da yaşamayı kendisi istedi. Buraları bildiği yerlerdi. Burada da tiyatro yapmayı çok istedi ancak rahatsızlıkları müsaade etmedi. Kalçası kırıldığında bile bana birkaç oyun çıkarttı. Hep yine sahneye çıkmak istedi. Hep tiyatro düşündü. Bir sanatçı için en zoru sahneye çıkamamak. Özellikle oynadığı dizilerle tüm Türkiye tanıdı. Türk Tiyatrosu’nun başı sağolsun” dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Oğurlu, ünlü oyuncunun hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülü olduğunu belirterek, “2012 yılından bu yana hastanemizde tedavi görüyordu. En son 2013 Ekim ayında tekrar hastanemize yatışı yapıldı. Yoğun bakım servisinde solunum cihazına bağlı tedavi görüyordu. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı” dedi.

OĞLU’NUN YANINA GÖMÜLECEK

Ünlü sanatçı Selçuk Uluergüven’in cenazesinin kendisi gibi oyuncu olan ve 2004 yılında 21 yaşındayken tiyatroda geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren oğlu Eren Uluergüven’in Zincilikuyu Mezarlığı’ndaki kabrinin yanına gömüleceği öğrenildi.

SELÇUK ULUERGÜVEN KİMDİR?

1962 yılında Ankara Meydan Sahnesi’nde tiyatroya başlayan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu Dormen Tiyatrosu Tiyatro TÖS Halk Oyuncuları Tiyatro Sanatevi gibi topluluklarda çalıştı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. Bahariye Sanat Merkezi’nin Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan ünlü oyuncu, Bizimkiler dizisindeki Davut Usta rolüyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1998-2002 yıllarında Kadıköy Belediyesi’nde Meclis Üyeliği yaptı. Kendisi gibi sanatçı olma yolunu seçen oğlu Eren Uluergüven, mesleğini icra ederken, 21 yaşında bir sahne kazası sonucu vefat etti.

ROL ALDIĞI BAZI TİYATRO OYUNLARI

El Kapısı – Bilgesu Erenus, 403. Kilometre – İsmet Küntay, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti – Bertolt Brecht, Karaağaçlar Altında Arzu, Devri Süleyman, Hamdi Ortadirek, Her şey İşporta, Hangisi Karısı, Sevgilime Göz Kulak Ol, Macbeth, Gülhane Parkı, Tek Perdelik Şaka, Zafer Madalyası,

OYNADIĞI BAZI DİZİLER

Hayat Devam Ediyor (2011),
Adanalı (2010)
Sadullah Baba, (2009) Konuk oyuncu (2010),
Yusuf Yüzlü (2004),
Melekler Adası (2004),
Asmalı Konak (2002),
Dedem Gofret ve Ben (2001),
Eltiler (1997),
Yazlıkçılar (1993),
Bizimkiler (1989-2002),
Davut Usta Erikçigiller (1984-1986),
Evdekiler (1996)

OYNADIĞI FİLMLER

İstanbul – 2011,
Devrimden Sonra – 2011,
Harbi Define – 2010,
Aloya – 2006,
Çarpışma – 2005,
Beş Kollu Avize 2004,
Fişgittin Bey – 2003,
Gönlümdeki Köşk Olmasa – 2002,
Hiçbiryerde – 2001,
Duruşma – 1999,
Sırtımdan Vuruldum – 1997,
Kurtuluş – 1996,
Türk Tutkusu – 1994,
İz – 1994,
Babam Askerde – 1994,
Kıvılcım – 1993,
Gölge Oyunu – 1992,
Düttürü Dünya – 1988,
Ateş Gibi – 1988,
Deniz – 1987,
Suçumuz İnsan Olmak – 1986,
Uzun Bir Gece – 1986,
Bir Avuç Cennet – 1985,
Mine – 1982,
Öğretmen Kemal – 1981,
At – 1981,
Unutulmayanlar – 1981,
Bereketli Topraklar Üzerinde – 1979 (aynı zamanda filmin yapımcılarından),
Aslan Bacanak – 1977,
Caniko – 1976,
2X2=5 – 1974,
Güllü Geliyor Güllü – 1973

18 günde 11 yeni Türk filmi!

