Erdoğan’dan Sarıgül açıklaması

Başbakan Erdoğan, ”Elimde CHP’nin, Şişli Belediyesi’ne ilişkin iddialarla ilgili kurulan komisyonun hazırladığı 57 sayfalık rapor var. CHP’nin raporuna göre Şişli’de kaçak inşaatlara göz yumulmuş. Belediye başkanı baş sorumludur. Bunu kim diyor komisyon diyor” dedi. Erdoğan, yolsuzluk nedeniyle CHP’den atılan birinin neden İBB başkan adayı yapıldığının da açıklanmasını istedi. “Milyonlarca lira usulsüzlük yapılmış diyen Başbakan, “Bunlar orijinal belge ha öyle elektronik posta değil. Ben bunların hepsini biliyorum. Belediyecilikten geliyorum.” dedi.

Erdoğan Sarıgül’le ilgili yolsuzluk ve rüşvet iddialarının, CHP’nin 2004 yılında Şişli Belediyesi için hazırlattığı komisyon raporunda yer aldığını söyledi. Başbakan Erdoğan,  CHP’nin İstanbul adayı Mustafa Sarıgül hakkında bazı belgeleri gösterdi. Erdoğan, Sarıgül’ün inşaat işleri için yolsuzluk yaptığını iddia ederek şunları kaydetti: 

-İstanbul adayınızın dosyasını açıklayın, yoksa ben açıklayacağım dedim. Ben CHP genel müdürü gibi sahte belgelerle konuşmuyorum. Elimde CHP’nin Şişli Belediyesi’ne ait araştırma komisyonunun raporu var. Altında da kendi elemanlarının imzası var. Bu çalışma neticesinde 57 sayfalık raporda CHP adayıyla ilgili iddialar tüm belgeleriyle ortaya konuyor.

-İkincisi yapı ruhsatı. Üzerinde çok sayıda yolsuzluk ve usülsüz oynama yapılmıştır. Yüzlerce milyon lira usülsüzlük yapılmış. Bu belgeler orijinal. Ben belediyecilikten geliyorum. Bunların hangi fırıldağı çevirdiğini çok iyi biliyorum. Aldıkları parayı da borç olarak aldığını söylüyorlar.

-Kaçak inşaat yapımına sürekli olarak göz yummuş. Bunların hepsi bu dosyada var. İnşaat mafyasıyla işbirliği yapmışlar. Yıllar önce İSKİ belediyesinde yapılan yolsuzluk partimize yönelik en büyük eleştiri olmuştur. Ben demiyorum, bu raporda imza atanlar diyor. Bu olayların yani Şişli Belediyesi’ndeki yolsuzluk olaylarının faturası ağır olacaktır diyor bu komisyon raporunda.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen, İstanbul belediye başkan adayları tanıtım törenine katıldı. İşte Başbakan’ın Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Enerjimizi sizlerden alıyoruz, sizlerle yola çıktık, sizlerle yürüyeceğiz. Bugün açıklayacağımız adaylarımızın hayırlı olmasını niyaz ediyorum. İstanbul çok farklı bir bahara hazırlanıyor. Burası şahit. Bizim için her gün yeni bir gündür. Bizim için her başlangıç yeni bir başlangıçtı. Yunus Emre’nin dediği gibi biz her dem yeniden doğan gönül neferleriyiz. Fethi ve İstanbul’u anlamayanlar İstanbul’a hizmet edemezler. İstanbul’da sadece batıya bakanlar yanılır, sadece Doğu’ya bakanlar yanılır. Dün ile yarın arasında tercih yapanlar yalnız kalır.

İstanbul bir karma, melez şehir değildir. Medeniyetler inşa eden bir şehirdir. İstanbul her rüzgar karşısında fırtınaları söndüren şehirdir. İstanbul zaman zaman İstanbul ruhunu anlamayan başkanlara şahit oldu ama o dönemler kapandı artık. Bizim idaremizde İstanbul’un talihi değişti. Ak Parti İstanbul’u CHP’nin o zavallı, aciz yönetiminden devralmıştı. İstanbul çöp dağlarıyla kirliydi, su yoktu. İstanbul İSKİ yolsuzluklarıyla, CHP’nin tescil edilmiş yolsuzluklarıyla baş başaydı. Biz geldik temizlik geldi.

‘BELGELERİ AÇIKLAYACAĞIM’
Bizden önce CHP’li yerel yönetici güya bulutlara yağmur bombaları atarak su getirecekti gelmedi, CHP zihniyetin olduğu yer kuraktır, kirliktir, bereket yoktur bunu biliniz. Birazdan bazı belgeler açıklayacağım…

‘ÇEVRECİLİKTE BİZİ GÖRDÜNÜZ’
Hele hele yerel yönetimle merkezi yönetim bütünleştikten sonra eserleri gördünüz, yaşıyorsunuz. Yeşillikte, çevrecilikte gördünüz, bizleri gördünüz. Marmaray’ı gördünüz. Ayaklarına pranga mı vurmuşlardı bizden öncekiler neden bunları yapamadı. İstanbul ulaşımına rahat nefes aldırmak için çalıştık. Biraz sıkıntı yaşıyoruz inkar etmiyoruz.

‘ARTIK KAPICI DA ARABA ALABİLİYOR’
Bu da zenginlikle ilgili bir şey. Artık kapıcı da, bir odacı da araba alabiliyor. Bu durumu ortaya koyuyor, refah seviyesi yükseldi. 2015’te Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü açacağız. Bugüne kadar memuruna, işçisine maaşını veremeyen iktidarlar vardı. Biz şimdi bu yatırımları yapabiliyoruz, sıkıntımız yok. 3. köprüyü de devletin kasasından para çıkmadan yaptırıyoruz.

