Archives Haziran 2015

Saray’dan önemli açıklamalar

İşte gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kalın’ın sözlerinden satır başları:

IŞİD’LE MÜCADELE

Bu terör örgütünün mutlaka ortadan kaldırılması, şüphesiz bölge ülkeleri, istikrarı için büyük önem arz ediyor. Esed rejimi var olmaya devam ettiği sürece, DAEŞ gibi terör örgütleri Suriye’de kendilerine yer bulmaya devam edecekler. Bir takım kirli ilişkilerin de ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz. Suriye, DAEŞ’i, Suriye muhalefeti ve Suriye ordusu için kullanmaktadır. Bunun bir çok örneğini geçtiğimiz aylar içinde gördük. DAEŞ ile mücadele adı altında, Suriye’nin kuzeyinde fiili durumlar yaratılması, demografik dengeyle oynanması konusundaki hadiseleri de kabul etmemiz mümkün değil.

Bizim baştan beri söylediğimiz güvenli bölge oluşturulması tavrımız da aynen devam etmektedir. Son günlerde yaşanan hadiseler de bu konudaki tutumumuzun ne kadar haklı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu konuyu uluslararası kurum ve kuruluşlarla istişare etmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz kısa süre zarfında dışişleri bakanlığımız aracılığıyla, BM, ABD Fransa Çin Malezya AB NATO ile bu konularda istişareler yapılmış, kendilerine aktarılmıştır.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA YAŞANANLAR

Son günlerde gündemimize gelen Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk bölgesinde yaşanan hadiselerle ilgili, ramazan ayı münasebetiyle bir takım kısıtlamalar gidildiği, oruç tutanlara müdahale edildiği şeklinde bir takım haberlerin geldiği malumdur. Bu sabah itibariyle, dışişleri bakanlığımız büyükelçiyi davet ederek bu konudaki endişelerimizi kendilerine iletmiştir. Biz toprak bütünlüğüne, huzur ve güvenliğine önem atfettiğimiz çin halk cumhuriyetinden gelen bu tür haberler konusunda endişeli olduğumuzu bir defa daha ifade etmek istiyoruz.

Bu çerçevede Çinli yetkililerinde de gerekli olumlu adımları atacağını ümit ediyor, bu adımları en kısa sürede bekliyoruz.

SARAY’IN SANAL TUR UYGULAMASI

Cumhurbaşkanlığı külliyesiyle ilgili bir iki noktayı paylaşmak istiyorum. Çalışmalarını ocak ayından itibaren bu külliyede yürütülmektedir. Onlarca devlet töreni kutlama yemekler kabuller yapıldı. Bu süre zarfında da binlerce vatandaşımız cumhurbaşkanlığı külliyesini çeşitli vesilelerle ziyaret ettiler. Burası milletin evi olarak kuruldu. Şimdi bu bağlamda bildiğiniz gibi bir cumhurbaşkanlığının içini sanal olarak gezmeyle ilgili uygulama başlatıldı. Dün olağanüstü bir ilgiyle karşılaştık. Bunlar umarım birkaç aydır özellikle burasıyla ilgili yaratılmak istenen bir takım mitolojik hikayelerin gerçek olmadığını gösterecektir. Burada ne tür çalışmalarının yapıldığı, ne tür kültürel faaliyetlerdir vs, bunlarla ilgili de bir yeni bir bilgi kaynağı sağlamış olacaktır sizlere.
Bir diğer önemli adımımız, bu Cuma günü külliyenin içinde bulunan caminin açılışı olacaktır. Sayın cumhurbaşkanımızın katılımıyla bu açılışı gerçekleştireceğiz. Birkaç aylık süre içinde de caminin hemen yanında bulunan çok amaçlı toplantı salonları tamamlanarak, toplantı merkezimiz yine kamunun hizmetine sunulacaktır.

Böylece cumhurbaşkanlığı külliyesi milletimizin hizmetinde olmaya devam edecektir.  Bir de cumhurbaşkanlığı kütüphanesi çalışmaları var. İnşallah onun da çalışmalarını başlatıp, önce Ankara’ya sonra bütün ülkemize hizmet edecek şekilde hazır hale getireceğiz. Bu çerçevede de cumhurbaşkanlığı külliyesiyle ilgili gündeme getirilen iddiaların asılsız olduğunu göreceğiz. Bu iddiaların gerçek olmadığı, niyetlerinin ne olduğu da ortaya kondu. Umarız bundan sonra bu tür çocukça açıklamalarla, iddialarla ortaya çıkıp kendilerini daha fazla mahcup etmezler. Cumhurbaşkanının makamı olarak inşa edilen külliye, inşallah milletimize güzel bir eser olarak hizmet etmeye devam edecektir.