2013’ün son günlerinde Yeşilçam atağa kalktı. Yılbaşı gecesine kadar 11 Türk filmi vizyona girecek. İşte yılın en son Yeşilçam yapıtları. Bakalım gişe hasılatında ipi hangisi göğüsleyecek?

Erkekler / 20 Aralık

Yönetmen ve yapımcı Faruk Aksoy’un yeni filmi ‘Erkekler’ erkeklerle dalga geçerek herkesi güldürecek. Erkeklerin dünyasına içerden bir bakış sergileyen filmde Ali Poyrazoğlu psikiyatrist, Fikret Kuşkan yeni boşanmış çapkın avukat rolünde. Filmde Asuman Dabak ve Güneş Emir de oynuyor.

Köksüz- 20 Aralık

Deniz Akçay’ın yönettiği film 70. Venedik Film Festivali’nde yarışmış, büyük beğeni kazanmıştı. Ahu Türkpençe’nin oyunculuğuyla övgü aldığı filmde ayrıca Lale Başar, Savaş Alp Başar, Sekvan Serinkaya yer alıyor.

Kedi Özledi / 20 Aralık

Yönetmen Mustafa Şevki Doğan’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı üçlemenin ilk filmi. İlker Ayrık ile Algı Eke’nin oynadığı film Kadir ve Kıymet’in trajikomik aşk hikâyesini konu alıyor. Modern hayatta birbirini çok seven ancak ilişkilerinde sorunlar yaşayan çiftin, bir kedi aracılığıyla ilişkilerini onarma süreci anlatılıyor.

Ferahfeza- 27 Aralık

Genç yönetmen Elif Refiğ’in filminde Uğur Uzunel ve Sitare Akbaş oynuyor. Ama kadrodaki sürpriz isim, bağımsız milletvekili Sırrı Süreyya Önder. Baskıcı babası Raif ve acar arkadaşı Kısmet’le Tuzla tersane bölgesinde tedarikçi olarak çalışan Ali, hayalci bir gençtir. Bir gece şehri seyretmek için bir kuleye tırmanır. Karşıdaki duvarda yarım kalmış bir gemi graffitisi gören Ali bunun işaret olduğuna inanır.

Soğuk / 13 Aralık

Birçok ulusal ve uluslararası festivalde boy gösterip ödüller kazanan ‘Soğuk’u Uğur Yücel yazıp yönetti. Film, kışları çıkışsız bir şehre dönüşen Kars’ta geçiyor. Pavyonda çalışan üç Rus kız kardeşten en küçüğüne aşık olan bir tren yolu işçisi… Onun, şehrin belalıları arasında sayılan, evliliğine rağmen Rus kız kardeşlerin çevresinde dönen ağabeyi… Cenk M. Alibeyoğlu, Şebnem Bozoklu, A. Rıfat Şungar, Ezgi Mola, Valeria Skorokhodova oynuyor.

Bu İşte Bir Yalnızlık Var / 13 Aralık

Tuna Kiremitçi’nin ses getiren aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan yapıt, gişenin iddialı filmlerinden. Özgü Namal ve Engin Altan Düzyatan başrollerde. Eşinden boşanmış, rock müzik yapan, haftada bir gördüğü kızıyla hayata tutunan Mehmet ile şiddetli kavga sonrası eşi evi terk eden komşusu Ayşe’nin bir gecede değişen kaderleri anlatıyor. Yönetmen Hakan ‘Ketche’ Kırvavaç.

Ölü Bölgeden Fısıltılar- 13 Aralık

Film, 1974 Kıbrıs Çıkarması’ndan sonra doğan ve Türkiye’ye göç eden Mete’nin hikayesine odaklanıyor. Doğduğu topraklara ve sevdiği kadının izlerine dönen Mete’nin içsel-fiziki yolculuğu kayda değer. Çağrı Beyaz’ın yönetiminde Mete Pere, Leman Yavaş, Sevcan Çerkez başrollerde.

