60-milyon-euro-icin-deger-mi

60 milyon Euro için değer mi?

AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in bir kapalı toplantıda “Yunanistan masadan kalktığı 26 Haziran gecesi aramızdaki fark sadece 60 milyon Euro’ydu” dediğine ilişkin haber Atina’da şok etkisi yarattı.  Politika haber sitesine göre Juncker, Avrupa Halkçı Partisi’nin medyaya kapalı bir toplantısında “Yunan tarafı anlaşmak istemiyordu. Son gün aramızdaki görüş ayrılığı sadece 60 milyon Euro içindi ve aniden masadan kalktılar” dedi. Haberi dün akşam saatlerine kadar hükümet de yalanlanmadı. Dün gün boyunca bazı haber siteleri ve TV kanalları bir yandan kapalı bankaları ve ATM’lerdeki kuyrukları gösterirken bir yandan da “60 milyon Euro için değer miydi?” sorusunu gündeme getirdi.

HALK İKİYE BÖLÜNDÜ

Pazar günkü referandum öncesi halk 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçten bu yana ilk kez bu denli ikiye bölündü. Referandum ilanının yapıldığı cuma geceyarısından bir hafta sonra ‘Nai-Evet’ ‘Oxi-Hayır’ yanlıları, ülkenin yakın geçmişinde eşi görülmemiş şekilde birbirlerine ‘biz ve öteki’ler gözüyle bakıyor. ‘Hayır’cıların gözünde ‘Evet’çiler ‘kreditörlerin maşaları’, ‘Evet’çilerin gözünde ‘Hayır’cılar ise, ‘drahmiyi hazırlayan lobiciler.’ Sosyologlara göre, bu kutuplaşmada Yunan halkının 41 yıl sonra ilk kez referandum için sandığa gidecek olmasının da etkisi var. Halkın iki cepheye ayrılması endişe verici bir fenomen. Referandum öncesindeki bu atmosferden dolayı Başbakan Aleksis Çipras dün “Milli beraberliğimizi gözbebeğimiz gibi korumalıyız” demek ihtiyacını hissetti.

BAŞA BAŞ GİDİYOR

Yunanistan’da kamuoyu araştırmaları yayınlanmıyor. Bazı çevrelere göre bunun nedeni medya kuruluşlarının ödeyecek parası olmaması. Ancak Hürriyet, kamuoyu araştırmaları yapan kaynaklarla görüştü. Kaynaklar “Her gün her saat durum değişiyor. ‘Evet’ ile ‘Hayır’ dün itibariyle  başabaş” dediler. BNP Paribas bankası adına yapılan ve medyaya sızan ankete göre ‘Evet’ geçen salıya kadar 4 puan önde idi.

SİLAHLI KUVVETLER TEPKİSİ

Bu arada ANEL partisi lideri ve Savunma Bakanı Panos Kammenos’un Çipras’ın yanında “Yaşadığımız bu zor saatlerde, silahlı kuvvetlerimiz,  ülke içinde istikrarın teminatıdır” demesi büyük tepki yarattı.  Haber siteleri, Kammenos’un açıklamasını ‘Şok ve korku’, ‘Kammenos ne demek istiyor’ ve ‘Tedirginlik yaratan
açıklama’ başlıklarıyla duyurdu.

EKONOMİYE BÜYÜK DARBE

YUNAN Seyahat Acentaları Birliği (SETE), her gün 50 bin turistin rezervayonlarını iptal ettiğini açıkladı. İhracatçılar Birliği ise haftalık zararın 80 milyon Euro olduğunu açıkladı. Önümüzdeki 15 gün için ihracatın yüzde 7, ithalatın ise yüzde 28 gerilemesi bekleniyor.

KİLİSE DE ‘EVET’Çİ

YUNANİSTAN Kilisesi, halkı ‘Evet’ oyu kullanmaya çağırdı. Yunanistan Kilisesi’nin lideri Atina Başpiskoposu Yeronimos mesajında “2. Dünya Savaşı’ndan sonra en kritik günleri yaşıyoruz. Onca yılda elde ettiklerimizi tehlikeye atmayalım. Avrupa ailemizdir” diye konuştu.
BANKALAR AÇILMAZ
GEÇEN Pazartesi günü tatil edilen bankaların referandum sonucu ‘Evet’ bile olsa önümüzdeki hafta açılmaları beklenmiyor. Bankalar referandumda ‘Evet’  çıkması halinde bile Avrupa merkez bankası’ndan önce para musluklarının açılmasını bekleyecek. Açılmaları durumunda ise daha bir süre için 60 Euro’luk para çekme sınırı uygulaması devam edilecek. ‘Hayır’ halinde ise bankalar aylarca kapalı kalabilir.