ÖNÜMÜZDE KANAL İSTANBUL VAR’
Bunların kafa yapısında insanına hizmet yok, bunların derdi başka. Bunlar sadece çamur atarlar, tutmasa da iz bıraksın diye. Önümüzde Kanal İstanbul var. Kanal İstanbul bunları rahatsız ediyor. Buna “olmaz” diyorlar. Siz “olmaz” diyeceksiniz biz olduğunu ispat edeceğiz bize yakışan budur. Bunların hayallerinin ulaşamadığı yerlere bizim icraatımız ulaştı. Hızlı trenleri yaptık mı yaptık. Test sürüşleri bitmek üzere. Biz bunların akıllarının almadığı şeyleri gerçekleştiriyoruz. Dünya şehirlerinin İstanbul’dan ilham aldıklarını unutmayacağız. İstanbullular 80 vilayete karşı omuzlarında bir sorumluluk taşırlar, hiç unutmayacağız. 11 yılın en önemli seçimine giriyoruz, bir anlık ihmale bile tahammülümüz yok. 2 ay boyunca İstanbul’u kapı kapı dolaşacağız.

‘YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE ANLATACAKLARIMIZ VAR’
Kampanyamız için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Bizde proje var, eserlerimiz var muhalefetin anlatacak hiçbir eseri yok. Projelerimiz bu seçimde de bizim avantajımız olacaktır. Eğitimde, sağlıkta, trafikte, enerjide, gıdada, adalette, emniyette anlatacaklarımız var. Yolsuzlukla mücadelede anlatacaklarımız var. Popülizmle işlerini yürütenlerden olmayacağız. İstanbul’u İstanbul’un hasımları da çok yakından izliyor. Yurtdışına çıktığım zaman bütün başkanlar, “10 yıl önce gelmiştim çok başkaydı, 2 yıl önce farklı bir İstanbul gördüm” diyorlar.

‘BU SLOGANI ASLA UNUTMAYIN!’
Gezi olayları sırasında Kadıköy’de eylem yapanlar, polisle çatışanlar o gün duvara bir slogan yazdılar bu sloganı asla unutmayın! Neydi o slogan? “Zulüm 1453’te başladı” CHP zihniyeti budur. Çünkü bunların zihniyetine bu yakışır. Karanlık çağın kapanmasını hazmedemediler. Bu haince sloganın üzerinde durmayacağım, değer bile görmüyoruz. Gezi olaylarında ve 17 Aralık’ta da bir şeylerin hesabı sorulmak istendi, siz anladınız bunun ne olduğunu. Çok kirli bir hesap içinde kullanıldı. Gezi ve 17 Aralık operasyonunda temel bir benzerlik var.

Gezi olayları, 3. Köprüye, 3. Havalimanına karşı çıkmışlardı. Yazıklar olsun size. Çünkü bu ülkede 1. Köprüye de karşı çıktılar ama ondan sonra utanmadan bu köprülerin üzerinden sefer ettiler. 17 Aralık’ta da bu projelerin yüklenici firmaları hedef alındı. Maşalar farklı olabilir, taşeronları farklı olabilir ama patronları aynı. İşte kadim bir zihniyet tarihi bir hesabı görmek için saf masum insanları ya da hainleri kullanarak. Türkiye’yi durdurmaya çalışıyor. Bu işin arkasında başka şeyler var dediğimizde birileri inanmadı.

‘YAZIKLAR OLSUN SİZE’
Gezi olayları, 3. Köprüye, 3. Havalimanına karşı çıkmışlardı. Yazıklar olsun size. Çünkü bu ülkede 1. Köprüye de karşı çıktılar ama ondan sonra utanmadan bu köprülerin üzerinden sefer ettiler. 17 Aralık’ta da bu projelerin yüklenici firmaları hedef alındı. Maşalar farklı olabilir, taşeronları farklı olabilir ama patronları aynı. İşte kadim bir zihniyet tarihi bir hesabı görmek için saf masum insanları ya da hainleri kullanarak. Türkiye’yi durdurmaya çalışıyor. Bu işin arkasında başka şeyler var dediğimizde birileri inanmadı.

“HALKBANK HEDEF ALINDI”
Soruyorum? Gezi olaylarında, 17 Aralık darbe girişiminde neden milli kurumlarımız, projelerimiz hedef alındı? 17 Aralık’ta hedef alınanlara bakın. MİT, milli bankamız Halkbank hedef alındı. Bu kadar milli değere bir anda saldıranlar asla asla milli değildir. Halk Bankası’nın görevi geldiğimizde ederi 500 milyon dolardı. 2013 Mayıs. Değeri 25 milyar TL oldu. 17 Aralık sonrası değer hemen düştü 16 milyara düştü.

Bunun sorumlusu kim? O güçler. Toparlayacak yine eski gücüne ulaşacak bundan endişem yok. Bu adımlar manidardır. MİT. İstihbarat örgütsüz bir devlet düşünülemez, muhtarlık olur adeta.Bizim MİT’imizi tehdit eden hangi zihniyet? CHP…

Paralel devlet yargısıyla, bunun yanında güvenlik gücünün bir kısmıyla bağlantı kuruyor. Bu bağlantıyla MİT’in araçlarına el koymak istediler. Bir savcının benim yetkim olmadan bu tür bir müdahalesi yoktur 26. Madde çok açıktır. Benden izin alması lazım, güvenlik güçlerimiz hayır dediler, baktırmayız dediler.

“MİT’ÇİLERİ YERE YATIRDILAR KELEPÇELEDİLER”
İkinci de bu defa jandarmadaki ayaklarıyla bu işi yapmaya başladılar. Çok enteresan MİT’in bu araçlarına 200-250 kişiyle gittiler. MİT’in 10 kadar elemanı var, yere yatırdılar, ellerini kelepçelediler. Bunların içinde asker de var, polis de var.

Bunlar dedi ki biz MİT mensuplarıyız. Bütün hazırlıklarıyla geldiler, kompresörlerle geldiler. O sandıklarda ne var ne yok onu göreceklerdi. Bu genel müdür ne dedi, silah taşıyorlar dedi. Bu genel müdür hakkında yasal işlem yapacağız.

“MALUM ÖRGÜT…”
MİT’e silah kaçakçısı demek senin ne haddine. Sen önce siyaseti öğret, sen hala SGK’da yaptığın yolsuzluklarla yola devam ediyorsun. Senin ne olduğunu bu millet biliyor. Kasetle geldin sen. 17 Aralık’tan bugüne kadar malum örgüt sürekli yolsuzluk ittifaklarını dile getiriyorlar, yargı ve emniyetteki atılımlarımızı eleştiriyorlar.