Özür Dilerim- 20 Aralık

Cemil Ağacıkoğlu, zihinsel engelli bir adamın hüzünlü hikayesinin anlatıldığı filmi hem yazdı hem yönetti. Konu şöyle: Hayatı boyunca birine bağımlı yaşamak zorunda olan Selim’in geleceği, annesinin en büyük endişesidir. Selim’in kardeşi Zafer’in düğün telaşında kahramanımız açılan kapıdan çıkar ve kaybolur. Oyuncular: Güven Kıraç, Sema Poyraz, Köksal Engür.

Sağ Salim 2: Sil Baştan / 20 Aralık

Geçen yılın beğenilen komedilerinden biri olan ‘Sağ Salim’in ikinci bölümüyle vizyona girmeye hazır. Başrolünde yine Burçin Bildik var. Salim’in kimsesiz bir cenazeyi memleketine götürmeyi kabul etmesiyle başlayan macera, yol arkadaşı Nihal’in annesinin intikam için rehin alınmasıyla çetrefilli hale geliyor. Ersoy Güler’in filminde Burçin Bildik’e Ezgi Asaroğlu eşlik ediyor.

Senin Hikayen – 27 Aralık

Tolga Örnek’in yönettiği filmde Timuçin Esen, Selma Ergenç, Nevra Serezli başrollerde. Evli olan Hakan ile Esra çocuk sahibi olmaya karar verirler. Hakan’ın annesi Meral, babaanne olmayı kafaya takmıştır. Bir bebek, bütün hayatları değiştirecektir.

Yarım Kalan Mucize- 20 Aralık

Biket İlhan’ın yönettiği, Nihan Belgin, Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert’in oynadığı ‘Yarım Kalan Mucize’ 2. Dünya Savaşı atmosferinde, açlık ve sefaletin doruğa çıktığı Anadolu’da geçiyor. Nahide, yaşadıklarının bilincinde olmayan zavallı bir kız… Kaderini değiştirmek için köy enstitüsüne gitmesi gerekir. Nahide, erkek kılığında köyden kaçıp okula gitme çabasına girer.

Oscar rüyası bitti

Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği Kelebeğin Rüyası, yabancı dilde Oscar ödülü kazanma şansını yitirdi

Film, Amerikan Sinema Sanatları Akademisi’nin dün yayınladığı 9 filmlik kısa listede yer almadı. Akademi ekim ayında ödüle 76 filmin aday olduğunu açıklamıştı.

Kısa listede Suudi Arabistan’da kadın yönetmen Haifee el Mansur tarafından gizlice çekilen ilk film olan “Wadjda” da yer bulmadı. 50 yıldır Pakistan’dan Oscar’a aday olan ilk film olan “Zinda Bhaag” (Canlı kaçtı) da ödül şansını yitiren filmler arasında yer aldı.

Listeye girmeyi başaran filmler arasında ise Hong Konglu yönetmen Wong Kar-wai’nin vatandaşı Bruce Lee’nin yaşamından kesitler verdiği “The Grandmaster” ve Filistinli Hani Ebu Esad’ın festivallerde büyük beğeni toplayan “Ömer” filmleri dikkat çekiyor.

Diğer yedi film şöyle:

-“The Broken Circle Breakdown,” Belçika,
– “An Episode in the Life of an Iron Picker,” (Bosna Hersek)
– “The Missing Picture,” (Kamboçya)
– “The Hunt,” Danimarka,
– “Two Lives,” (Almanya)
– “The Notebook,” (Macaristan)
– “The Great Beauty,” (İtalya)

Yabancı dilde Oscar adaylarının sayısı Ocak ayı başında beşe indirilecek. 86’ıncı Akademi Ödüllerinin tüm adayları 16 Ocak’ta açıklanacak. Oscar Ödül töreni ise 2 Mart’ta Los Angeles’ta düzenlenecek.