3 KURULUŞ DA NOTU DÜŞÜRDÜ
ULUSLARARASI kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Yunanistan’ın kredi notunu ‘Caa2’den ‘Caa3’e indirdi. Moody’s’ten yapılan yazılı açıklamada, ülkenin potansiyel not indirimleri için izlemeye alındığı bildirildi. Yunanistan ile kreditörleri arasındaki gelişmeler sonrasında Standard & Poor’s (S&P) da Yunanistan’ın kredi notunu pazartesi günü ‘CCC’den ‘CCC-’ye çekerek, ilk not indirimine giden kredi derecelendirme kuruluşu olmuştu. S&P’nin ardından Fitch Ratings de Yunanistan ve resmi kreditörleri arasındaki müzakerelerin durma noktasına gelmesi gerekçesiyle, ülkenin kredi notunu ‘CCC’den ‘CC’ye düşürmüştü. Yunanistan’ın kredi notu şu anda her üç derecelendirme kuruluşunun da ‘yatırım yapılamaz’ ya da ‘çöp’ olarak belirlediği not seviyelerinin daha da altında bulunuyor.

REFERANDUM İÇİN 3 SENARYO

YUNAN halkı ‘kemer sıkmaya tamam mı, devam mı’ sorusuna yanıt vermek üzere pazar günkü referandum için gün sayarken, sonuçlarına ilişkin her gün farklı senaryolar gündeme geliyor. Dünkü son değerlendirmelere göre kemer sıkma politikalarının devamı ve yeni bir kurtarma paketi için müzakerelere devam edilmesi anlamına gelen ‘evet’ sonucu daha ağır basıyor. Bu arada Yunanistan’ın kaderini belirleyecek referandum, Euro’nun da geleceğini önemli bir şekilde etkileyeceği için uluslararası finans çevrelerince de yakından takip ediliyor. Wall Street Journal dün yayınladığı bir makalede referandum sonuçlarına ilişkin 3 senaryoyu ve sonuçlarını ele aldı. Referandumdan evet çıkması halinde yavaş bir normalleşme süreciyle Yunanistan’ın Euro’da kalacağını, ya da evet çıksa da Euro’dan çıkışa doğru ilerleyeceği görüşünü savunan 2 senaryo söz konusu. 3. senaryoda ise, “Hayır çıkacak ve Yunanistan’ın Euro’dan çıkmaya zorlanabileceği” görüşü dile getiriliyor. Ne olursa olsun sonuçlarından en çok Yunan halkının etkileneceği belirtilen referanduma ilişkin senaryolar özetle şöyle:

SENARYO 1

‘Evet’ ve yavaş bir normalleşme süreci

Yunanistan’da oy verenlerin ‘evet’ demesi şimdilik en yüksek olasılık gibi görünüyor. Pazar günü yapılacak referandumun ardından olası bir yeni hükümetin vakit kaybetmeden kurulması ve kreditörlerle müzakerelere ciddi şekilde devem edileceği mesajının verilmesi gerekiyor. Bütün bunlara rağmen Yunanistan kemer
sıkmaya ve hâlâ zorlu bir sürecin içinde olmaya devam edecek ama
aynı zamanda bazı borçlarından da kurtularak yavaş da olsa normalleşecek.

SENARYO 2

Evet ama yine de Euro’dan çıkabilir 

Yunanistan’ın referandumda evet dese de, Euro’dan çıkışının kaçınılmaz olacağı düşünülüyor. Hükümetin kreditörlerin koşullarını redderek masadan kalktığı ve referandumdan sonra aynı hükümet ya da kurulacak yeni bir hükümetin yeniden güven kazanmasının zor olduğu belirtiliyor.  Kreditörlerin büyük ihtimalle aynı şartları önereceği, Atina’nın bunu kabul etse bile zorlu bir politik süreçten geçilerek onaylaması gerektiğini hatırlatanlar anlaşmanın zor olduğu belirtiliyor. 

SENARYO 3

Hayır ve Euro’dan çıkışa zorlanması

Yunanistan’ın Euro’dan çıkışının ülkeye yarayacağını düşünenler olsa da bu ihtimalin yarattığı tehlikenin tam anlamıyla farkında olunmadığına işaret edenler az değil. Euro’dan çıkarsa Yunanistan’ın bankacılık sisteminin çökeceği ve ülkenin AB’den elde ettiği yardımları kaybedeceğine dikkat çekiliyor. Ancak mevcut hükümet ‘hayır’ sonucunun Euro’dan çıkmak anlamına gelmediğini ve Yunanistan’ın kreditörlerle sürdüreceği müzakerede elinin güçleneceği görüşünü savunuyor.

sinema-yukseldi-tiyatro-dustu

Sinema yükseldi tiyatro düştü

Tiyatro seyirci sayısı ise 2013-2014 sezonunda bir önceki sezona göre yüzde 2.7 azalarak 6 milyon 76 bin 128’e geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılına ilişkin sinema ve tiyatro istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’de sinema salonu sayısı 5 yılda yüzde 18.3 arttı. Sinema salonlarındaki koltuk sayısı ise yüzde 10.8 artarak seyirci kapasitesi 276 bin 318’e ulaştı. Sinema seyirci sayısı ise son 5 yılda yüzde 54.7 arttı. Bu dönemde yerli film seyirci sayısında yüzde 72.2, yabancı film seyirci sayısında yüzde 37.1 artış oldu.