Medya, TÜSAİD bunu yapıyor, siyasi partiler bunu yapıyor. Bütün bu çevrelerin yargı içinde, emniyet içinde artık tehlike arz eden paralel yapıyı eleştirenleri göremezsiniz.

“BENİM VERDİĞİM DOĞAL ANANAS, SİZİNKİ İHALE”
Bu arada ananası da görmüyorlar. Gazetelerinde benim eşime ananas ikram ettiğimi görüntülüyorlar. Eğer öyle bir görüntü verdiysem benim verdiğim doğal ananastır. Ama sizin verdiğiniz ananas ihaledir ihale…

“TAYYİP ERDOĞAN’LA İLGİLİ BİR ŞEY VARSA AÇIKLAYIN”
Tüm milletini görüntülediniz, dinlediniz sonra şantaj yaptınız utanmadan, hala şantaj yapıyorsunuz

Elinizde ne varsa açıklayın açıklamıyorsanız namertsiniz. Eğer Tayyip Erdoğan’la ilgili bir şey de varsa açıklayın. Abdestimden şüphem yok açıklayın.

‘KULA KULLUK YOK’
Devlet dairelerindeki yönlendirenlere karşı artık tavır koyma zamanı gelmiştir. Kula kulluk yok, sadece Allah’a kulluk var.

Bu oyunu bozun inanıyorum. Biz asla bugüne kadar bu yolda kula kul olmadık, olmayacağız. Bu yolda biz bir kul olarak “yarın öleceğiz” dedik.

2,5 metreküplük çukura bizi koyacaklar hep bunu anlatmadık mı? Başbakan, Cumhurbaşkanı, milletvekili, trilyader olsan ne yazar seni de oraya koyacaklar. Hoca efendi oraya geldiği zaman Cumhurbaşkanı niyetine demiyor, Başbakan niyetine demiyor.

Er kişi niyetine diyor, hatun kişi niyetine diyor. Hayırlar, şerler sizinle gelecek. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş deyip yola devam edeceğiz.

‘EN BÜYÜK HIRSIZLIK MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞIDIR’
Kavga için gelmedik biz. Her türlü hırsızlık, yolsuzluk kötüdür. En büyük hırsızlık milli irade hırsızlığıdır. Gidin darbe dönemlerine bakın.

Türkiye tarihinin en büyük yolsuzlukları bu tarihlerde yapılmıştır ve hesabı sorulmamıştır. Başta CHP olmak üzere çalmayı alışkanlık haline getirmiştir. Biz 11 yıl boyunca milli iradenin çalınmasına izin vermedik.

SARIGÜL BELGELERİ İDDİASI

Ben geçen gün CHP’nin genel müdürüne bir çağrıda bulundum. Adayınızın dosyasını açıklayın yoksa ben açıklayacağım dedim. 2 gündür hiç cevap yok.

Ben CHP Genel Müdürü gibi sahte belgelerle konuşmuyorum. Elimde CHP’nin hazırlamış olduğu 2004 Kasım’da yayınlayan Şişli belediyesinin araştırma komisyonun belgesi var. Bu CHP’nin kendi kurduğu komisyon.

Altında da kendi elemanlarının imzaları var. Mehmet Ali Özpolat, ismet Atalay, Sırrı Özbek çalışmayı yapmış. Bu çalışma neticesinde 57 sayfalık raporda şu an CHP adayı olan kişiyle ilgili iddialar tüm belgeleriyle ortaya konmuş.

‘BUNLARIN HANGİ FIRILDAĞI NASIL ÇEVİRDİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUM’

Bu elektronik posta değil ha orijinal orijinal… Ben belediyecilikten geliyorum. Bunların hangi fırıldağı nasıl çevirdiğini çok iyi biliyorum. Güzel de bir. Aldıkları parayı da borç olarak aldıklarını söylüyorlar bir mühendislik bürosu üzerinden. Falancadan 300 milyon dolar borç aldım diyor. Altında imzalar var. Şimdi final. Belediye başkanı olmak için ismi açıklanan kişi kaçak inşaata hep göz yummuş, gerekli imkanları sağlamış.

İnşaat mafyasına rant temin etmişler, sorumlusu belediye başkanıdır. Bunu ben değil rapor söylüyor, komisyon üyeleri söylüyor.

Şişli Belediyesindeki yolsuzlukların sonuçları ağır olacak diyor bu rapor. Belediye Başkanı ve yanında çalışan B.Ö’nün CHP’nin ilişiğinin kesilmesi uygun görülmüştür deniliyor.

CHP genel müdürü de yolsuzluk dosyasının önünde poz veriyordu.

Neden ihraç ettiniz, şimdi neden aday gösteriyorsunuz? TMSF bu kişinin mal varlığına el koydu. TMSF’ye yeni belgeler verildiği için mallarına el konuldu. Yine genel başkanı konuşamıyor birileri vasıtasıyla konuşuyorlar. Bu CHP zamanında Bank ekspresten 4 milyon dolar kredi alıyorlar. Krediyle ilgili usulsüzlük dizboyu. Sonra banka TMSF’ye geçiyor. 2013 kasım ayında bankanın eski sahibi bir belge ulaştırıyor. Bu yeni belge ile Şişli belediye başkanının mal varlığına el koyuyor. Biz belgeyi vermedik, bankanın eski sahibi veriyor. O belgenin neden şimdi geldiğini taraflar gelsinler açıklasınlar bizimle ilgisi yok.

‘BEN BİLE BİLMİYORDUM EŞİMİN BU KADAR ZENGİN OLDUĞUNU’

Eşimi baya zenginleştirdiler. Ben bile bilmiyordum eşimin bu kadar zengin olduğunu. Benim eşim hastane sahibi olmuş benim eşim marka pastane eşi olmuş. Nerenin açılışına katıldıysak sahibi olmuşuz. Varsa elinizde ciddi bir delil çıkın açıklayın, bunları kimse artık yutmuyor.