SORU&CEVAP

Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı seçilmeden hükümeti kurma görevi verme gibi bir niyetim yok demişti. Meclis Başkanı seçildikten sonra başkanlık divanı oluşturulma süreci var. başkanlık divanının kurulmasını mı bekleyecek?

Basında da spekülasyonlar yapıldı. Bu konuda, insan bazen bu tür haberlerin nasıl yapıldığını merak ediyor. Tamamen spekülasyonlara dayalı belki de yönlendirme amaçlı bilemiyoruz, bu tür haberler yapılınca biz gerçekten üzülüyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızın, meclis başkanı seçilmeden önce hükümet kurma görevi verme gibi niyeti olmadığını açıkladı.

Divan başkanlığı kurulacak bu önümüzdeki süreç içinde, cumhurbaşkanımız hükümeti kurma görevini parti genel başkanına, bir milletvekili olarak geçiyor biliyorsunuz, bu görevi verecek. Kendisinin de ifade ettiği gibi anayasanın çizdiği çerçevede bütün süreç takip edilecek. Cumhurbaşkanı olarak cumhurbaşkanımızın görev, 45 günlük süreci yönetmesi olacak.

Sınırda yaşananlarla ilgili bir sorum olacak. Tüm seçeneklerin masada olduğu konuşuluyor. Sınır ötesi operasyon ne kadar olası? Türkiye’nin güvenli bölge talebi var. Dün ABD’den dışişleri sözcüsünden bir açıklama geldi. Tüm bunlara rağmen Türkiye tek taraflı bir adım atar mı?

Suriye konusunda, baştan beri uluslararası toplumla hareket edeceğimizi ifade ettik. Güvenli bölge, uçuşa yasak bölge gibi girişimlerimiz bu ilkeden hareketle yapılmıştır. Son gelişmeler bizim sınırımızı güvenlik noktasında zorlamaya başlamış durumdadır. Bu konuda temaslarımızı devam ettireceğiz. Fakat aynı zamanda biz kendi sınırımızda almamız gereken ne tür tedbirler varsa bunları da detaylandırıp bu tedbirler de elbette alınacaktır. Bu çerçevede zaman zaman yapılan açıklamalar oluyor. Bir iki hafta içerisinde, Telabyad ve Kobani’deki saldırılarla ilgili olarak Türkiye’yi DAEŞ ile aynı çerçevede göstermeye çalışan girişimler oldu.

Türkiye’nin DAEŞ terör örgütüyle hiçbir ilişkisi yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Burada bizim sınırımızı güvence altına almak için tedbirler, Türkiye savaşa giriyor gibi başlıklarla yorumlamak da sağlıklı değil. Bir ülkenin tedbir alması onun en asli görevidir. Bizim sınır boyu yapacağımız bu güvenlik tedbirleri tamamen bizim kendi vatandaşlarımızı ve sınır güvenliğimizi sağlamaya yöneliktir.

Uluslararası toplumun öngörüsüzlüğü maalesef çok daha vahim şekilde ilerlemesine neden olmasına devam ediyor. Biz gerekli uyarıları yapmaya devam edeceğiz.

Son dönemde biliyorsunuz PYD lideri Salim Müslim ile açıklamalar geldi. Bölgede bir koridor çalışması olduğunu dile getiriliyor. PYD ile resmi yada gayri resmi görüşme  yapıldı mı?

Şu aşamada resmi bir temasımız söz konusu değil. Salim Müslim’in Kobani’ye gelenler Türkiye’den geldi açıklamaları gibi, orda da bir kargaşa olduğu anlaşılıyor. O tür imalar bile bir kere kabul edilemez iddialardır, suçlamalardır. Bunları reddediyoruz. Türkiye’ye yönelik bu tür yorumların hiçbir gerçekliği yoktur. Kobani’de olaylar gerçekleştiği zaman üç gün içinde 190 bin Kobaniliyi bu ülkeye alan yine Türkiye’dir.