YERLİ ESERLER

Son 5 sezonda tiyatro salon sayısı yüzde 42.1, koltuk sayısı da yüzde 69.6 arttı. 2013-2014 sezonunda, 2012-2013 sezonuna göre tiyatro salonu sayısı yüzde 9.9 azalırken, tiyatro salonlarındaki koltuk sayısı yüzde 5 arttı. 2013-2014 sezonunda bir önceki sezona göre tiyatro salonlarında sahnelenen eser sayısı yüzde 6.8 artarak 6 bin 642’ye ulaştı. Tiyatroda oynanan yerli eser sayısı yüzde 6.2, yabancı sayısı yüzde 10.1 arttı.

 

otomobil-ve-hafif-ticari-satislari-patladi

Otomobil ve hafif ticari satışları patladı

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından yayımlanan bültene göre otomobil satışları, ilk altı ayda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45.21 artarak 327,846 adete yükselirken, 2014 yılı aynı dönemde 225,773 adet olarak gerçekleşmişti.

HER ŞEY DİPTE OTO UÇUŞTA/ANALİZ

HAFİF TİCARİ 104 BİNDE

Hafif ticari araç pazarı ise ilk altı ayda geçen yıla göre yüzde 71.4 artarak 104,704 adete ulaştı. ODD, otomotiv sektörü toplam pazarının bu yıl 900,000-950,000 aralığında gerçekleşmesini bekliyor.

EN ÇOK TERCİH EDİLEN SEDAN

Otomobil pazarı segmentinin yüzde 84,06’sını ocak-haziran döneminde vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. Segmentlere göre değerlendirildiğinde, en yüksek satış adetine 171 bin 19 adet ile yüzde 52,16 pay alan C segmenti ulaştı. Kasa tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi yine sedan otomobiller oldu. Sedanlar 161 bin 820 adet ile yüzde 49,36’lık paya ulaştı. Aynı dönemde hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre değerlendirildiğinde; en yüksek satış adetine yüzde 71,46 pay ve 74 bin 825 adet ile van, yüzde 12,28 pay ve 12 bin 855 adet ile kamyonet, yüzde 10,52 pay ve 11
 bin 10 adet ile minibüs, yüzde 5,74 pay ve 6 bin 14 adet ile de pick-up  ulaştı.

TÜRKİYE’NİN EN UCUZ OTOMOBİLLERİ/FOTO GALERİ

  Açıklamada görüşlerine yer verilen ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarının 2015 yılının ocak-haziran döneminde 432 bin 550’e ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre baz etkisiyle yüzde 50,79 artış gösterdiğini bildirdi. Yılın ikinci yarısında ABD merkez bankası’nın (Fed) ekonomideki iyileşmeye paralel olarak politika faiz artırma beklentisi ile Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ekonomik toparlanmayı desteklemek amacıyla parasal genişlemeye devam etme kararının etkili olacağını aktaran Erce, diğer etki edecek unsurların ise jeopolitik gelişmeler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonla mücadele kararlılığı, cari işlemler açığındaki gelişim ile gerçekleştirilen genel seçim sonrasındaki sürecin olduğunu dile getirdi.

kanser-ilaclari-20-temmuz-a-kadar-eczanelerden-alinabilecek

Kanser ilaçları 20 Temmuz’a kadar eczanelerden alınabilecek

SGK’nın konuya ilişkin yayınladığı duyuruda, söz konusu kanser ilaçlarının Sağlık Bakanlığına bağlı hastane eczanelerinde bulundurularak, hastane ortamında hastalara uygulanmasının esas olduğu bildirildi ancak hem söz konusu sağlık kurumları hem de bu sağlık kurumlarında çalışan ilgili hekimlerin yeni sistem ve ilaç listesine uyum sağlamaları amacıyla Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler dışında kalan sağlık kurumlarının hastane eczanelerinde bulunmayan ilaçların, 20 Temmuz’a kadar ayaktan, yatarak veya günübirlik tedavi reçeteleri ile temin edilebileceği belirtildi.

Duyuruda “Bu tarihten itibaren ise söz konusu ilaçlar, öncelikle söz konusu sağlık kurumlarının hastane eczanelerinden, istisnai durumların ortaya çıkması halinde ise olası hasta mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla yatarak veya günübirlik tedavi reçetesi ile eczanelerden temin edilebilecektir” ifadesine yer verildi.

“Ortada hasta mağduriyeti yok”

SGK yetkililerinden alınan bilgiye göre, bu ilaçların yalnızca hastane ortamında parenteral yoldan uygulanan, bu nedenle de hastanelerde bulundurulması zorunlu ilaçlar olduğu ve yeni uygulamayla hastanelerde verilen kanser ilaçlarının hastanelerden temininin amaçlandığı belirtildi.

