elmadag-da-zincirleme-trafik-kazasi-8-yarali

Elmadağ’da zincirleme trafik kazası: 8 yaralı

Kırıkkale-Ankara karayolunun Kayadibi mevkisinde akşam saatlerinde bastıran sağanağın etkisiyle yola yamaçtan kum ve çakıl sürüklendi.

Kum-çakılla kaplanan ve kayganlaşan yolda sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine 15 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi.

Kazada Samet Akar, Filiz Dolu, Burhan Ertekin, Meliha Ertekin, Adem Akdemir, Ayşe Miyase Akdemir, Nafiz Turgut ve soyadı öğrenilemeyen İsmail isimli bir kişi yaralandı.

Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.

Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Kırıkkale ve Ankara’daki hastanelere kaldırıldı.

 

900-imzali-hayalet

900 imzalı hayalet

Binali Yıldırım’ın kongrede genel başkan adaylığı konusunda nabız yoklamasıyla başlayan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem kongreye hem de yeni MKYK’ya damgasını vurmasıyla sonuçlanan planda, atlanan en önemli ayrıntı, 900 kongre delegesinden tek tek imza alınmasıdır. Üstelik de partide bakanlık ve yöneticilik yapmış ünlü isimlerin imzasıyla başlayan bir hayalet listeden söz ediyorum.

Teröre: Çakallar çıktı, Muhalefete: %60 şer bloku

İHTİYAÇ  DURUMUNDA

O 900 imzanın işinin bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Üstelik bu listenin üzerinde herhangi bir ismin genel başkan adaylığı da yazmıyor. Yani çok amaçlı kullanıma açık. Demokles’in Kılıcı gibi partinin yeni yönetiminin tepesinde sallanacak olan bu imzalar ‘ihtiyaç durumunda’ devreye sokulacak. Eğer Saray’ın planı amaçlandığı gibi gitmezse, partinin seçimlerden sonra olağanüstü kongreye gitmesi de şaşırtıcı olmayacak.
Ani Saray operasyonunun nedenleri çok açık.
1- Saray’ın yaptırdığı son ankette partinin oylarında yaşanan düşüşü durdurma umudu;
2- Ahmet Davutoğlu’na ikinci adamlığı hatırlatmak;
3- Abdullah Gül’ün partideki hayaletinden kurtulmak. Oluşacak yeni MKYK ve seçilecek parti yönetimi bu açıdan çok önemli.

Operasyon olmamış gibi

TEK KİŞİLİK OYUN

Planın ikinci ayağı, kasımda yapılacak seçimlerde AK Parti milletvekili listeleri olacak. 7 Haziran seçimlerinde birkaç ilde sınırlı sayıda isme müdahale eden Erdoğan, bu kez listelere bir gün önceden değil, bir hafta önceden müdahale edecek. Ayrıca listelerin değiştirilmeden YSK’ya verilmesini de takip edecek.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisini Saray’da daha güvende hissetmek istiyor. Çünkü Erdoğan partisini teslim ettiği yönetimin kendisine yeterince sahip çıkmayacağı endişesi yaşıyor. Erdoğan, kendisini daha güçlü savunacak, hükümette alınan kararlara dahil edecek bir yapıyı oluşturma konusunda plan yapıyor. Bu plan işler mi bilemem… Siyaseti yakından izleyen gazeteciler, ‘senaryolara’ çok alışıktır. Ancak bu planı senaryodan daha canlı kanlı yapan şey, dosyada bekleyen 900 imza… Tek kişilik bir oyun bu…

devlet-bahceli-turkiye-zincirlikuyu-mezarligi-na-donmeyecek

Devlet Bahçeli: Türkiye, Zincirlikuyu Mezarlığı’na dönmeyecek

İşte Bahçeli’nin açıklamaları:

“Merhum Peyami Safa; hayranlığı mağlup olmuş bir kıskançlık olarak tanımlar. Hayranlık zaafa uğrarsa dipteki kin de yüzeye çıkar, der. Ötüken’de mayalanan, Söğüt Ocağı’nda yoğrulan millet hamuru, asırlarca beşeriyetin hayranlıkla kıskançlık arasındaki gelgitlerini yaşadı. Şuur altı siperlerimizde kardeşliğimizin kapanmayacak mevzilerini kazdık. Ertuğrul nesli kesrete sırt döndü, vahdete ardına kadar kucak açtı. Ayrılıklarımız birlikte yaşama ülkümüzün önünü kesemedi. Kadim itiyatların hasretini uyandıran büyük acı ve sevinçlerle kader ağlarını ördü.