‘Avatar gibi olacak’

Gazeteci yazar Abdi İpekçi’nin öldürülmesi ve 2 ayrı gasp olayı nedeniyle Türkiye’de, Papa 2. Jean Paul’e yönelik suikast girişimi dolayısıyla da İtalya’da hapis yatan Mehmet Ali Ağca, sinema filmi çekeceğini açıkladı

Ağca, Avşar Otel’de düzenlediği basın toplantısında, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik için mücadele ettiğini söyledi.

Kendisine akıl hastası denildiğini ancak öyle olmadığını dile getiren Ağca, sinema filmi çekeceğini belirterek, “Bu film Avatar gibi, Da Vinci Şifresi gibi 2 bin yıllık Vatikan tarihini anlatan, Vatikan’ın adım adım çöküşünü anlatan bir film olacak. Filmin adı ’Kutsal Kurşun.’ Benim Papa’ya attığım kurşun. Bu kurşun kutsaldır. Bunun hikayesini film yapmak istiyoruz” dedi.

Müslüman olduğunu ve bununla gurur duyduğunu vurgulayan Ağca, 35 yıl sonra Malatya’ya geldiğini belirterek, “Buradan dünyayı hiç bilmeyen, cahil denilebilecek bir insan olarak ayrıldım. Bugün dünyaya rehber olacak bir inançla, güçle, bilgi ve tecrübeyle geldim. 30 yıl tek başıma 8 metrekare bir hücrede yaşadım ama Allah’a şükürler olsun dimdik ayaktayım. Sigara içmem, içki içmem, gece hayatım yoktur. Aspirin bile kullanmam” ifadesini kullandı.

Filmin bütçesine göre Amerikalı ya da İtalyan aktör bulmayı planladığını aktaran Ağca, “Ben de orada, birkaç karede görünebilirim” dedi. Mehmet Ali Ağca, kendisinin gençliğini kimin oynayacağının sorulması üzerine, “Henüz tespit edemedik. Bakalım ilerleyen aylarda, haftalarda ortaya çıkacak. Filme Malatya’dan başlayacağız. Bu, Malatya için de bir tanıtım vesilesi olacak” şeklinde konuştu.

Filmi için senaryo noktasında bir dayatma olmadığı takdirde bütün sponsorlara açık olduğunu dile getiren Ağca, çekimlere nisan ayında başlayacaklarını, filmin 2014 sonunda vizyona gireceğini sözlerine ekledi

Tarihi anıtta Funda Arar şoku!

Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği Kelebeğin Rüyası, yabancı dilde Oscar ödülü kazanma şansını yitirdi

Film, Amerikan Sinema Sanatları Akademisi’nin dün yayınladığı 9 filmlik kısa listede yer almadı. Akademi ekim ayında ödüle 76 filmin aday olduğunu açıklamıştı.

Kısa listede Suudi Arabistan’da kadın yönetmen Haifee el Mansur tarafından gizlice çekilen ilk film olan “Wadjda” da yer bulmadı. 50 yıldır Pakistan’dan Oscar’a aday olan ilk film olan “Zinda Bhaag” (Canlı kaçtı) da ödül şansını yitiren filmler arasında yer aldı.

Listeye girmeyi başaran filmler arasında ise Hong Konglu yönetmen Wong Kar-wai’nin vatandaşı Bruce Lee’nin yaşamından kesitler verdiği “The Grandmaster” ve Filistinli Hani Ebu Esad’ın festivallerde büyük beğeni toplayan “Ömer” filmleri dikkat çekiyor.

Diğer yedi film şöyle:

-“The Broken Circle Breakdown,” Belçika,
– “An Episode in the Life of an Iron Picker,” (Bosna Hersek)
– “The Missing Picture,” (Kamboçya)
– “The Hunt,” Danimarka,
– “Two Lives,” (Almanya)
– “The Notebook,” (Macaristan)
– “The Great Beauty,” (İtalya)

Yabancı dilde Oscar adaylarının sayısı Ocak ayı başında beşe indirilecek. 86’ıncı Akademi Ödüllerinin tüm adayları 16 Ocak’ta açıklanacak. Oscar Ödül töreni ise 2 Mart’ta Los Angeles’ta düzenlenecek.