Özel ve üniversite hastanelerinin uygulamaya henüz hazır olmadığı için sürenin uzatıldığını belirten yetkililer, “Bu konuda dün itibarıyla bariz bir hasta mağduriyeti olmadı. Ortada hasta mağduriyeti yok, sadece işlemsel, bilişim sistemiyle ilgili bir sıkıntı oldu onu da hallettik” değerlendirmesinde bulundu.

 

hukumet-kurulamazsa-erken-secim-g20-zirvesi-ile-ayni-gun-olacak

Hükümet kurulamazsa erken seçim G20 zirvesi ile aynı gün olacak

TÜRKİYE’nin dönem başkanlığını yaptığı G20 bünyesindeki B20’nin dönem başkanlığını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dönem başkanlığını Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırımcı çekmek için fırsata çevirmeye çalıştıklarını söyledi. “Davos işin sosyetesi” diyerek iş dünyasını B20 etkinliklerine davet eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin 14-15 Kasım’da G20 zirvesine ev sahipliği yapacağına işaret ederek bir hükümet kurulmazsa erken seçimin aynı döneme denk geleceğine dikkat çekti. Dünyanın önde gelen yaklaşık 20 işadamı ve ekonomisti ile birlikte Londra’da Galler Prensi Charles’ın ev sahipliğini yaptığı “Sürdürülebilir Gelişme ve Altyapı Finansmanı” toplantısına katılan Hisarcıklıoğlu, B20 dönem başkanlığı çerçevesinde attıkları adımları Hürriyet’e anlattı.

KÜRESEL ŞİRKET AZ

B20 platformunda ABD ve Avrupalıların çok etkili olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye’deki şirketlerin küreselleşmek zorunda olduğunu anlattı. Küresel şirket sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Davos’a gidiyorlar ama Davos işin sosyetesi. Uluslararası alanda iş yapacak şirketler B20’de yok. Oysa G20 aracılığıyla hükümetlere doğrudan ulaşmayı sağlayan, parlamentoları etkileyebilen bir platform. Şirketler, sadece Ankara’yı etkilemeyi bırakıp küresel düşünmeliler” diye konuştu.

AMAÇ DEVLETİ GETİRMEK

Dönem Başkanı olduktan sonra 5 kıtada 13 toplantı organize ettiklerini vurgulayan Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Amaç büyük şirketlerinin, dünya devlerinin CEO’larını Türkiye’ye getirmek. Türkiye’yi bir yatırım alanı olarak tanıtmak. 20-25 milyar dolar olan yabancı yatırım 10-15 Milyar dolara geriledi. İşsizlik bu nedenle arttı. Doğrudan yabancı yatırımlar ne kadar azsa istikrarsızlık o kadar artıyor. Dış risklere karşı daha dayanıklı olmak için daha çok yatırım çekmeliyiz.”
DÜNYA LİDERLERİ
Türkiye’deki siyasi ortamı da değerlendiren Hisarcıklıoğlu, siyasi tablodan bir hükümet çıkmasının önemine işaret ederken, “Bugünlerde erken seçim konuşuluyor. Bir hükümet kurulmazsa ve seçime gidilirse o seçim Kasım ortalarında olacak gibi görünüyor. Ancak Türkiye 14-15 Kasım’da Antalya’da G20 Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Dünya liderleri burada, dünya ekonomisinin yüzde 85’inin temsilcisi buraya geliyor ve sen buna değil, seçime odaklanıyorsun. Bu zirveye geçici bir hükümetle ev sahipliği yapmak iyi olmaz.”

 
Charles’a iş dünyasının
sorunlarını anlattı

BRITISH Academi’de, Prens Charles’ın da bulunduğu oturumda konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de 1.5 milyon şirketi temsil eden TOBB’un başkanı olduğunu söyledi ama toplantıya B20 Dönem Başkanı olarak katıldığına dikkat çekti.  Hisarcıklıoğlu, özetle şu mesajları verdi: “Sürdürülebilir ve Kapsamlı gelişme Türkiye’nin G20 Dönem Başkanlığı’nın odak noktasıdır. Sürdürülebilir altyapı yatırımlarının kritik önemini biliyoruz ve bunu amaç ediniyoruz. Ancak, altyapı finansman açığı bütün dünya genelinde sürüyor. Önümüzdeki 15 yılda da 15-20 trilyon dolarlık bir açık çıkmasını bekliyoruz. B20 bünyesinde, küresel iş dünyası olarak bu konuya da yoğunlaşıyoruz. Özel sektör yatırımlarının önünü açmalıyız ve daha fazla kamu-özel sektör ortaklığını mümkün hale getirmeliyiz. Proje hazırlamanın önünde önemli teknik ve mevzuat problemleri var. Yeni bir altyapı yatırım zinciri hazırlamak büyük bir fikirdir. İş dünyası, hangi ülkelerin stratejilerinin olduğunu, bu stratejilerin sürdürülebilir ve kapsayıcı olup olmadığını bilmek istiyor. Bir başka önemli sorunumuz da Finansman meselesidir. Hükümetlerden bu konuda gerekli düzenleyici kurumları ve atmosferi oluşturmasını istiyoruz. Eğer alt yapı temelli varlıklar için bir likit pazar oluşturabilirsek ihtiyacımız olan finansmanı da bulabiliriz.