Elinize dilinize dursun ya. Yolsuzluğu bulunan birini aday açıklıyor neden? Açıklasın? Açıklayamıyor? Yolsuzluktan atılan birini aday yapmak aklıselim işi değildir.

‘OĞLUMA, DAMADIMA YAKIŞTIRILMAK İSTENENLERİN HEPSİ İFTİRA’

Eğer bir tehdit, şantaj varsa bunu bilelim. Eğer kendi kendileri bu ittifakları yapıyorlarsa CHP seçmenine yazık ediyorlar. Oğlum Bilal’e, damadıma yakıştırılmak istenen yafta bunların hepsi birer iftiradır. Ne damadım, ne evladım asla rüşvete bulaşmamışlardır, haramda elleri gözleri yoktur. Benim evlatlarımın hepsi vakıf noktasında hizmetleri vardır, gençliğe hizmetleri vardır.

Bugüne kadar bu ülkede birçok vakıflara verilmiş olan yardımları nereye koyacaksınız. O vakıfların yönetimlerini nereye koyacaksınız?

Bunlar meşru oluyor da bu noktada muhafazakar değerlere sahip olanların attığı adımlar gayri meşru mu oluyor? Her şey yasalar, kuralı içerisinde, yardımseverlerin yardımıyla yürüyen bir yolculuktur. CHP seçmeni bu tür isimleri hak etmiyor.

Sizlerle bir şeyi paylaşmam lazım. Gece gündüz demeden yoğun bir çalışma yaptık. Anketler yaptık, kamuoyun araştırmaları yaptık. Tüm bunların sonunda adaylarımızı tespit ettik. Bazı arkadaşlarımızın kafasına gönlüne aday olmayan isimler olabilir. Takdir edersiniz ki içerisinden bir tane seçilecek. Burada da 39 ilçe adayını seçtik. Burada artık bütün takdirler bir kenara. Şimdi belirlenmiş adaylar üzerinden bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, İstanbul olacağız.

 

İşte AKP’nin oy oranı!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin, “Birileri AK Parti’siz Türkiye hayal etmeye başladı ama yapılan anketlere göre oy oranımız yüzde 50.” dedi.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, partisinin Karabük İl Danışma toplantısına katılarak ilçe ve belde belediye başkanlarını açıklayarak gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Büyük bir hızla 30 Mart yerel seçimlerine gittiklerini ve zamanın su gibi aktığını anlatan Şahin, “Böylesine önemli bir yerel seçime giderken gündemde acaba Merkez Bankası faiz lobisinin faizi arttırma baskısına daha ne kadar dayanacak. Acaba dolar avro yükselişi nereye kadar gidecek. Şu anda Türkiye’nin gündemi maalesef bu. Bir diğeri ise bugün hangi kaset piyasaya sürülecek, hangi gizli dinleme tutanakları internet sitelerinde yayınlanacak. Acaba hangi yardım TIR’ı hangi savcı tarafından nerede durdurulacak. Yapılmak istenilen ne, perde arkasında kim var. Bunların cevaplarını bulmak ve kamuoyu ile paylaşmak zorundayız. Başka konuların konuşuluyor olması vatandaşta bir tedirginliğe yol açıyor. Çarşı pazarda bir durgunluğa da yol açıyor. Ne olacak beklentisi Türkiye’de yıllar sonra yakalanmış olan ekonomik istikrar olumsuz şekilde etkiliyor” dedi.

“AK PARTİ ANKETLER YÜZDE 50 BANDINDA”

Birilerinin tam yerel seçimlere giderken siyasal mühendislik projesini ortaya koyduğunu ifade eden Şahin, şunları söyledi:

“Bir siyasal mühendislik projesi şuanda Türkiye’de uygulamaya çalışıyorlar. Bu projenin amacı Ak Parti 30 Mart 2014 seçimlerinde ciddi bir oy kaybına uğraması. İkinci amaç ise Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde, seçilmesini önlemeyi amaçlayan bir projedir. Onu Türkiye’nin yönetiminde uzaklaştırmayı amaçlayan projedir. 30 Mart’ta Ak Parti bu projeyi uyguladığımızda ciddi bir oy kaybına uğratabilirsek, Türkiye siyasi istikrarsızlık başlayacak ve bunun sonucu olarak ekonomik istikrarsızlık arkadan gelecek. Böylece Türkiye Ak Parti iktidarından kurtulacak. Ak Parti hala Türkiye’den en güçlü siyasi partidir. En son yapılan anketlere göre yüzde 50 bandındadır.”

“İZİN ALMADAN YAPMASI HOŞLARINA GİTMEDİ”

Şahin, Türkiye’yi sevmeyen, gelişmesinden rahatsız olan, dünyada itibar kazanmasından rahatsız olanların olduğunu anlatarak şunları söyledi:

“Dünyada her ülkenin rakipleri olabilir. Bununlar komşular ya da diğer ülkeler olabilir. Bir takım Uluslararası kuruluşlar ve parasal alanda etkin güçleri olabilir. Onlarda Türkiye’nin bazı uygulamalarından dolayı rahatsız olabilir. Türkiye’de böyle bir iktidarın varlığı, Türkiye’yi yönetiyor olması onları rahatsız ve huzursuz ediyor olabilir. Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin başından gitmelidir diye düşünebilirler. Yapmış oldukları açıklamalarda bunu açıkça hissettiriyor. Ak Parti’nin kurulduğu günden beri izlemiş olduğu siyaset, yönetim anlayışı bağımsız bir politika eksenine oturdu. Recep Tayyip Erdoğan, bağımsız bir politika takip ediyor. Türkiye ile ilgili alınacak önemli karaları kendisi alıyor. Müttefiklerine danışmıyor, ağabeylerine sormuyor. Çünkü bu zamana kadar hep böyle alıştırmışlar Türkiye’yi yönetenler. Diyorlar ki, Recep Tayyip Erdoğan, başına buyruk gidiyor, kimseye danışmıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Recep Tayyip Erdoğan doğru bildiklerini her zaman ve her zeminde dile getiren, dile getirmeyi siyaseti olarak kabul eden bir anlayışa sahip. Kuzey Irak petrollerinin Türkiye üzerinden Dünyaya pazarlanması, Kuzey Irak Bölgesel yönetimi ile görüşerek bu sorunu çözen ve akmasını sağlayan, aracı banka olarak Halk Bankasını kabul ettiren Recep Tayyip Erdoğan’ın bu girişimi ağabeylerinden izin almadan yapması hoşlarına gitmedi.”

