-baskanlik-a-secim-ayari

‘Başkanlık’a seçim ayarı

Ak Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde 378 sayfayı bulan seçim beyannamesi, ‘hükümet programında olması gereken her şeyin yazıldığı’ gerekçesiyle eleştirilmişti. Beyanname üzerinde çalışmalarını sürdüren komisyonlar, bu kez tüm bölümlerde kısaltmaya gidecek. Beyanname, ‘kısa, öz ve net’ ifadelerden oluşacak ve bir kitapçık boyutuna indirilecek.

KALEME ALINACAK

Bu düzeltmeden başkanlık sistemi bölümü de nasibini alacak. Beyannamede başkanlık sistemi, yeni anayasayla birlikte Türkiye’nin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek bir sistem olarak kısaca kaleme alınacak. ‘Demokrasi, denge ve denetim’ vurgusu yapılacak. Bu kısaltmanın sadece beyannamenin özetlenmesinden değil, bir önceki seçimlerde zaman zaman yapılan başkanlık sistemi vurgusunun, seçmenden destek görmemesinden kaynaklandığı belirtiliyor.

Gürültü yapma güler yüzlü ol

SÜRECE YENİ TARİF

Beyannamede yapılan bir başka vurgu ise çözüm süreciyle ilgili olacak. Çözüm sürecinden tamamen vazgeçildiği algısı yaratmamak için konu iki başlıkta ele alınacak. ‘Demokratik haklar ile kamu düzeni ve terörle mücadelenin’ iki ayrı başlık olduğu ve birinin diğerini ortadan kaldırmayacağı ifadesi kullanılacak. Demokratikleşme sürecinin çözüm sürecinden bağımsız olduğu, bu konudaki adımların Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşlar için atıldığı ve atılmaya devam edileceği ifade edilecek.

VAATLERE CHP RÖTUŞU

Beyannamede, ekonomi ve dar gelirli kesimlere yönelik vaatler baştan sona ele alınıyor. CHP’nin bir önceki seçimlerdeki vaatlerinin yarattığı sıkıntıyı ortadan kaldırmak için yeni düzenlemeler önerilecek. Daha önce basında da yer alan vaatlerle ilgili olarak, Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın bu bölümle ilgili çalışmalarını tamamladığı, komisyonun bunları bildirgeye yerleştireceği öğrenildi.

7 HAZİRAN SEÇİM BEYANNAMESİ’Nİ BAŞBAKAN DAVUTOĞLU AÇIKLAMIŞTI

 

ayiya-tercihli-yol-

Ayıya ‘tercihli yol’

Artvin, Kastamonu, Sinop ve Giresun’da 15 ayının vurulması için ihale açan, bu nedenle de Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile mahkemelik olan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, özellikle otoyollarla izole kalmış, küçük ormanlık alanlara sıkışmış kurt, ayı, vaşak, yaban kedisi, karaca gibi hayvanların güvenli şekilde geniş alanlara geçişlerini sağlayacak ‘yeşil koridor’ çalışmasına hız verdi. İnsan-yırtıcı çatışmasını azaltacak koridorlar için bakanlık 2 bin 500 hektarın ağaçlandırılmasını hedefliyor.
Projeyle, Kars’tan başlayarak Erzurum, Ardahan ve Artvin’i geçerek Gürcistan’a kadar uzanan orman hattında ağaçlandırma ile bağlantılar oluşturulması hedefleniyor.
Anadolu’daki ormanlardan ayrı kalmış Sarıkamış ormanlarındaki yaban hayvanları, Gürcistan sınırındaki Borjomi Milli Parkı’ndaki popülasyonla birleştirilmesi sağlanacak.

 

TÜRKİYE’DE BİR İLK

28 bin 483 hektar büyüklüğünde ve Kars, Erzurum, Ardahan ile Artvin illerini kapsayan Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunda 2 bin 500 hektar alanın ağaçlandırılma yapılacak. Böylece insanlarla yırtıcılar arasındaki çatışma da azaltılmış olacak. Yaban hayatı koridorunda erozyonu önleme çalışmaları da yapılacak. Koridorun ağaçlandırılmasında kullanılan bitki türlerinin seçiminde bölgedeki yaban yaşamının da faydalanabilmesi için meyveli ağaç ve çalı türleri kullanılacak.

tacizden-kadin-polisler-de-nasibini-aldi

Tacizden kadın polisler de nasibini aldı

“LAF ATMADIM, SADECE ORADAN GEÇTİM”

Tuzla’da bir lokantada komi olarak çalışan Ahmet S. ifadesinde, olay günü kalabalık bir polis grubu önünden yürüyerek geçerken, erkek bir polisin önünün kestiğini söyledi. Polisin, kendisine, “Sen neden kadın polislere bakıyorsun?” dediğini belirten Ahmet S., “Ben laf falan atmadım. Kadın polislere bakmadım bile. Onlara direnmedim de” dedi.