Bin şirketlik bir ağ

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın “B20’ye Başkan olacaksın” dediği günden itibaren harekete geçtiklerini söyleyen Hisarcıklıoğlu, Dönem Başkanı oldukları günden itibaren attıkları adımları şöyle sıraladı:
* Yaklaşık 250 şirket vardı. 15 Ağustos 2014 günü açılışı 500 büyük şirketle yaptık. Şimdi 1000 şirketlik bir ağa dönüştü.
* G20 ile B20 arasındaki ilişkiyi geliştirdik.
* Dünya ekonomisinin yüzde 65’ini üstlenen KOBİ’ler gündeme alındı ve Uluslararası KOBİ Forumu Kuruldu. Artık bütün dünya kobilerine hizmet edecek bu yapı, İstanbul Merkezli çalışacak. KOBİ’ler için lobi yapacak. Dönem Başkanlığı bittiğinde de İstanbul’dan faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.
* B20, Avrupa ve ABD dışına açıldı. Dünyanın 13 önemli merkezinde toplantılar yapıldı. Türkiye’nin dönem başkanlığı aynı zamanda bir Türkiye tanıtım kampanyasına dönüştü.
* Altyapı Yatırımları, Ticaret, Yolsuzlukla Mücadele, KOBİ’ler ve Girişimcilik, İstihdam ve Büyümenin Finansmanı alanlarında Türkiye’nin ve dünyanın saygın işadamlarının öncülüğünde çalışma grupları oluşturuldu.

emekli-ve-memur-zamlari-belli-oldu

Emekli ve memur zamları belli oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Haziran sonu itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 7.20 ve tüketici fiyatlarında on iki aylık ortalamalara göre artış da yüzde 8.28 olarak gerçekleşti.

25 AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE

Enflasyonun haziran ayında beklentilerin üzerinde gerilemesinin ardından yıllık enflasyon artışı yüzde 7,20 ile son 25 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, enflasyon haziranda aylık bazda yüzde 0,51 düşüşle beklentilerin üzerinde gerileme gösterdi. Böylece yıllık enflasyon yüzde 8,09’dan yüzde 7,2’ye gerileyerek 25 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon mayıs 2013’te yüzde 6,51 düzeyindeydi. Böylece en düşük emekli maaşı 1046 lira en düşük memur maaşı ise 2 bin 214 lira 62 kuruşa çıkmış oldu.

BÜTÇEYE MALİYETİ 1.53 MİLYAR TL

Reuters’a bilgi veren bir ekonomi yetkilisi, bugün açıklanan verilerin ardından devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklilerinin enflasyon farkı almaya hak kazandıklarını belirterek, “Enflasyon farkı dahil edildiğinde Temmuz’da toplam yüzde 4.76 zam olacak. Yüzde 1.71’lik enflasyon farkının bütçeye maliyeti 1.53 milyar lira olarak hesaplandı” dedi.

kentkart-krizinde-yeni-boyut

Kentkart krizinde yeni boyut

İzmir’de toplu ulaşımda kullanılan Kentkart sistemi ile ilgili yeni süreç 1 Haziran’da başladı. Daha önce hizmet veren şirketin ihaleyi kaybetmesi sonrası yeni şirket devreye girdi.

KENTKART KRİZİNDE SON DURUM

Ancak özellikle Haziran ayı başında kent genelinde önemli sorunlar yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile eski ve yeni şirket arasında karşılıklı suçlamalar gündeme geldi.

İSTANBUL KART DA GEÇİYOR
Ancak, sistemin devreye alınmasının üzerinden 1 ayı aşkın bir süre geçmesine karşın sorunun belli noktalarda sürdüğü anlaşıldı.  İzmir’de bir tüketici, Kentkart dışında başka şehirlerde kullanılan kartların da kullanılabildiği bilgisini paylaştı. Yapılan bildirimde, kentte Kentkart dışında Eskişehir’de kullanılan ESKART ve İstanbul’da kullanılan İSTANBUL KART’ın da şehirde kullanılabildiği kaydedildi.

 

NOTER TUTANAĞI HAZIRLANDI
Bunun üzerine harekete geçen Kentkart Ege Elektronik San. Ve Tic. A.Ş. vekili geçtiğimiz 22 Haziran’da notere başvuruda bulunarak durum tespiti istedi. Yapılan tespite göre Kentkart’ın yanı sıra ESKART ve İSTANBUL KART’ın da kullanılabildiği noter tespit tutanağı ile kayıt altında alındı. Aynı zamanda görüntülü olarak yapılan kayıtta, söz konusu kartların bazı turnikelerde geçtiği bazılarında ise geçmediği anlaşıldı. Konu ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi kaynaklarından ise ‘araştırma yapıldıktan sonra açıklama yapılabileceği’ kaydedildi.