Yine merhum Safa’nın sözleriyle ifade edersek, mücadelesiz ve eziyetsiz hiçbir zafere ulaşamadık. Yenilgilerden doğduk, an be an büyüdük. Dağ zirveleri karlı, uçurumlarla çevrilidir. Doruğa çıkmanın bir bedeli, yükseklerde kanat çırpmanın bir sorumluluğu vardır. Kutlu ülküler meşakkatlidir. Millet olma hali de böyledir ve kaynağı kurumayacak bir şelaledir. Bu şelale kurursa ceremesini hepimiz çekeriz. Hafızasını aldırmamış, geçmişini defnetmemiş, kültürünü emanete vermemiş Türk milleti, huzur cellatlarına, barış katillerine pirim vermez.

“TÜRKİYE, ZİNCİRLİKUYU MEZARLIĞI’NA DÖNMEYECEK”

Tezatların maskarası, tertiplerin soytarısı, şüphelerin cümle kapısı olmayan herkes, sahip olduğu vatan ve milletin değerini bilecektir. Birbirimizi terk edemeyiz, çünkü yollarımızı ayırmak için birleştirmedik. Etnik kimliklere dağılamayız, çünkü millet hukukunda buluştuk. Öfkelerin önüne vicdan dalgakıranlarını çıkarmalıyız. Nefretlerin yoluna fedakarlık ve hürmetle karılan Türk asırlarını koymalıyız. Hiçbir kötürüm ihtiyaç, hiçbir zorba zaruret, hiçbir zapt edilemez arzu, hiçbir tuzak ve tahrik millet duvarını aşıp aramızı bozamayacaktır. Türkiye Zincirlikuyu Mezarlığı’na dönmeyecek; Suriye, Libya, Irak, Ukrayna, Mısır, Tunus olmayacaktır.

Koçi Bey der ki; her yanlış karar bir zulümdür. Ne ki zulüm insan olmanın erdem ve gereklerinden, muhabbet ve dostluktan vazgeçmektir. Sevme kabiliyeti, sevilme liyakati sahiplenilmelidir. Unutmayalım, zengin bir hayal aleminde meçhul daima malumun en korkunç rakibidir. En küçük seziş becerisinden mahrumiyetle sabit bir fikrin peşinden sürüklenip kavga arayanlara ikramda bulunursak çağın vebasına yakalanırız.

Çağın vebası etnik ve mezhep kutuplaşmasıdır. Çağın salgını sanal sorunlarla millet varlığının çözülmesini amaçlayan vahşi operasyonlardır. Fuzuli gibi yüksek bir duyuşla;“Yani ki, çok belalara kıl müptela beni” diyemeyiz. Dersek belalar kalemizi içten yıkar, ocağımızı kana bular. Bu ocak heveslerimizi fırçalayan, gururumuzu havalandıran, heyecanlarımızı bileyen inanç, iman ve ülkü havzasıdır. Yoksa bu ocak Osmanlı ruhunu kefenleyen, ecdat yadigarını yağmalayan tekfur sığınağı değildir.

Bodrum’da kıyıya vuran minik bir bedene hepimiz yandık. Duran insanlık saatini tekrar çalıştıran medeniyet değil, küçücük cansız bedendi. Masumiyet özlemi çeken günahkarların edepli duruşu taklittir. Hiçbir taklit de aslını geçememiştir. İnsanlık taklitle olmaz, adanmışlıkla olur. O yavru yurdundan kopmuştu. İç savaşla boynu bükülmüştü. Oyuncak yerine silah ve bomba görmüştü. Gelecek nesillerin sonu aman böyle olmasın. Bugün yaşanan vizyon kazalarının, misyon kaymalarının, stratejik ve politik değişimlerin diyetini gelecekte ödeyeceğimizi akıldan çıkarmayın.