İki kadın polis ise verdikleri ifadede, görev nedeniyle bir kafenin önünde beklediklerini belirterek, “Şüpheli, önümüzden geçerken duyacağımız şekilde, “Uf yavrulara bak be” dedi. İki erkek polis arkadaş da onu uyardı. Ancak o, “Ne olmuş” diyerek itiraz etti. Biz şikayetçi olunca da karakola götürmek istediler, direndi. Sonra arkadaşlar ona kelepçe takmak zorunda kaldı” dediler. Kadın polislere laf attığı iddiasıyla hakkında ‘cinsel taciz’ suçundan 5 aydan 3.5 yıla kadar ceza istemiyle dava açılan Ahmet S.’nin yargılanmasına, Anadolu Adalet Sarayı Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

kemal-kilicdaroglu-pkk-hdp-yi-barajda-birakmak-istiyor

Kemal Kılıçdaroğlu: PKK, HDP’yi barajda bırakmak istiyor

Gurbetçilerle bir araya geldiği Avrupa turu sırasında Hollanda’da BBC Türkçe’ye konuşan Kılıçdaroğlu, HDP’nin ‘özerklik’ açıklamasının barışa katkı sağlamayacağını da belirterek şu mesajları verdi:
“Yüzde 10 seçim barajını ortadan kaldıracaksınız. Eğer Kürt kökenli bir yurttaşınız etnik kimliği dolayısıyla dışlanıyorsa veya kendini dışlanmış hissediyorsa bunun önüne geçmeniz, onun taleplerini yerine getirmeniz gerekir. PKK’nın yaptığı terör eylemleri tamamen HDP’yi zor durumda bırakıyor. Ben şahsen HDP’nin baraj altında kalması gibi bir amacı taşıdığını düşünüyorum. Bir anlamda PKK’nın politikası, Saray’ın politikası ile paralel olarak ortaya çıkmıştır.

ÖZERKLİK’ KATKI SAĞLAMAZ

HDP’nin Güneydoğu’daki yerel yöneticilerinin ‘özerklik’ açıklamalarının barışa katkısı olmaz. Yapılması gereken, orada AB’nin yerel yönetim özerklik şartını kabul etmektir. Bu, Ecevit hükümeti zamanında Parlamento’dan geçti, yasalaştı. Uygulama yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Bakanlar Kurulu bunu uygulayabilmelidir. Çünkü yerel yönetimler özerklik şartı sadece Doğu için değil bütün Türkiye için, bütün yerel yönetimler için geçerli olacak. Bu, yerel yönetimlerin merkezi
otoriteden tümüyle bağımsız olacakları anlamına gelmiyor.” 

 

Almanya’da gençlerle buluştu

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa turunun Almanya ayağında, Frankfurt kentinde gençler ve sivil toplum temsilcileriyle buluştu. Kılıçdaroğlu, Mannheim kentinde de partililer tarafından coşkuyla karşılandı.

kadina-siddete-karsi-koca-bir-ordu-lazim

Kadına şiddete karşı koca bir ordu lazım

Kadına şiddet alınan tedbir kararlarına rağmen durmuyor. 2013’te polis ve jandarmaya 99 bin kadın şiddet başvurusu yaparken bu rakam 2014’te 132 bine çıktı ve tam 294 kadın öldürüldü. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) araştırmasına göre de, bu yılın ilk dokuz ayında şiddete uğrayan kadınlar için 85 bin 193 tedbir ve koruma kararı verildi. TKDF’nin araştırmasına göre, şiddet gören kadın sayısı ve verilen koruma kararı açısından da İstanbul başı çekiyor. İstanbul’da ilk dokuz ayda 38 bin koruma kararı verildi. Aynı konuda İzmir’de 12 bin, Antalya’da 4 bin 100 kadın için koruma kararı verilirken, bu rakam Adana için 800, Konya için ise 120 oldu. Diğer illerden verilen koruma kararı sayısı ise 372.