Yapılan tespitler tutanak altına alındı.

dgokce@hurriyet.com.tr

yerli-ureticiyi-korumak-icin-cep-telefonlarina-zam-geliyor

Yerli üreticiyi korumak için cep telefonlarına zam geliyor

2014 Aralık ayında Vestel’le birlikte dört şirketin şikayeti üzerine cep telefonu ithalatında koruma önlemleri için soruşturma başlatan Ekonomi Bakanlığı, bu çalışmada son aşamaya geldi. Soruşturmanın “İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat” çerçevesinde 9 ay içerisinde tamamlanması gerekiyor. Bakanlık bu süreyi ihtiyaç olması halinde 6 ay daha uzatabiliyor. Soruşturma sürecinde artan ithalatın yerli üretimde bir zarara yol açıp açmadığı konusu değerlendirilecek. Mevzuatta bulunan şartların gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde ithalatta korunma önlemi uygulanabilecek. Mevzuat çerçevesinde korunma önlemi, gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar kısıtlaması, tarife kontenjanı veya bunların birlikte uygulanması seçenekleri hayata geçirilebiliyor.

FARKLI SEÇENEKLER MASADA
Soruşturma sonunda getirilecek ek vergi oranına Bakanlar Kurulu karar verecek. Ekonomi yönetiminin kademeli ya da tek seferlik ek vergi üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Buna göre getirilecek ek verginin ilk etapta yüksek tutulması, daha sonra ise düşürülmesi seçenekler arasında yer alıyor. Koruma önlemleri kapsamında getirilecek ek verginin yüzde 10’a kadar çıkabileceği ifade ediliyor. Zeybekci, en geç iki ay içinde bazı ürün gruplarına yönelik ithalat tedbirleri alacaklarını belirterek, “Özellikle elektrik-elektronik, cep telefonu, tablet gibi ürün gruplarında uygulamayı göreceğiz” dedi.

FİYATLARDA ARTIŞ OLACAK
Bakanlık olarak ithalatın üzerinde önemli tedbirler alacaklarını söyleyen Zeybekci, şunları söyledi: “Yürütülen incelemeler, anti-damping soruşturmaları, ilave gümrük vergileri gibi önlemler paketlerinin hitap ettiği toplam ithalat grubu 35 milyar dolar civarına denk geliyor. Bu ithalat grubunu önemli şekilde takip ediyoruz. Gelecek bir, iki ay içerisinde içinde elektronik, kimyevi maddelerin olduğu çok önemli sektör grupları da özel tedbirle karşılaşacak. Özellikle elektrik-elektronik, cep telefonu, tablet gibi ürün gruplarında uygulamayı göreceğiz.”

Kayıp 6.4 milyar dolar
BÖLGEDEKİ jeopolitik risklerin ekonomi üzerindeki etkilerini de anlatan Zeybekci, ihracatta Irak, Rusya ve Ukrayna kaynaklı 3.6 milyar dolarlık düşüş olduğunu belirtti. Müteahhitlikte ise Rusya ve Irak kaynaklı 280 milyon dolar, turizmde Rusya ve Ukrayna kaynaklı 810 milyon dolar ve bavul ticaretinde 1.7 milyar dolarlık düşüş olduğuna dikkat çeken Zeybekci, toplam kaybın 6.4 milyar dolar olduğunu kaydetti. Parite kaynaklı ihracat düşüşünün ilk 6 ayda 7.2 milyar dolara ulaştığını belirten Zeybekci, emtia fiyatları kaynaklı ihracat düşüşünün ise aynı dönemde 6 milyar dolar olduğunu açıkladı. Zeybekci, “Cari açık 38 milyar dolara gerileyecek. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 5’e yaklaşacak. Cari açık Türkiye için yavaş yavaş önemli bir problem olmaktan çıkacak” görüşünü savundu. Zeybekci, 2015’te Türkiye’nin büyümesinde iç tüketimin ön planda olacağını belirterek, “İkinci çeyrekte ilk çeyreğe göre daha yüksek bir büyümeyle karşılaşılacak. İUhracatta aşağı gidiş yavaşlıyor. Temmuz’da daha iyi bir sonuçla karşılacağız” dedi.