“YAKINDA BUGÜNLERDEN DE ESER KALMAYACAK AMA..”

Sözüm tüm Türk vatandaşlarınadır. Sanal korkulukları yıkmanın vaktidir. Sabır ve asaletimizi koruyarak birliğimizi müdafaanın zamanıdır. Bakın 12 Eylül’den 35 yıl geçti.Geriye koca bir hiç kalsa da yaşanan trajedi ve çileler Yusuf yüzlülerin ruhunda hala için için kanamaktadır. Yakında bugünlerden de eser kalmayacak, ama geriye en azından yaşayacağımız bir vatan, mensup olduğumuz millet kalırsa her zorluğu geçeriz. Hayret ve korku dolu gözlerle, ürkek ayak sesleriyle, iki cepheli inat ve isyan içinde varlığımızı sürdüremeyiz.

Bilmek için bilgi kafi değildir. Yürekte hissetmek, gönülde özümsemek, kalben ve zihnen anlamak lazımdır. Bilelim ki, biz Türk milletiyiz.”

hatay-da-korkutan-yangin

Hatay’da korkutan yangın

Antakya Orman İşletme Müdürü Cevdet Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antakya ilçesine bağlı Ballıöz Mahallesi ormanlık alanında, henüz belirlenemeyen nedenle çıkan ve rüzgarın da etkisiyle şiddetini arttıran yangına müdahalenin sürdüğünü söyledi.

 

Hatay’ın yanı sıra Adana, Gaziantep, Mersin, Kahramanmaraş, Kilis ve Osmaniye’den gelen 27 arazöz, 21 su tankı, 12 ilk müdahale aracı, 4 dozer, 2 greyder, 1 kepçe ve yer ekibiyle müdahalenin devam ettiğini belirten Çiçek, tedbir amaçlı Ballıöz Mahallesi’nde 4, Kisecik mevkisinde de 2 evin boşaltıldığını kaydetti.

 

Rüzgarın etkisiyle şiddetini arttıran ve Kisecik mevkisindeki mesire alanlarına doğru ilerleyen yangını söndürme çalışmaları sırasında, bazı vatandaşların “geç müdahale” gerekçesiyle ekiplere tepki gösterdiği anlatan Çiçek, çıkan arbedede 4 yangın işçisinin hafif şekilde yaralandığını, bazı iş makinelerinin de camlarının kırıldığını bildirdi.

buyurun-cizre

Buyurun Cizre

Cizre’de geçen hafta cuma saat 20.00’da başlayan sokağa çıkma yasağı dün 07.00’de kalktı. Yasağın kalkmasıyla birlikte halk evlerinden günler sonra çıkabildi. Cizre’ye günlerdir kapalı olan giriş çıkışlar da başladı.
İlçede Terör örgütü PKK ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma sonrası oluşan hasar da gün yüzüne çıktı. Nur ve Yafes mahallelerine elektrik ve su verilemiyor.

 

Vatandaşlar içme suyu olarak patlayan borulardan sokaklara dökülen çamurlu suyu kullanıyor. Nur Mahallesi’nde bir yanda kurşunlarla taranan evler diğer yanda patlayıcıların büyük hasar gören zırhlı araçlar bulunuyor. Resmi olmayan rakamlara göre çatışmalarda 14 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de hastaneye gidemediği için kalp krizi ve benzeri vakalardan dolayı yaşamını yitirdi. Önceki akşam ekmek almak için çarşıya inen ve kafasına kurşun isabet eden Mehmet Erdoğan’ın (75) cenazesi ambulansla kaldırıldı.

*Bazı sokaklarda silahlı teröristler dikkat çekiyor

‘UYURKEN VURULDUK’

Erdoğan’ın vurulduğu yerde bulunan ekmekleri gösteren oğlu, “Babamın vurulduğunu öğrendim ancak cenazesini alamadık. Vurulduğu yerde babamın aldığı ekmekler hâlâ duruyor” dedi. Kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye gidemediği için ölen Mehmet Emin Açık’ın (74) cenazesi ise hâlâ evinin salonunda bulunuyor. Oğul Şahin Açık, “Bir hafta boyunca hastaneye gidemedi. Dün (önceki gün) saat 02.00 civarında babam aniden rahatsızlandı. Babamı kendi aracımıza bindirdik. Sokağın başına çıktığımızda arkamızdan ateş açıldı. Evimize geri geldik. Yaklaşık bir saat sonra babam hayatını kaybetti” dedi. 