‘KORUMA KAĞIT ÜZERİNDE’

TKDF Başkanı Canan Güllü, dokuz ayda ulaşılan 85 bin 193 koruma kararı rakamının Ocak ayından bu yana olduğunu ve her geçen gün bu sayının arttığını daha yılın bitmesine üç ay olduğunu söyledi. Başkan Güllü, Hürriyet’e, şöyle konuştu:
“Alınan bu koruma kararlarının gerçek hayatta kadınları koruduğuna inanmıyorum. Uygulamadaki eksikler nediniyle kağıt üzerinde kalıyorlar ve yeterli olmuyorlar. Bir toplantımızda Ankara Valiliğinden bir yetkili, ‘Elimizde yeterli bir polis gücü yok. Sadece siyasileri koruyabililiyoruz’ diyerek durumu vehametini anlattı. Koruma kararı kağıt üzerinde kalıyor. Kadını korumaya malesef yetmiyor. Kadına şiddeti de durdurmuyor” dedi.
2014’te 205 erkek hakkında verilen tedbir kararlarına uymadığı için işlem yapıldı. 163’üne tedbire uymadığı gerekçesiyle zorlama hapsi kararı verildi. 2014’te erkekler aleyhine verilen tedbir sayısı 10 bin 155’iken kadınlar alehine verilen tedbir sayısı 260’ta kaldı. Evden uzaklaştırılan kadın sayısı ise 98 oldu.

Ankara’da ayda 895 koruma talebi

Ankara Aile İçi Şiddet Suçları İnfaz Bürosu’nun verilerine göre, başkentte kadına yönelik şiddete karşı 2012’de 8 bin 787 tedbir talebi yapıldı. Bu sayı 2013’te 11 bin 268’e çıkarken, 2014’teki başvuru sayısı 10 bin 375 oldu. Ancak 2013’ten devreden 2 bin 766 dosya ile 13 bin 141’e yükseldi. 2014’ten, 2015’e ise üç bin dosya devretti. Böylece, bu yılın ilk dokuz ayında da 2014’ten devre üç bin dosya ile birlikte tedbir talepli başvuru sayısı 15 bini aştı. Dokuz ayda, savcılıktan 7 bin 160 başvuru gelirken, mahkemelere de 4 bin 987 kadın başvurdu. Tam üç bin dosya da 2014’ten devretti. Böylece, tedbir ve koruma talebiyle mahkemenin kapısını çalan kadın sayısı 15 bin 47 oldu. Bu rakamlar ışığında ayda 895 kadın için mahkemeye tedbir talebi yapıldı.

‘Zorlama hapsi sorunu çözmez’

Yargıçlar Sendikası Başkanı ve Ankara 11. Aile Mahkemesi Hakimi Mustafa Karadağ, kadına şiddetin sadece erkeklere dönük zorlama hapsi ile çözülemeyeceğini söyledi. Karadağ, rakamları Hürriyet’e şöyle değerlendirdi:

EĞİTİM ŞART

“İlkokuldan itibaren eğitim müfredatında en az din eğitimi kadar yer verilmelidir. Elektronik kelepçeyi dahi getirdik, bakın şu kadar erkeği kadından uzaklaştırdık, kaç tane erkeğe zorlama hapsi uyguladık diyerek bu sorun çözülmez, nitekim çözülmüyor. Sadece yasa, yönetmelik yapmak ve sözleşmeyi ilk biz imzaladık diye övünmek yetmiyor. Gereğini de yapmak gerekiyor. Yasa var ama, devlet kararın infazını yapmak için koordine olamıyor. Aslında içlerinde böyle bir istek de yok.”

belleri-kirildi

Belleri kırıldı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bugün itibarıyla, şunu ifade etmek isterim ki Türkiye’ye dönük terör tehdidinin beli kırılmıştır” dedi. New York’ta bulunan Davutoğlu, Turken Vakfı’nın akşam yemeğinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

EŞZAMANLI OPERASYON

“Terörle mücadelede 20 ile 23 Temmuz arasında arka arkaya DAEŞ, DHKP-C ve PKK terör örgütlerinin saldırılarına muhatap olduk. Bu saldırılar karşısında o 3 günlük süreç içerisinde daha önce de devam eden saldırı ve provokasyonlarla birlikte 23 Temmuz’da aldığımız kararla her üç terör örgütüne karşı da eşzamanlı bir operasyonu başlattık. Bu eşzamanlı operasyonla bugün itibarıyla, şunu ifade etmek isterim ki Türkiye’ye dönük terör tehdidinin beli kırılmıştır.