“BİRİLERİ AK PARTİ’SİZ TÜRKİYE HAYAL ETMEYE BAŞLADI”

“Birilerin Ak Parti’siz Türkiye hayal etmeye başladı” diyen Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye İran’a uygulanan BM ambargosunu deliyor. Tayyip Erdoğan bunu da dinlemiyor. Türkiye, Tayyip Erdoğan Başbakanlığındaki Türk hükümeti artık kendi silahını kendi yapmaya başladı. Tanklarımızı, helikopterimizi, eğitim uçaklarımızı ve İnsansız Hava Araçlarını kendi mühendislerimizle yapmaya başladık. Şimdi füze yapmaya başladık ve bunla ilgili ihaleye çıktık. En iyi teklifi Çin verdi. Ooo, Türkiye NATO ülkesidir. Nasıl bizden birinden bu konuda yardım almaz veya bizden bir ülke ile bunu gerçekleştirmek için işbirliği yapmazda gider Çin’le bunu gerçekleşme arayışları içersinde olur. Alamazsın, sen NATO üyesisin bizden alacaksın. Bütün bu bağımız politikalar Türkiye’nin menfaatti neredeyse orada bulunmayı gerektiren politikalar bir takım yerleri rahatsız ediyor. 30 Mart seçimlerine doğru giderken, birileri Ak Parti’siz Türkiye hayal etmeye başladı. AK Partisi’siz bir Türkiye, 2002 öncesi dönmek demek. Yeniden Türkiye’nin IMF boyunduruğuna altına girmesi demektir. Ak Parti’siz bir Türkiye demek yüksek enflasyon ve faiz demektir. Yeniden eksi bakiyelerde Türkiye’nin bulunuyor olması demek.”

“30 MART SEÇİMİ BİR TÜRKİYE SEÇİMİDİR”

30 Mart seçimlerinin Türkiye seçimi olduğunun altını çizen Şahin, “30 Mart seçimlerine giderken, sadece belediye başkanlarımızı, il genel meclisi üyelerini seçmeyeceğiz, derken kastımız budur. Demek ki, bir belediye seçimi değil 30 Mart seçimi bir Türkiye seçimidir. Piyasalarda yabancı bankalar döviz topluyor. Merkez Bankası müdahale ediyor. Ama döviz daha da yükseliyor. Bu çarşı pazarı olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin karşılaştığı her sorunun çözümünü bu millet sağlamıştır. Şuanda içinden geçtiğimiz bu süreçte bize yaşatılmak istenilen sorunların çaresi 30 Mart’ta sandıktır. Milletimiz sadece belediye başkanlarını seçmek için değil Türkiye’nin yıllar sonra yakalamış olduğu siyasi ve ekonomik siyasi istikrarın devamı içinde sandık başına gidecektir. Biz 30 Mart akşamı sandıklar açıldığını Ak Parti olarak gücümüzü koruyan bir sonuçla çıkarsak, şuanda suni olarak ortaya konulan bu ekonomik kayıp ertesi gün telafi edilmeye çalışılır. Önümüzdeki seçim daha önceki seçimlerden büyük önem arz etmekte” diye konuştu.

Şahin daha sonra partisinin Eflani, Eskipazar, Safranbolu, Ovacık ve Yenice ilçe Belediye başkan adayları ile Yortan Belde Belediye Başkanını açıkladı.  

Demirtaş’a tazminat cezası

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde İzmir’de yaptığı hologramlı konuşma dış basında büyük ilgi gördü.

Başta Guardian, Bussiness Insider, Daily Mail ve Huffington Post olmak üzere birçok yayın organında yer bulan haber, The Atlantic dergisinin sitesinde en popüler ilk 10 haber arasında üçüncü oldu.

The Verge, The Atlantic, Huffington Post ve MSN‘in haber siteleri ise haberi, “Recep Tayyip Erdoğan: Orada olmayan başbakan”, “21’inci yüzyıl siyasetine hoş geldiniz”, “Türkiye başbakanı 3 metrelik hologram ile konuşma yaptı” ve “Türk başbakanı büyük etki yaratmayı biliyor” manşetleri ile verdi.

HAYALET Mİ? HAYIR TÜRKİYE’NİN BAŞBAKANI

Radikal.com.tr’nin haberine göre, İngiliz Guardian gazetesinin internet sitesinde günlük olayların soru-cevap şeklinde ele alındığı ‘Passnotes’ bölümünde, Erdoğan’ın hologram görüntüsüyle ilgili bir yazı yayınladı. Yazı şöyle:

İsim: Recep Tayyip Erdoğan

Yaş: 59

Görünüm: Kısa süreli, gelip geçici

Bir hayalet mi?: Hayır yaşıyor. Aslında, o Türkiye’nin başbakanı.

Öyleyse neden saklanıyor?: Hayır, sadece meşgul. Erdoğan geçen Pazar iktidardaki AKP ’nin toplantısına katılamayınca alternatif bir düzenleme yaptı.

Güvenilir bir temsilci mi yolladı?: Hayır kendisinin dev bir hologramını yolladı.

Uyduruyorsun: Hiç de değil. Erdoğan’ın yansıtılmış avatarı tezahürat yapan destekçilerine, “hain şebekelerin hazırladığı saldırıların gölgesinde bir seçime gidiyoruz” diye sesleniyordu.

Komik, bu tam bir hayaletin söylemesini bekleyebileceğin şifreli ve kafaya takılacak bir şey: Erdoğan’ın hükümeti şu anda hasar verici bir yolsuzluk skandalına saplanmış durumda. Üç bakanı istifa etti. Fakat Erdoğan bir devlet bankasının dahil olduğu suçların soruşturulması konusunda “dış ve iç karanlık grupları” ve devletin içindeki “paralel yapılanmayı” suçluyor.