 

Önceki gün sabaha doğru evi taranan Bahattin Yeşil ise yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Aniden evimiz taradılar. Salonda uyuyordum. Bacağımdan vuruldum. Gelinim omuzundan, oğlum da kalçasından vuruldu. Kendi imkânımızla kanamayı durdurmayı başardık.” Çatışmaların başladığı gün evleri taranan Emine Aslan ise, “Çatışmalar başladığında binada kim varsa evin en alt katına indik. Bir odada 16 kişi vardı. Salonun duvarının bir anda delik deşik olduğunu gördüm. Ailemizden iki kişi o anda yaralandı. O geceyi taranan salonda korku içinde geçirdikten sonra, ertesi gün sokağa çıkma yasağına rağmen akrabalarımıza sığındık’’ diye konuştu.

*Bu suyu içiyorlar

‘ÇOCUKLAR AÇ VE SUSUZ’

Çatışmalardan en çok etkilenen Nur Mahallesi’nde bulunan fırınlar ve iş yerleri de çatışmalardan nasibini almış. Nur Mahallesi sakinleri patlamış su burularından dolayı bir haftadır susuz kaldıklarını söylüyor. Sokaktaki çamurlu suyu bidona dolduran Fatma Cengiz, “Bırakın yemeği su bile bulamadık. Evde çocuklarımız aç ve susuz kaldı. Canımız pahsına sokağa çıkarak su bulmaya çalıştık” diyor. Cizre Tıp Merkezi yöneticisi Bahattin Özkül ise şunları söylüyor: “Çatışmalardan önce yaklaşık 10 doktorumuz vardı. Ancak çatışmalar başlayınca doktorlar şehri terk etti. Sadece acil hizmeti veren bir doktor ile bir kadın doğum doktoru burada kaldı.’’

ybd-ye-avrupa-yargisindan-ret

YBD’ye Avrupa yargısından ret

EAJ Başkanı Christophe Regnard, Genel Kurul’a, “Herkesin bildiği gibi Türkiye’de, yargı bağımsızlığına aykırı olarak diğer erkler karşısında yargının pozisyonunda çok fazla eksiklik bulunmaktadır” mesajını iletti.

‘BİZİM ÜYEMİZ YARSAV’

Paris Temyiz Mahkemesi Yargıcı da olan Regnard’ın, YBD Genel Sekreteri Birol Kırmaz’a gönderdiği genel kurul davetini ret mektubunda özetle şunları vurguladı: “Eğer yeni kurulmuş derneğinizin toplantısına katılırsak, bu durum uzun süredir üyemiz olan YARSAV’a karşı dostane olmayan bir davranış olarak görülebilir. IAJ/EAJ Statüsü uyarınca, her ülkeden yalnızca bir örgütün üyeliğe kabulü mümkündür. Tabii ki bu durum hiç kimseye yargı bağımsızlığı mücadelesinde destek olmaya engel oluşturmamaktadır. Eğer yeni örgüt, bu amaçları desteklerse çok sıcak bir şekilde karşılanacaktır.”

Yargıda Birlik’in yeni yönetimi

TEK liste ile gidilen seçimle YBD’nin yeni yönetimi şöyle oluştu: Antalya Başsavcı Vekili Ali Nevzat Açıkgöz Yargıtay Savcısı Berrin Aksoyak Ankara Cumhuriyet Savcısı Elif Aydan Bozfırat, İzmir Başsavcı Vekili Hasan Onur Dinç, Bodrum Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru, Adalet  Akademisi Tetkik Hakimi Serap Güner, Samsun Bölge Adliye Başsavcısı Fahri Gülay, adalet bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Musa Heybet, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cumali Karakütük, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Birol Kırmaz, Yargıtay Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz, İstanbul Anadolu Başsavcısı Fehmi Tosun. Eski yönetim kurulundan Musa Heybet ve Birol Kırmaz yerlerini korurken diğer üyeler değişti. Başkanı yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri kendi aralarından belirleyecek.