Piyasalar seçim sevmez
EKONOMİ Bakanı Nihat Zeybekci, olası erken seçimin ekonomiye etkisinin sorulması üzerine “Piyasalar ve ekonomi seçimleri sevmez ama birşey de olmaz” dedi. Türkiye’nin demokraside, siyasette ve ekonomide belli bir olgunluğa eriştiğini belirten Zeybekci, şöyle konuştu: “Başbakanımız hiçbir ön şart olmaksızın 3 partiyle ilk görüşmelerini yapacak. Hangi koalisyon olursa Türkiye için iyi olur? Türk ekonomisi bir yılda üç seçim yaptı. Türkiye ekonomik anlamda güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor. Koalisyon da bizim yeni siyasi hayatımızda yeni bir başlangıç noktası oldu. Bunun hangi partiyle yapılacağının konuşulmasının katkısı olacağını düşünmüyorum. ‘Şu partiyle olursa daha iyi olur’ demek, milli iradeyi dikkate almamak olur. Milli irade AK Parti’ye ‘biriyle anlaş, bir partiyle uzlaş’ dedi. AK Parti, hükümetin ana partisi olduğu sürece bugüne kadarki ekonomi politikalarımızda hiçbir değişikliğe müsaade etmeyecektir. Zaten görüşmelerde büyüme, istihdam, dış ticaret, bütçe, cari açık politikalarında ana mutabakatlar sağlandıktan sonra kiminle koalisyon kurulduğu önemli değil, Türkiye bir sıkıntı yaşamaz. Millet AK Parti’nin başkanlığında bir hükümet formülü üretti. Ben bunun kurulacağına inanıyorum. Olmaması durumunda da Türkiye bir yılda 3 seçim yaptı, bir seçim daha yaparsa bir şey mi olur? Piyasalar ve ekonomi seçimleri sevmez ama birşey de olmaz.”

Cep telefonu
13 milyar TL
Türkiye’de satılan cep telefonlarının cirosu

200 milyon TL
Türkiye’de satılan yerli cep telefonu cirosu

12.8 milyar TL
Türkiye’de satılan ithat cep telefonu cirosu

Beyaz Eşya
8.3 milyar TL
Türkiye’de satılan beyaz eşyanın toplam cirosu

6.7 milyar TL
Türkiye’de satılan yerli beyaz eşyanın cirosu

1.6 milyar TL
Türkiye’de satılan ithal beyaz eşyanın cirosu

Televizyon
5 milyar TL
Türkiye’de satılan TV’nin toplam cirosu

3.5 milyar TL
Türkiye’de satılan yerli TV’nin cirosu

1.5 milyar TL
Türkiye’de satılan ithal TV’nin cirosu

Dizüstü bilgisayar
2.1 milyar TL
Türkiye’de satılan dizüstü bilgisayarın toplam cirosu

650 milyon TL
Türkiye’de satılan yerli dizüstü bilgisayarın cirosu

1.4 milyar TL
Türkiye’de satılan ithal dizüstü bilgisayarın cirosu

petrol-devine-rekor-ceza

Petrol devine rekor ceza

ABD Adalet Bakanlığı, cezanın ülke tarihinin tek bir olay için verilen en büyük miktarı olduğunu belirtti.

Ödenecek tazminat ile balıkçılık, sulak alanlar, yabani hayvanlara verilen zararlar gibi hasarlar giderilerek körfez ekonomisine katkı sağlanacak.

Karar sonrası yazılı açıklamada bulunan BP CEO’su Bob Dudley, “Bu anlaşma ile BP, trajik kaza sonrası en büyük sorumluluğu yerine getirmiş olacak.”dedi. Dudley, “cezanın herkes için açık ve kesin” olduğunu belirtti. Yapılan anlaşma  Florida, Alabama, Texas, Lousiana ve Mississippi eyaletlerin kapsıyor. 

20 Nisan 2010’da Deepwater Horizon’da meydana gelen patlamanın ardından geçen 87 gün içinde, denize 200 milyon varil petrol sızmıştı. Kaza nedeniyle 11 kişi hayatını kaybetmişti.

kilogram-umudu

Kilogram umudu

MAYIS ayında yüzde 19’luk gerileme ile 13.3 milyar dolardan 10.8 milyar dolara gerileyen ihracat haziran ayında da kan kaybetmeye devam etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), Gebze’de açıkladığı 2015 yılı haziran ayı ihracat verilerine göre haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4 gerileyerek 11 milyar 703 milyon dolar oldu. Yılın ilk yarısında ihracat yüzde 8.1 düşüşle 73 milyar 261 milyon dolara gerilerken, son 12 aylık ihracat ise yüzde 3.6 düşüşle 150 milyar 807 milyon dolar olarak gerçekleşti.

SEVİNDİRİCİ GELİŞME

Haziran ayında ihracatta yaşanan kıpırdanmanın ümit verici olduğunu ifade eden TİM Bakanı Mehmet Büyükekşi, “Haziranda dolar bazında ihracat yüzde 6.4 gerilerken, ihracatın kilogram değeri yüzde 5.4 artış gösterdi. Yine haziran ayında AB’ye ihracat dolar bazında yüzde 5.5 gerilerken, kilogram bazında yüzde 8.4 artış yakalandı. Euro bazında AB’ye ihracat ise haziran ayında yüzde 14.7 artış gösterdi.Bu dönemde kilogram artışı ise oldukça sevindirici oldu” dedi.