Ne demek bu?: Basitçe kendisinin iktidar içindeki karanlık güçlerin kurbanı olduğunu söylüyor.

Dev bir hologram için bu biraz fazla. Tarihte bu tuhaf şeyi yapan ilk kişi o mu?: Politikacı olarak bile ilk değil. (Hindistan’ın) Gujarat eyaleti başbakanı Narendra Modi, 2012’deki seçim kampanyasında kendisinin nutuk çeken avatarını 53 farklı noktaya aynı anda ışınlamıştı. Bununla kendisini Guinness Rekorlar Kitabı’na kaydettirdi.

Kazandı mı?: Evet. Ve aynı yıl holografi bir kez daha kullanıldı. Merhum rapçi Tupac’ın görüntüsü, birlikte performans sergiledikleri Snoop Dogg’un yanına, sahneye yansıtıldı. Prens Charles bile bir keresinde Dünya Gelecek Enerji Zirvesi’nde sanal olarak görünmek için hologram kullandı.

Bu teknolojinin ürpertici olmayan bir uygulaması var mı?: Hayır, şimdiye kadar yok.

Nasıl çalışıyor?: Gayet basit: Üç boyutlu bir görüntü iki boyutlu olarak özel bir şeffaf folyoya yansıtılıyor. Sonuç gerçek bir hologram değil ama uzayda bir şekil yanılsaması oluşturuyor.

Anlayamadım?: Ben de. Başkasına sorabilir misin?

Bunu söyle: “Sizi burada görmek çok iyi başbakanım”

Ama bunu söyleme: “Elinizi sıkabilir miyim?”

76 milyon 667 bin 864

Türkiye nüfusu, 31 Aralık 2013 tarihi itibarıyla 76 milyon 667 bin 864 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 2013 yılında, bir önceki yıla göre 1 milyon 40 bin 480 kişi arttı. Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (38 milyon 473 bin 360 kişi), kadın nüfusun oranı ise yüzde 49,8 (38 milyon 194 bin 04 kişi) olarak gerçekleşti.

NÜFUS ARTIŞ ORANI YÜZDE 13.7

Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı, 2013 yılında yüzde 13,7 olarak gerçekleşti. Yıllık nüfus artış hızı 2012 yılında yüzde 12 iken, 2013 yılında yüzde 13,7’ye yükseldi.

İL VE İLÇE MERKEZLERİNDE YAŞAYANLARIN ORANI YÜZDE 91,3 OLDU

İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2012 yılında yüzde 77,3 iken, 14 ilde büyükşehir belediyesi kurulması ve büyükşehir statüsündeki 30 ilde, belde ve köylerin ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmasının önemli etkisiyle bu oran 2013 yılında yüzde 91,3 olarak gerçekleşti.

İSTANBUL’DA İKAMET EDEN NÜFUS BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 2,2 ARTIŞ GÖSTERDİ

Türkiye nüfusunun yüzde 18,5’inin ikamet ettiği İstanbul, 14 milyon 160 bin 467 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla takip eden iller; yüzde 6,6 ile (5 milyon 45 bin 83 kişi) Ankara, yüzde 5,3 ile (4 milyon 61 bin 074 kişi) İzmir, yüzde 3,6 ile (2 milyon 740 bin 970 kişi) Bursa ve yüzde 2,8 ile (2 milyon 158 bin 265 kişi) Antalya’dır. Bayburt ili ise 75 bin 620 kişi ile en az nüfusa sahip il oldu.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI YÜKSELDİ

Ülkemizde 2012 yılında 30,1 olan ortanca yaş, 2013 yılında önceki yıla göre artış göstererek 30,4 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 29,8 iken, kadınlarda 31 olarak gerçekleşti. Ortanca yaşın en yüksek olduğu iller sırasıyla Sinop (38,2), Balıkesir (37,7) ve Edirne (37,6) iken, en düşük olduğu iller ise sırasıyla Şırnak (18,7), Şanlıurfa (19) ve Ağrı (19,7).

ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ NÜFUS BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 1,6 ARTTI

Ülkemizde 15-64 yaş grubunda bulunan (çalışma çağındaki) nüfusun oranı 2012 yılına ( yüzde 67,6) göre 0,1 puan artarak yüzde 67,7 (51 milyon 926 bin 356 kişi) olarak gerçekleşti. Çocuk yaş grubundaki (0-14) nüfusun oranı ise yüzde 24,6’ya (18 milyon 849 bin 814 kişi) gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı da yüzde 7,7’ye (5 milyon 891 bin 694 kişi) yükseldi.

TÜRKİYE’DE KİLOMETREKAREYE DÜŞEN KİŞİ SAYISI ARTTI

Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2012 yılına göre 2 kişi artarak 100 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 725 kişi ile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ilimiz oldu. Bunu sırasıyla; 464 kişi ile Kocaeli, 338 kişi ile İzmir, 270 kişi ile Gaziantep ve 263 kişi ile Bursa illeri takip etti. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü bakımından ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 53, en küçük yüzölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 260 olarak gerçekleşti.

Devrim gibi karar!

Türkiye, son bir haftada peş peşe meydana gelen 2 trafik kazasıyla yasa boğuldu. 24 Ocak’ta Kayseri’de yaşanan kazada 21; 27 Ocak’ta Sivas’ta meydana gelen kazada ise 9 kişi yaşamını yitirdi. Her 2 kazada da otobüslerde yazlık ve dişleri erimiş “kabak” lastiklerin kullanıldığı saptandı. Yine her 2 kazada da çarpma sonrasında savrulan yolcuların bazıları otobüsün altında ezilerek can verdi.

İLK ÖNLEM KEMER

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü, Türkiye’yi yasa boğan kazaların ve can kayıplarının önüne geçmek için bazı radikal önlemleri gündemine aldı. Önlemlerden ilki tüm şehirlerarası otobüs yolcuları için emniyet kemeri takma zorunluğu getirilmesi. Ulaştırma Bakanlığı kaynakları, halen yalnızca şoför, host-hostes ve ön koltuklar için kemer zorunluğu bulunduğunu belirterek, tüm yolcular için kemer takma zorunluğuna geçişi öngörecek bir uygulama öncesinde bazı hazırlıkların yapılması gerektiğini vurguladı.