operasyon-olmamis-gibi

Operasyon olmamış gibi

Konuşmanın Başbakan sıfatıyla yapılan ve ülke sorunlarına odaklandığı bölümü kenara bırakılırsa, dikkat çeken en önemli vurguyu, partinin kaybettiği iddia edilen 2001 ruhunu yeniden yakalaması konusundaki sözleriyle yaptı. Üstelik, ‘mütevazı olmak, kibirden uzak durmak, halka tepeden bakmamak, milletin hizmetkârı olmak, makam, mevki ve kısa dönemli hesaplar yapmamak’ konusundaki sözleri, parti içinde bu konuda yapılan iç hesaplaşmaları hatırlattı.
Davutoğlu, Ak Parti’nin neredeyse unutulan ‘yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla’ mücadele sloganını bir kez daha anımsatırken, ‘ortak akıl, ortak hareket’ vurgusu yapmayı da ihmal etmedi. AK Parti’nin yolsuzluklarla çok tartışıldığı dönemlerde sık sık gündeme getirip bir türlü gerçekleştiremediği Siyasi Erdem ve Siyasi Etik Komisyonu’nu bu kez parti içinde kurduğunu açıklaması, Davutoğlu’nun ‘kişisel duyarlılıklarının’ başlıkları olarak nitelendirildi.

MAKAS YORUMLARI

Davutoğlu’nun kongre konuşmasında sık sık kullandığı ‘yeni yürüyüş ve yeni yol’ nitelemesi de ‘iki gün önceki makas değişikliğini mi kastediyor?’ yorumlarına neden oldu.          

 

terore-cakallar-cikti-muhalefete-60-ser-bloku

Teröre: Çakallar çıktı, Muhalefete: %60 şer bloku

Davutoğlu, özetle şu mesajları verdi:

KAOS DÜĞMESİ

“Yüzde 41 oyla en büyük parti olmamıza rağmen tek başımıza iktidar olamadık. Bunu görüp Türkiye’de bir yönetim boşluğu vehmine kapılanlar, ülkenin kaderini karartmak isteyenler düğmeye bastılar. DEAŞ, PKK, DHKP-C saldırmaya başladı. Zannetiler ki bu ülke sahipsiz, 7 Haziran tablosu Türkiye’de bir kaosa izin verir. Çakallar puslu havayı sever, bütün çakallar meydana çıktı, onun karşısında da Anadolu yiğitleri ayağa kalktı. Biz milletin kaderini kimseye bırakmayız. Türkiye’de geçmişte olduğu gibi iki zihniyet çarpışıyor; milleti bölüp ayrıştıran, farklı kutuplaşmaların önünü açanlar karşında demokrasiyi ve özgürlükleri savunacağız. 

 

KÜRTLERİN DE DEVLETİ

14 yıllık demokratik birikimle hem demokrasi hem kamu düzeni diyoruz. Türkiye’nin her köşesinde sadece meşruiyet hâkim olacak, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlere en şiddetli ceza verilecektir. Bunların Kuzey Irak’taki karargâhları da ülke içinde her şer odağı da meşru güçlerin operasyonlarıyla temizleniyor. Hiç tereddüt etmeyin, Türkiye kendi içindeki hainlerle de dışındaki hasımlarla da mücadele edecek güce ve kudrete sahiptir. Bunu kim sarsmaya kalkarsa karşısında kararlılığımızı bulacaktır. Kim ayrıştırıcı bir tutum takınır, kim bir vatandaşımıza ötekileştirici zulüm uygularsa karşısında bizi bulacaktır. Bu 90’ların güvenlikçi anlayışıyla ilişkilendirilemez. Omuz omuza verip barışı ve kardeşliği egemen kılın. Diyorlar ki Kürtlerin devleti neresi? Türklerin de Kürtlerin de Sünnilerin de Alevilerin devleti de Türkiye Cumhuriyeti devletidir. İstiklal ve Çanakkale savaşlarında bir arada olanların torunları, bundan sonra da ebediyete kadar bir arada olacaklardır.