13 MİLYAR DOLARLIK KAYIP

Haziranda baz etkisiyle ihracatta düşüş hızının azaldığına vurgu yapan Büyükekşi, “Bunun yanı sıra birim fiyatlardaki gerileme ve parite etkisi Haziran ayında da sürdü. Haziran ayında euro/dolar paritesinin geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 18 gerilemesinin aylık bazda ihracata 1.2 milyar dolar negatif etkisi oldu. İlk altı aylık toplam parite etkisi ise 6.8 milyar dolara ulaştı. Bu etkiyi sene başında 1.22 ortalama pariteyle 8 milyar dolar olarak hesaplamıştık. Ancak 1.11 seviyelerindeki paritenin etkisinin devam etmesini ve yıl sonuna kadar 12-13 milyar dolara ulaşmasını tahmin ediyoruz. Bunda bir önceki yılın ilk yarısına göre yüzde 19 gerileyerek 1.117’e inen parite etkili oldu” diye konuştu.

 

NAİL, ÇİLER’E PLAKET VERDİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, haziran ayı ihracat verilerini Gebze Ticaret Odası’nda düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Büyükekşi, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler’e plaket, Çiler de Büyükekşi’ye ibrik verdi.

İkinci yarı umudu

YILIN geri kalanı için beklentilerin pozitif olduğunu vurgulayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İhracatımızın yılın ikinci yarısında daha iyi performans göstermesini bekliyoruz. İhracatın artan katkısıyla, daha yüksek büyüme olacak. Özellikle gelişmiş ekonomilerdeki pozitif büyüme beklentileri, bize yardımcı olacak. Dünya Bankası en son raporunda, 2015 yılı dünya büyüme beklentisini yüzde 2.8 olarak revize etti. ABD’nin yüzde 2.7, AB’nin ise yüzde 1.5’luk büyüme beklentisi önemli. Avrupa’daki toparlanma ihracatımız için beklentilerimizi güçlendiriyor” dedi.

Reformist koalisyon

Mehmet Büyükekşi, “Ülkemizi uyum içinde geleceğe taşıyacak, seri bir şekilde istikrarı sağlayacak, ‘güçlü ve reformist bir koalisyon hükümetine’ ihtiyacımız var. Odak noktamız minimum risk, maksimum reform. Küresel risklerin ekonomilerini zorladığı, dünya ticaretinin daraldığı, etrafımızın adeta ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda zaman kaybetmeye tahammülümüz yok. Önüne devasa hedefler koyan Türkiye’nin, bu hedeflerinden sapmaya tahammülü yok” dedi. Tüm siyasi parti liderlerini sağduyulu olmaya davet eden Büyükekşi, “Yeni hükümetimizin ‘ihracat odaklı büyüme’ istiyoruz Türkiye’ye artık yeni bir büyüme modeli gerekli” dedi.

Yunanistan Avrupa için risk

Yunanistan’da yaşanan son gelişmeleri de değerlendiren Büyükekşi, Yunanistan’ın, Euro’dan ayrılma ihtimalinin ihracat açısından önemli bir risk taşımadığını vurguladı ve “Çünkü iki ülke arasındaki ticaret hacmi, komşu ülkeler olmamıza rağmen, hayli düşük. İhracatımızda kimya, elektronik ve otomotiv sektörleri ön plana çıkıyor. Yunanistan’dan ithalatımızda ise petrol yağları, pamuk ve polimer bulunuyor. Yunanistan krizi yüksek borçluluk oranlarına sahip İtalya, Portekiz, İspanya gibi ülkelere de sıçrarsa, büyük sıkıntılar yaşanabilir. Temennimiz, AB’nin bu sıkıntıları kısa sürede atlatmasıdır” dedi.

Ortadoğu’ya ihracat yüzde 3.3 arttı

EN fazla ihracat yapılan 30 ülke arasında, en yüksek ihracat artışı yüzde 60 ile Suudi Arabistan’a yakalandı. Mısır’a ihracat yüzde 18, Avusturya’ya ihracat 17 arttı. Haziran ayında Peru’ya ihracat yüzde 162, Cibuti’ye yüzde 157, Kongo’ya yüzde 148, Sudan’a yüzde 95, Fildişi Sahili’ne yüzde 80 arttı. Haziran ayında Ortadoğu’ya ihracat yüzde 3.3, Kuzey Amerika’ya yüzde 2 artarken, AB’ye ve Afrika’ya ihracat yüzde 6 azaldı.

Sakarya’nın ihracatı yüzde 21.3 geriledi

EN fazla ihracat yapan ilk 10 il arasında, Haziran ayında en fazla ihracat artışını Gaziantep yakaladı. Gaziantep’in ihracatı Haziran ayında yüzde 4.4 artarken, Manisa’nın ihracatı yüzde 3.6 artış gösterdi. Haziran ayında Bursa’nın ihracatı yüzde 1.4 düşerken, Adana’nın yüzde 4.5, İstanbul’un yüzde 6, Kocaeli’nin yüzde 6.3, Ankara’nın yüzde 11.7, İzmir’in yüzde 13.1, Denizli’nin yüzde 17.6 ve Sakarya’nın yüzde 21.3 geriledi.