PKK VE DAEŞ’E ZARAR VERİLDİ

Son dönemde düzenlenen Sınır ötesi operasyonlarla PKK ve DAEŞ (IŞİD) sığınaklarına büyük zarar verildi. Kuzey Irak’ta PKK’nın barındığı sığınaklar, mühimmat depoları, karargâhlar, Suriye’de sınırımızda DAEŞ’in Türkiye’ye dönük tehdit oluşturan bütün yapıları ve sığınakları, barınakları önemli ölçüde etkisiz kılınmış; ülke içinde de şehirlerimizde ve kırsal alanda kamu düzeni ve egemenliği sağlanması yönünde büyük bir mesafe katedilmiştir. Özgürlük ve güvenlik arasındaki dengeyi sağlarken, özgürlük alanlarının yaşayabilmesi için kamu düzenine yönelik tehditleri bertaraf edeceğiz. 1 Kasım seçimlerine giderken ülkemizde demokrasiyi hâkim, kamu düzenini mutlak anlamda egemen kılmak en önemli hedefimizdir.”

3 boyutlu Gelibolu

Birleşmiş Milletler 70’inci Dönem Genel Kurul Toplantıları için New York’ta bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, yaptığı elektronik saat bomba sanılan ve Teksas’ta gözaltına alınan Müslüman öğrenci Ahmed Muhammed ile görüştü. Başbakan ile eşi Sare Davutoğlu, genç mucitle birlikte selfie çekti. Hürriyet’e konuşan 14 yaşındaki öğrenci, okulda elleri arkasından kelepçelenip gözaltına alındığında korkmadığını belirterek, “Suçsuz olduğum aşikârdı” dedi. Ahmed Muhammed, ABD Başkanı Barack Obama’yla görüşmesinin ise ekimin 2’nci haftası planlandığını söyledi. Davutoğlu, Ergün Nuhut’un New York Halk Kütüphanesi’nde ‘Gelibolu bir milletin direniş destanı’ adlı üç boyutlu fotoğraf sergisinin açılışını da yaptı. (Razi CANİKLİGİL / NEW YORK)

uludere-deki-komutanlar-uyarmis-terorist-degil-kacakci-bunlar

Uludere’deki komutanlar uyarmış: Terörist değil kaçakçı bunlar

ŞIRNAK’ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı Köyü’nde (Roboski) 28 Aralık 2011’de 34 köylünün savaş uçaklarınca bombalanıp öldürülmeleriyle ilgili, bombardımandan önce ilgili tüm askeri birliklerdeki kanaatin, “sınıra yaklaşan grubun terörist değil, kaçakçı” olduğu, buna karşın Genelkurmay’ın bombalama kararı verdiği ortaya çıktı. Cumhuriyet Gazetesi, takipsizlik kararıyla kapatılan soruşturmadaki tanık ve şüpheli ifadelerine ulaştı. Şimdiye kadar sadece 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Komutanı Albay Aygün Eker’in Genelkurmay’ı grubun kaçakçı olabileceği yönünde uyardığı kamuoyuna yansımıştı. Ancak Cumhuriyet muhabiri Kemal Göktaş’ın haberine göre, İHA’yı (insansız hava aracı) kullanan yüzbaşı ile İHA Filo Komutanı, Sınır Tümen Komutanı, Jandarma Komando Tugay Komutanı ve 2. Ordu İstihbarat Komutanı dahil birçok subay, grubun kaçakçı olduğu yönünde üstlerini uyarmaya çalıştıkları yolunda ifadeler verdi. 