CİZRE’YE KAMU DÜZENİ

Özgüven restorasyonuyla özgüvenimiz hâkim kılınacak, ahlaki restorasyonla siyasette, ekonomide, sosyal hayatta ahlakı egemen kılacağız, yargı reformuyla yargıyı sağlam temellerde objektif ve bağımsız şekilde inşa edeceğiz, dış politika restorasyonumuz sürecek. Terör saldırılarının piyonlarına ve arkasındakilere söylüyoruz ki ülkenin her santimetre karesinde sadece ve sadece bu milletin birliği ve beraberliği hâkim olacak, kamu düzeni sağlanacak, bundan kesinlikle taviz verilmeyecek. Cizre’de vatandaşlarımıza terör baskısı uygulayanlar orada stoklanan silahları kazılan hendekleri görmüyorlar, aldığımız tedbirlere karşı çıkıyorlar, mutlak surette kamu düzeni sağlanacaktır. Kamu düzeni sağlanırken sivil vatandaşa en küçük bir zarar verilmeyecektir. Sizin Hakkari’de olduğu kadar Edirne’de, sizin de Edirne’de olduğu kadar Hakkari’de de hakkınız var.  Bu 3 ayda Türkiye’de yönetim boşluğu oluşmaması için her türlü çabayı gösterdik ama karşımıza yüzde 60 blok anlayışıyla çıktılar. 3 ay geçti yüzde 60 blok masalı tuttu mu, rüyaları gerçekleşti mi, gerçekleşmedi. Çünkü onlar küçük siyasi hesaplar içinde davranıyorlar. CHP ile derin görüş ayrılığı onların bunu bir tamir hükümeti olarak görmeleriydi, 12 yıllık inşa hükümeti birikimini yok sayan bir koalisyona giremezdik. Biz şerler karşısında hayırlar için yola çıktık, onlar ise milletin menfaati karşısında hayır diyerek yola çıktılar. Cumhurbaşkanımıza ve bize saldıranlara söylüyorum, her teklifimize hayır diyen siz değil miysiniz? Etrafımızda şer odakları toplandı, hep birlikte karşımıza gelip yüzde 60 blok dediler, işte biz bu şerlere karşı şerler defola dedik. 3 aydır sorumluluktan kaçanlar bizden hesap sormaya kalkıyorlar. Yüzde 60 blok diyorlardı ya sadece kötülükte şerde buluşuyorlar. İç güvenlik yasasında birlikte oldular, tezkere görüşmelerinde HDP sembolleri ile MHP sembolleri karıştı.

KİBİRLi OLMA

Millet karşısında kibirli olmayacaksınız, tepeden bakmayacaksınız. Kurucu değerlerimiz ortak akıl, yolsuzlukluk, yoksulluk ve yasaklarla karşı mücadele diyordu. Kimse hayat tarzı, örfü, düşüncesi nedeniyle suçlanmayacak. Bu kongremiz de bizim için yenilenme kongresidir. Kurucu değerlerimiz üzerinden geleceğe yürüme hareketinin işaretidir. ”

 

KONGRE NOTLARI

KÜRTÇE ÇEVİRİ

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Ankara Arena’da saat 10.00’da başlayacağı duyurulan kongre, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun gecikmesi nedeniyle yarım saat geç başladı. Eşi Sare Doğutoğlu ile birlikte gelen Davutoğlu’nun salon dışındaki kalabalık partili grubuna hitabı sırasında sözleri, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganlarıyla kesildi.

Davutoğlu’nun salona girişinde ise ışıkların bir bölümü söndürüldü, tribünlerdeki partililer de cep telefonlarının ışıklarını yaktı. Diyarbakır örgütünden bir grubun “şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganı ise büyük alkış aldı. Kongredeki konuşmalar işitme engellilere işaret diliyle anlatılırken, yabancı konuklar için de Kürtçe, Almanca, Rusça, Fransızca, İngilizce ve Arapça çeviri yapıldı.