Kaynaklar, bu konuda teknik bazı çalışmalar yapıldığını belirterek, “Mevcut otobüs filosu incelendi. Otobüslerin hemen hemen tamamında tüm koltuklarda emniyet kemeri bulunuyor. Kemer takma zorunluğuna ilişkin bu çalışmalar tamamlandıktan sonra İçişleri Bakanlığı ile temas kurulacak. Tarafların anlaşması halinde Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne bir madde eklenebilir” dedi.

DİJİTAL TAKOGRAF DÖNEMİ

Otobüsler için ikinci kritik uygulama seyahat anında hız ölçümü yapan takograflarla ilgili olacak. Mevcut analog takograflara, dışardan müdahale edilebiliyor. Bu nedenle otobüsün yaptığı gerçek hızı tespit etmek çoğu zaman mümkün olmuyor. Analog yerine belli bir takvimde dijital ya da elektronik takograflara geçilecek. Böylece, dışardan müdahaleler engellenecek. Hız tespiti net olarak yapılabilecek. Bu konuda Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın çalışmaları devam ediyor.

KAPLAMA LASTİKLER İÇİN TOPLANTI

Ulaştırma Bakanlığı, son kazalarda bir kez daha öne çıkan “kaplama lastik” konusunda da Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’yla bir toplantı yapacak. Ulaştırma Bakanlığı kaynakları, toplantıda “kaplama lastikler”le ilgili uygulamada ortaya çıkan ihmal ya da eksiklerin tartışılacağını söyledi.

Sanayi Ürünleri Üretimi ve Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde geçen yıl başlattığı denetim kapsamında 50 ilde toplam 245 firmada inceleme yaptı. Bu firmalardan sadece 17’sinin Tip Onayı Belgesi’ne sahip olduğu, 141 firmanın belgesinin bulunmadığı, 19’unun yönetmelik dışı olduğu tespit edildi.

Reza Zarrab için flaş karar

Bakan çocuklarının da tutuklandığı 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Tutuklu işadamı Reza Zarrab’ın mal varlıkları üzerindeki tedbir kararı kaldırıldı.

İstanbul 29. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği üç sayfalık “mal varlıklarına el koyma kararının kaldırılması” kararında, tedbir kararının “hukuksuz” olduğu anlatıldı. Mahkeme, soruşturma dosyasında yer alan delillerle tedbir kararının uygulanamayacağını belirterek, MASAK’tan araştırma raporu alınmadığının altını çizdi. Bu kararla, 17 Aralık’tan sonra Zarrab’ın mal varlıkları üzerindeki “satılamaz” ve “devredilemez” kararı 42 gün sonra kaldırılmış oldu.

SAVCILIK İTİRAZ EDECEK

Taraf Gazetesi’nin haberine göre, soruşturmayı yürüten savcı Celal Kara ve beraberindeki savcılar bu karara itiraz edecek. Savcıların “itiraz” gerekçesinde, İranlı işadamı Babek Zencani’nin Gana’dan getirdiği ve İstanbul havalimanında 17 gün bekledikten sonra Dubai’ye giden 1.2 ton altın için Duru  Döviz’e 57 milyon TL ceza  kesilmesine dikkat çekileceği öğrenildi. Dilekçede, şüpheli Zarrab’ın rüşvet alış verişi kapsamında bir “suç örgütü” oluşturulduğunun vurgulanacağı öğrenildi.

MİLYON DOLARLARA TEDBİR KONMUŞTU

Zarrab’ın gözaltına alınmadan önce el konulan mal varlıkları arasında ‘Challenger 300’ tipi özel jeti, ‘El Ganador’ adlı İngiliz yarış atı ve operasyondan iki gün önce müzayededen aldığı bir milyon liralık Nazmi Ziya’nın ‘Kendi Evi’ konulu tablosu da vardı. 

‘Yetkim olsa hemen…’

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül İtalya’ya hareketinden önce basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Gül, 5 yıldır Ergenekon’dan tutuklu bulunan yüksek şeker, karaciğer ve kanser hastası Prof. Fatih Hilmioğlu’nun affedilmesiyle ilgili soruya cevap verdi.

Gül açıklamasının ardından sorulara da cevap verdi. Cumhurbaşkanı Gül şunları söyledi:

PROF. HİLMİOĞLU’NUN SAĞLIK DURUMU VE SON GELİNEN NOKTA

Defalarca söyledim ben. Halkımız şöyle zannediyor. Cumhurbaşkanı birisini arzu ederse cezaevindeki bir hastayı affedebilir. Böyle bir yetkim yok benim. Yetkim olsa hemen kullanırım. Hapishanelerde cezaevlerinde hasta olan yaşlı olanların adli tıpa savcılar vasıtasıyla başvurması gerekiyor: Adli Tıp’ın vereceği raporlar Adalet Bakanlığı aracılığı ile önüme geliyor. Ben bu durumlarda evet de diyebilirim hayır da diyebilir. Ancak bu prosedürler işlerse ben o zaman devreye girebiliyorum.

.DOLARIN YÜKSELİŞİ, MB’NİN KARARLARI VE ALINAN TEDBİRLER

Bu konuda Ali Bey’e sorsanız belki o bile bir şey söylemezdi. Türkiye dalgalı kur politikası içinde. Şüphesiz Türkiye makro ekonomik göstergelerinin gerçekçi seviyelerde olması ekonomi yönetimim en önemli görevlerinden biri. Yapılması gereken bir şey söz konusu olduğunda müdahalelerini yapıyorlar. MB bağımsızlığını Türkiye önemli bir reform olarak kabul etmiştir. MB’nin bağımlı olduğu dönemlerde ekonomiye güven zedeleniyordu.

YERELE SEÇİM VE SON SALDIRILAR

Seçim ortamına girilince herkesin konuşmalarına dikkat etmesi şarttır. Aslında bu her zaman şarttır.

Acı bir olay oldu maalesef. Üzüntülerimi bildirdim. Sorumlular olarak herkes daha dikkatli dil kullanırsa bu tip gerginlikleri önlemiş oluruz.