‘ÜZERİNE VAZİFE OLMAYAN İŞLER’

Batman 2. İHA Filo Komutanlığı’ndan Hava Pilot Kurmay Binbaşı Ali İhsan Şahin, 25 Kasım 2013’te Genelkurmay Askeri Savcılığı’nda tanık olarak verdiği ifadede, yük hayvanı ve insanlardan oluşan grubun kaçakçıya benzediğini 2. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’ne (BHHM) telefonla bildirdiğini anlattı. Bu sırada odaya giren 14. İUS Üs Komutanı Albay Fidan Yüksel’in kendisine, “üzerine vazife olmayan işlere karıştığını” belirterek kızdığını anlatan Şahin, şöyle devam etti: “Bu görüşmeden yarım saat sonra telefonda görüştüğüm 2. BHHM Amiri Kurmay Albay Ahmet Kazdal’ın söylemlerinden hava operasyonu izlenimi edindim ve ‘Komutanım yanlış yaparsınız’ dedim. Kazdal Albay bana ‘Bir şey olacağı yok, izliyoruz’ dedi.” Şahin, hava harekâtına karar verme yetkisinin Genelkurmay’da olduğunu söyledi. Şahin “Normalde bir grubun terörist olup olmadığına ilişkin bölgeden sorumlu tüm birlik komutanlarından görüş alınması gerekir. Olayda bir koordinesizlik olabileceğini düşünüyorum” dedi. Şahin, hava harekâtına yönelik istihbaratlar konusunda da “Görüntülerin ilk tespit edildiği bölgede bir hareketlilik olduğu bilgisinin Irak’ın kuzeyindeki, ABD’nin predatör İHA’sı tarafından Türk makamlarına bildirildiğini, bu bilgi üzerine sorumlu birliklerin tamamının görüntüyü izlemeye başladığını biliyorum” görüşünü dile getirdi.


HAREKÂT ŞUBESİ: KAÇAKÇILAR

Şahin’in arayarak grubun kaçakçı olduğunu bildirdiğini teyit eden, Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Şubesi Harp Subayı Binbaşı İsmail Gökhan Humalı da, “2. İHA Filo Komutanı Ali İhsan Şahin, hedeftekilerin terörist olmayabileceğini  söyledi. Telefonla konuşurken yanımda olan 2. BHHM amiri Albay Ahmet Kazdal’a, Ali İhsan Binbaşı’nın söylediklerini aktardım. Ahmet Kazdal Albay bir girişimde bulundu mu bilmiyorum” dedi.

KAZDAL: HATIRLAMIYORUM

2. BHHM Amiri Kurmay Albay Ahmet Kazdal da, gruptakilerin kaçakçı olduğuna dair kanaatin hava taarruzuna karar verilmeden önce kendisine iletildiğini kabul etti. Kazdal, hava taarruzuna karar verildikten sonra da grubun kaçakçı olduğuna ilişkin kanaatinin devam ettiğini belirterek, “2. Ordu Komutanlığı ile ya da üst komutanlıklarla yeniden mutabakata varılması için görüşme yapılması talebinin iletilip iletilmediğini hatırlamıyorum. Bu tür bir talep iletilmişse de bu talebi karşılayıp üst makamlarla görüşme yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum” dedi. Kazdal, hava taarruzu için emir geldikten sonra bunu “askeri hiyerarşiye aykırı olacağı için” tartışmadıklarını da söyledi.

İHA’YI KONTROL EDEN YÜZBAŞI ANLATTI: Kötü sonuçlar doğar

2. İHA Filo Komutanlığı’nda “uçucu” olarak görev yapan ve olay günü İHA’yı kontrol eden Yüzbaşı Duran İspir de baştan itibaren görüntülerdeki kişilerin kaçakçı olduğunu değerlendirdiğini söyledi. İspir, 27 Kasım 2013’te askeri savcılığa verdiği ifadede, görüntülerdeki kişilerin İHA sesini duymuş olmaları gerekirken düzenlerinde bir değişiklik olmadığını belirterek “Bu durum klasik terörist harekât tarzıyla uyuşmuyordu. Teröristler İHA sesi duyduklarında ya hareket etmeden beklerler ya da ısılarının algılanmasını engelleyecek yerlere saklanırlar” dedi. Yaklaşan gruba top atışı yapılmasına da “kötü sonuçlar doğurabileceği” gerekçesiyle karşı çıktığını ve bunu Filo Komutanı Binbaşı Ali İhsan Şahin’le de paylaştığını söyleyen İspir, “Nihayetinde bizden grubun lazerle işaretlenmesini istendi. İşaretlemeyi yaptım. Uçaklar taarruzlarını gerçekleştirdiler” dedi.