Kongrenin açılışını, partideki 3 dönemliklerle birlikte Davutoğlu ekibiyle de sorunlu olduğu belirtilen Teşkilat Başkanı Süleyman Soylu yaptı. Kongrede Divan Başkanlığı’nda sürpriz yaşandı. Divan başkanlığına, kulislerde Davutoğlu’nun MKYK listesinde yer almasına sıcak bakmadığı, ancak Erdoğan’ın partide 2 numaralı koltuğa oturtmak istediği öne sürülen eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ seçildi. Bozdağ’ın konuşmasındaki, “Gücümüz insanımıza sevgi ve saygıdadır, milletimize sadakatimizdedir, kuruluş felsefemize ve liderimiz Erdoğan’a bağlılığımızdadır” ifadeleri dikkat çekti.

GÜL’ÜN MESAJI

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Davutoğlu’nun davetine karşın gelmediği kongreye mesaj gönderdi. Mesajında ülkenin zor dönemden geçtiğini belirten Gül, “İnanıyorum ki bu olumsuz şartlar karşısında AK Parti, kuruluşundaki kimliğinden ve ideallerinden kopmadan, hak ve hukuktan uzaklaşmadan, erdem ve vefa temelinde, ortak akılla hareket ederek milletimizin sorunlarının çözümü olmaya devam edebilecektir” dedi.

HDP KATILMADI

CHP’nin Gürsel Tekin, MHP’nin de Ruhsar Demirel ile temsil edildiği kongreye HDP’den katılım olmadı.

Kongrenin yabancı katılımcıları arasında HAMAS’ın lideri Halid Meşal dikkat çekerken, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursaltan Nazarbayev ile Pakistan Başbakanı Navaz Şerif de mesaj gönderdi. Davutoğlu kongre sırasında Meşal ve KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu ile görüştü.

GAZETELERE YASAK

Kongrede, Gülen Cemaati’ne yakın medya organlarının yanı sıra Sözcü’nün de aralarında bulunduğu bazı gazetelere akreditasyon yasağı uygulandı.

 

AK Parti Arena tokalaşması

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, salondaki partilileri birlikte selamladı. Davutoğlu, daha sonra kendisi için ayrılan yere oturdu. Davutoğlu’nun etrafında Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin  ve Süleyman Soylu yer aldı. AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi Ankara Arena Spor salonunda yapıldı. Kongreye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızları Sümeyye Erdoğan ve Esra Albayrak ile eşi AK Parti İstanbul Milletvekili Berat Albayrak birlikte katıldı. Başbakan Davutoğlu ön sıralarda oturan Erdoğan’ın kızları ve damadı ile tokalaştı. (Selahattin SÖNMEZ / ANKARA)

Kongreyi izleyen Hürriyet ekibi: Rıza Özel, Selahattin Sönmez, Turan Yılmaz, Yalçın Bayer, Nuray Babacan, Fatih Çekirge

yuksekten dusme

Genç bayan, 5. kattan düştü

Burdur’un Gölhisar ilçesinde bugün saat 16:40 sularında Armutlu Mahallesi Cumhuriyet caddesi üzerinde 5. Katta pencere silerken hakimiyetini kaybeden bayan M.S. (22) aşağıya düştü.

Düşmesinin etkisiyle aşağıda bulunan ağaçta bir süre asılı kaldı. Asılı kaldığı ağaçtan yere düşen M.S. (22) ağır yaralandı.

Yaralı genç bayan vatandaşlar tarafından çağrılan 112 acil servis ekipleri tarafından Gölhisar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Kaynak: Gölhisarhaber/ Furkan Serttaş

MANİSA'DA HIZINI ALAMAYAN BİR OTOMOBİLİN PARK HALİNDE DURAN TIR'A YANDAN ÇARPMASI SONUCU AYNI ARAÇTA BULUNAN 4 KİŞİ YARALANDI 1 KİŞİ İSE HAYATINI KAYBETTİ. (AYKUT YENİÇAĞ  - ÖNDER AYDIN/MANİSA-İHA)

Bucak’ta trafik kazası

Bucak ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre 12 Eylül 2015 Cumartesi günü saat 16:20 sularında Mehmet Akif Mahallesi Kantar Kavşağı’nda meydana gelen kazada 15 PD 614 plakalı motorsiklet ile 15 EZ 386 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle iki kişi yaralandı.

Kaza yerine gelen 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı yaralılar, Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Emniyet ekipleri kaza ile ilgili olarak soruşturma başlattı.