İşte aday gösterilen isimler

Yılda sadece 35 yabancı filmin gösterilmesine izin veren Çin ile 2 Türk filmi kotası için anlaşılabilirse, Türk sineması milyonlarca yeni izleyici kazanacak.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, giderek ülke sınırların dışına yayılan Türk dizi ve filmlerinin özellikle Çin’de beyaz perdeyle buluşabilmesi için Çinli yetkililerle anlaşma masasına oturduklarını belirterek, “Orada yılda 35 yabancı film kotası var. Biz oradan 2 film kotası alabilmek için çalışıyoruz çünkü o iki film milyonlarca insana ulaşacak” dedi.

Çin’in 1,2 milyarlık nüfusa sahip olduğuna işaret eden Arıcı, katı bir film politikası bulunan ülkede sinema izleme oranın çok yüksek olduğunu söyleyerek, “Çin’in en ücra köylerinde bile sinema izleme olanağı var. İnşallah 2 film kotası açılacak bize. Çin’e açılırsak bu vasıtayla Kore’ye, Japonya’ya da ulaşmış olacağız. Onun için de yurt içindeki film yapımcılarını, yönetmenleri cesaretlendirmemiz ve desteklememiz gerektiği inancındayım çünkü ne kadar kaliteli filmlerimiz olursa bizim o bölgelere gitme olanağımız daha fazla olur” diye konuştu.

2011’de ise Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 40. yılı dolayısıyla iki ülke ilişkilerinde bağları güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamda Veda, New York’ta 5 Minare, Av Mevsimi, Romantik Komedi, Denizden Gelen, Kosmos ve Bal ilk kez Çinli seyirciyle buluştu.

Bu yakınlık, 2012’nin “Türkiye’de Çin Kültürü Yılı”, 2013’ün ise “Çin’de Türk Kültürü Yılı” olarak kutlanmasına vesile olurken başta Pekin ve Şangay olmak üzere Çin’in çeşitli kentlerinde düzenlenen Türk filmi haftalarında Babam ve Oğlum, Selvi Boylum Al Yazmalım, Zerre, Lal Gece, Bir Avuç Deniz ve Bu Son Olsun gibi pek çok film gösterildi.

Arşivlerini ilk kez Türklere açan Çin’in devlet kanalı CCTV işbirliğiyle Türkiye ile Çin’in ortak yönlerini anlatan “İzin Peşinde” belgesel filmi çekilirken Eskişehir’de de iki ülkenin işbirliğiyle “Animasyon Film Günleri” gerçekleştirildi.

Sinemanın yanı sıra Devlet Opera ve Balesi de Çin’de performans sergilerken, Çinli sanatseverler, Mozart’ın dünyaca bilinen “Saray’dan Kız Kaçırma” operasını ilk kez Türklerin performansıyla tanıdı. 

Yerli yapımlara seyirci ilgisi

Gazeteci yazar Abdi İpekçi’nin öldürülmesi ve 2 ayrı gasp olayı nedeniyle Türkiye’de, Papa 2. Jean Paul’e yönelik suikast girişimi dolayısıyla da İtalya’da hapis yatan Mehmet Ali Ağca, sinema filmi çekeceğini açıkladı

Ağca, Avşar Otel’de düzenlediği basın toplantısında, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik için mücadele ettiğini söyledi.

Kendisine akıl hastası denildiğini ancak öyle olmadığını dile getiren Ağca, sinema filmi çekeceğini belirterek, “Bu film Avatar gibi, Da Vinci Şifresi gibi 2 bin yıllık Vatikan tarihini anlatan, Vatikan’ın adım adım çöküşünü anlatan bir film olacak. Filmin adı ’Kutsal Kurşun.’ Benim Papa’ya attığım kurşun. Bu kurşun kutsaldır. Bunun hikayesini film yapmak istiyoruz” dedi.

Müslüman olduğunu ve bununla gurur duyduğunu vurgulayan Ağca, 35 yıl sonra Malatya’ya geldiğini belirterek, “Buradan dünyayı hiç bilmeyen, cahil denilebilecek bir insan olarak ayrıldım. Bugün dünyaya rehber olacak bir inançla, güçle, bilgi ve tecrübeyle geldim. 30 yıl tek başıma 8 metrekare bir hücrede yaşadım ama Allah’a şükürler olsun dimdik ayaktayım. Sigara içmem, içki içmem, gece hayatım yoktur. Aspirin bile kullanmam” ifadesini kullandı.