Terörist olsalar dağılırlardı

Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Niyazi Erhan Patır, Genelkurmay Askeri Savcılığı’na verdiği ifadede İHA’nın aktardığı görüntüleri izlerken Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük’ün de grubun kaçakçı olduğu görüşünü paylaştığını ve “terörist olmaları halinde aydınlatma mermilerini ve top atışlarını fark edince dağılmaları gerektiğini söylediğini” aktardı. Patır, görüntülerle ilgili konuşmalar devam ederken uçakların grubu bombaladığını gördüklerini anlatarak “Tümen Komutanı ve ben şaşırdık. Çünkü harekât merkezindeki genel kanaat ısı kaynaklarının kaçakçılara ait olma ihtimalinin daha yüksek olduğu yönünde idi” dedi.
Patır, Tümen Komutanı Bölük’ün bombalamadan sonra “kendisince bilinmeyen önemli bir sebebe binaen bombalamanın gerçekleşmiş olabileceğini söylediğini” belirtti.

Yüzbaşı: Vicdani kanaatimi bildirdim

İHA Filo Komutanlığı’nda görev yapan Yüzbaşı Baha Pakkan da görüntüleri izleyince gelenlerin kaçakçı olduğunu düşündüğünü ve top atışı yapılmaması için 2. İHA Filo Komutanlığı’nı iki kez telefonla uyardığını söyledi. Pakkan, askeri savcılıktaki ifadesinde “Bu husus benim yetkime girmemekle birlikte vicdani kanaatimi ilettim” dedi. 

İstihbarat Komutanı: Yanlış olur

Dönemin 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Albay Aygün Eker’in, İHA’ların geçtiği görüntülerdeki kişilerin “kaçakçı olduğu” kanaatini üstleriyle paylaştığı daha önce ortaya çıkmıştı. Eker, 2. Ordu’nun da son ana kadar grubu sınırı geçtikten sonra yakalamak için hazırlık yaptığını söylemişti. Genelkurmay’ın hava harekâtına karar verildiğini 2. Ordu Komutanlığı’na iletmesinden sonra 2. Ordu Komutanı Servet Yörük’e kararın yanlış olduğunu ve sonuçlarının vahim olacağını söylediğini belirten Albay Eker, Ordu Komutanı’nın “Genelkurmay’ın elinde kesin bilgiler olmasa bu kararı vermez” dediğini anlatmıştı. Eker, ayrıca Genelkurmay’ın 2. Ordu’ya danışmadan hava harekâtı kararı almasını yadırgadıklarını da belirtmişti.

yalcin-akdogan-hesabi-sorulacak

Yalçın Akdoğan: Hesabı sorulacak

Akdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından, Tunceli’nin kırsal kesiminde terör örgütlerine yönelik operasyonda çıkan çatışma sırasında yaralanan binbaşının kaldırıldığı hastanede şehit olmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yalçın Akdoğan, şunları kaydetti:

“Tunceli’de şehit düşen binbaşımıza Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Mübarek günde gerçekleşen bu hain saldırılar karşılıksız kalmayacak.

Nasıl Kandil bombardımanlarla örgütün başına yıkılıyorsa içerideki Kandilcikler de tamamen temizlenecek, bu kanlı eylemlerin hesabı sorulacak.”

Tunceli’de çatışma: Bir binbaşı şehit oldu

irakli-ya-parkta-taciz-dayagi

Iraklı’ya parkta taciz dayağı

Olay, İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi Eğitim Gönüllüler Vakfı Parkı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Irak uyruklu mülteci 35 yaşındaki K.M.T.A.A., parkta bulunan 15 yaşındaki S.E. adlı kız çocuğunun yanına giderek para gösterme bahanesiyle elle tacizde bulunduğu iddia edildi.

Kız çocuğunun feryat ederek yardım istemesi üzerine vatandaşlar tarafından darp edilen Iraklı K.M.T.A.A., polise teslim edildi. İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan K.M.T.A.A., darp sonucu yaralandığı için Gazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Barosu ekiplerine teslim edildi. Soruşturma devam ediyor.