BAŞBAKAN’IN ÜSLUBUNU NASIL BULUYORSUNUZ?

Biraz önce tavsiyelerimde bulundum. Türkiye’nin ortamını normalleştirmek hepimizin görevidir. Ekonomideki oynamalar sokaktaki insana da en yetkili insana da zarar vermektedir. Sayın Başbakan iktidar partisinin başkanıdır. Görüşlerini açıklayacaktır bundan daha normal bir şey olmaz. Görüşlerini bildiklerini inandıklarını kamuoyuyla paylaşacaktır. Herkesin aslında bilmesi gereken Türkiye’de olağanüstü bir şeyin aslında olmadığı, Türkiye’nin normal yolunda gittiğidir. Türkiye’deki ekonomik gidişin iyi olduğunu dışarıya da göstermek hepimizin menfaatinedir.

O teklifi yasalaştıracağız!

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK Kanun Teklifi’ni, uzlaşma olmazsa yerel seçimler öncesi Meclis ara vermeden yasalaştıracaklarını bildirdi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa değişikliği konusunda siyasi partiler arasında bir uzlaşma olması durumunda ona uyacaklarını belirterek, “Eğer bir uzlaşma meydana gelmezse o zaman teklif, Meclis, seçim için ara vermeden önce Genel Kurul’da görüşülüp yasalaşacaktır” dedi.

Bozdağ, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde, gazetecilerin HSYK’nın yapısında değişiklik öngören teklif ile ilgili sorularını yanıtladı.

“Meclis, seçim için ara vermeden o teklifi yasalaştıracağız” diyen Bozdağ, teklifte değişiklikler olabileceğini söyledi. Bozdağ, “Bu arada bir uzlaşma olursa, ondan memnun oluruz. Uzlaşmaya uygun bir Anayasa değişikliği yapılabilir” dedi.

Bozdağ, “Partiler arasında o konuda bir görüşme oldu mu?” sorusuna, “Şu anda benim bildiğim bir görüşme yok” yanıtını verdi. “Genel Kurul’a ne zaman gelir?” sorusunu da Bozdağ, “Onun zamanını veremem” diye yanıtladı.

Önemli değişiklikler olabilir

Bekir Bozdağ, şöyle konuştu:

“Eğer bir uzlaşma olursa, uzlaşmaya uygun adım atılmasından yanayız. Eğer Anayasa’nın 159. maddesi üzerinde bir uzlaşma olmazsa, o zaman seçim için Parlamento ara vermeden önce bunun yasalaşmasını planlıyoruz. Tabi aynen yasalaşması olur mu? Bu, Genel Kurul’un kararına bağlı ama bazı değişikliklerin olacağını tahmin ediyorum. Önemli değişiklikler olabilir, bazı maddelerin çıkarılması sözkonusu olabilecektir. Anayasa değişikliği konusunda siyasi partiler arasında bir uzlaşma olursa biz ona uyacağız. Eğer bir uzlaşma meydana gelmezse o zaman teklif, Meclis, seçim için ara vermeden önce Genel Kurul’da görüşülüp yasalaşacaktır.”  

‘Cemaatin imamı’ iddiasına cevap

Adalet Akademisi Başkanı Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin’in Yargıtay’da bir davayla ilgili iddialara konu Yargıtay üyesinin kendisi olduğu yönündeki haberler nedeniyle açıklama yaptı.

Yargıtay Üyesi ve Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve meri mevzuat dışında bir otorite tanımadığını bildirdi.

Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in Yargıtay’da bir davayla ilgili iddialara konu Yargıtay üyesinin kendisi olduğu yönündeki haberler nedeniyle açıklama yaptı.

Adalet Akademi internet sitesindeki açıklamasında Yıldırım, uzun yıllar Adalet Bakanlığında tetkik hakimliği, Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı ve Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu, geçici bakanlar dahil 12 Adalet Bakanı ile çalıştığını belirtti.

Adalet Bakanlığı, Yargıtay ve Danıştayın stratejik planlarının hazırlanması ile 8. ve 9. Kalkınma Planları’nın çalışmalarında görev aldığını ifade eden Yıldırım, AB sürecinde 2009’da hazırlanan Yargı Reformu Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın, başkanlığını yaptığı komisyonca hazırlandığını anlattı.

Hüseyin Yıldırım, 18 Ocak 2010’da Yargıtay üyesi seçildiğini, 6 Aralık 2010’da ise Bakanlar Kurulunca Türkiye Adalet Akademisi Başkanı olarak görevlendirildiğini bildirerek, şunları kaydetti:

“Bu görevi 3 yıldan fazladır başarıyla yerine getirmekteyim. Kişisel ve resmi bütün çalışmaları ile ulusal ve uluslararası hukuk ve adalet alanındaki kamuoyunun önünde bulunan birisi olarak; hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve meri mevzuat dışında bir otorite tanımamaktayım. Özgürlükçü demokrasinin geliştirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi evrensel hukuk kuralları dışında bir referansım bulunmamaktadır.”

Bugün bir gazete yer alan haberin “tamamen hayal mahsulü, üretilmiş bir iftira” olduğunu ifade eden Yıldırım, konuyla ilgili yasal yollara başvuracağını bildirdi.  

Fener stoperleriyle coştu

Lider Fenerbahçe 1-0 geriye düştüğü maçı Alves ve Egemen’in golleriyle kazandı. Spor Toto Süper Lig’de haftanın son maçında lider Fenerbahçe, Torku Konyaspor’u 2-1 yenerek en yakın takipçisi Galatasaray ile arasındaki puan farkını 10’a çıkardı.

Karşılamada Torku Konyaspor 21 dakikada Djalma’nın attığı golle 1-0 öne geçti. Bu golle sarı-lacivertli ekip 44. dakikada Alves ile cevap verdi. 1-1 81. dakikada ise bir başka savunma oyuncusu Egemen Korkmaz sahneye çıktı. Egemen attığı gol ile takımı 2-1 öne geçirdi. Karşılaşma bu skorla sona erdi.

Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 44’e çıkarırken Torku Konyaspor 20 puanda kaldı.