Filmin bütçesine göre Amerikalı ya da İtalyan aktör bulmayı planladığını aktaran Ağca, “Ben de orada, birkaç karede görünebilirim” dedi. Mehmet Ali Ağca, kendisinin gençliğini kimin oynayacağının sorulması üzerine, “Henüz tespit edemedik. Bakalım ilerleyen aylarda, haftalarda ortaya çıkacak. Filme Malatya’dan başlayacağız. Bu, Malatya için de bir tanıtım vesilesi olacak” şeklinde konuştu.

Filmi için senaryo noktasında bir dayatma olmadığı takdirde bütün sponsorlara açık olduğunu dile getiren Ağca, çekimlere nisan ayında başlayacaklarını, filmin 2014 sonunda vizyona gireceğini sözlerine ekledi

Okurlardan yoğun katılım

Usta tiyatrocu ve seslendirme sanatçısı Zafer Önen hayatını kaybetti.

Tiyatro ve seslendirme sanatçısı Zafer Önen, 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Önen, 6 aydır Pendik ilçesindeki bir rehabilitasyon merkezinde tedavi görüyordu. Sanatçı, kalp yetmezliği sonucu bu sabah hayatını kaybetti.

Zafer Önen, 1921 yılında Çorum’da dünyaya geldi. Önen, 1941 yılında Ankara Devlet Operası Şan Bölümü’ne girdi. 1943 yılında Ses Tiyatrosu’nda “Hava Civa” operetiyle sahne hayatına başladı. Muammer Karaca, İstanbul Şehir Tiyatroları, Dormen Tiyatrosu gibi tiyatrolarda sergilenen oyunlarda rol aldı. Önen, “Lüküs Hayat”, “Şöminedeki Ceset”, “Cibali Karakolu” gibi birçok oyunda rol aldı. Zafer Önen, pek çok sinema, dizi film ve reklam projesinde de yer aldı.

Bir ustayı daha kaybettik

Avrupa Film Ödülleri’nde ‘en iyi film ödülü’ne layık görülen ”La Grande Bellezza” toplam 4 dalda ödül aldı.

Avrupa Film Akademisi tarafından düzenlenen “26. Film Ödülleri” Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen törende sahiplerine verildi.

Törende, en iyi film ödülüne yönetmenliğini Paolo Sorrentino’nun yaptığı ”La Grande Bellezza” adlı İtalyan film layık görüldü.

Sorrentino’ya en iyi yönetmen ödülü de verilirken, ”La Grande Bellezzo” filminde başrolde yer alan Toni Servillo en iyi erkek oyuncu dalında ödül aldı. İtalyan film ayrıca en iyi kurgu dalında ödül kazandı. En iyi kadın oyuncu dalındaki ödül, ”The Broken Circle” filminde oynayan Belçikalı oyuncu Veerle Baetens’e verildi.

En iyi ilk film dalındaki ödül yönetmenliğini Jan Ole Gerster’in ”Oh Boy” filmi alırken, ilk kez verilen en iyi komedi dalındaki ödüle Susanne Bier’in ”Love Is All You Need” filmi layık görüldü.

En iyi senaryo ödülü ”Dans la Maison” filminin senaristi Francois Ozon’a verilirken en iyi animasyon filmi ödülü yönetmenliğini Ari Folman’ın yaptığı ”The Congress”, en iyi kısa film dalındaki ödül de yönetmenliğini Tom Van Avermae’nin ”Death Of A Shadow” filmi aldı.

Fransız kadın oyuncu Catherine Deneuve Yaşam Boyu Onur Ödülü alırken, dünya sinemasına katkısından dolayı İspanyol yönetmen Pedro Almodovar da onur ödülüne layık görüldü.

Avrupa Film Ödülleri Avrupa’nın film ”Oscarları” olarak nitelendiriliyor.