“ATEŞ İLE OYNADIKLARININ FARKINDA OLMALILAR”

Kamplara bakın hangi insanların kabul edildiğine bakın, mağdur ve mazlum olan insanlara bu ülkenin kapıları açıktır. Fakat burada Türkiye’yi şaibe altında bırakmayı amaçlayan kampanyaları da şiddetle kınadığımızı ifade etmek isteriz. Bu kampanyayı yürütenler ateşle oynadıklarının farkında olmalılar. Türkiye’deki barışı bozmaya çalışanlar nasıl bir oyunun içinde olduklarını görmek zorundadırlar.

Sınır güvenliği için bazı tedbirlerin alınabileceğini ifade ettiniz. Bugün bazı muhalefet Türkiye’nin tek taraflı adım atması halinde işgalci konumuna geleceği şeklinde. Böyle bir durum olursa nasıl yasal bir dayanak gösterecek?

Sınır güvenliğimizi sağlamak amacıyla bu sağlandığı zaman bu her zaman hukuk içinde yapılmıştır, yapılmaya devam edecektir.

Tampon bölge konusunda Lübnan modeli olabileceği belirtiliyor. Böyle bir düşünce var mı?

Yok, bunlar spekülasyon. Biz hiçbir zaman tampon bölge demedik. Biz güvenli bölge ve uçuşa yasaklı bölge oluşturulmasını söyledik.

Suriye rejiminin DAEŞ’i kullandığını söylediniz. Sizin elinizde belge somut kanıt var mıdır?

Bu konuda basına yansıyan epey şeyler oldu. Bunu farklı kaynaklardan teyit etmek mümkün. Baştan beri DAEŞ’i  kullandı, kullanmaya devam ediyor. Irak sınırına kadar o bölgede nasıl alan hakimiyeti sağladığına bakarsanız onu çok net şekilde görürsünüz.

Egemen Bağış’ın danışman olarak atanacağı şeklinde haberler var. Bu haberler doğru mudur?

Egemen Bağış Bey ile ilgili bu haberler doğru değildir. Kendisine baş danışman atamak Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirindedir. Şu anda bir atama söz konusu değil. Önümüzdeki günlerde yapılabilecek atamadır.

Yunanistan da ekonomik kriziyle mücadele ediyor. Acaba Yunanistan’a ekonomik destek olabilir mi? Buna yönelik bir talep geldi mi?

Dün Dışişleri Bakanı bir görüşme yaptı. Bizim önümüze düşen bir şey olursa, biz Yunanistan’a her tür yardımı yapmaya hazırız.  Ama bu borç verilmesiyle ilgili bize ulaşan talep söz konusu değil.  Ama Yunanistan’ın geçirdiği bu zor dönemde Türkiye her türlü yardımı yapmak için hazırdır. Komşumuzun istikrarını sağlanması bizim için önem arz etmektedir. Umarım Yunan halkı da bu sıkıntılı günlerden en kısa zamanda kurtulur.

 

 

Erzurum’da trafik kazası: 11 yaralı

Suriye uyruklu Şerif Osman’ın (41) kullandığı 65 SAA 035 plakalı otomobil, Horasan-Eleşkirt karayolu Sac Dağı mevkisinde, İranlı Habib Aslanzada (33) yönetimdeki yabancı plakalı TIR ile çarpıştı.

KAZA YERİNDEN İLK KARELER

 

Kazada, sürücüler ile otomobildeki Suriye uyruklu Nazlı (40) ve Yeter Nebo (55), Hadi (12), Halit (12) ve Lema Osman (6), Sadiye Esmuz (5), Ziya (7), Halide (5) ve Hava Esman (3) yaralandı.

Erzurum ve Ağrı’dan gelen 112 acil servis ekiplerince Horasan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan 9’u, müdahalenin ardından ambulans helikopter ve ambulanslarla Erzurum’a sevk edildi.

Davutoğlu’ndan çocuk evine sürpriz ziyaret

Başbakan Davutoğlu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın evsahipliğinde Milli Güvenlik Kurulu üyeleriyle gerçekleştirilen iftar yemeğinden sonra çocuk evine sürpriz bir ziyaret yaparak Sare Davutoğlu’na eşlik etti. Sare Davutoğlu, çocuklarla tek tek tokalaşarak isimlerini öğrendi.

Çocuklar, Başbakan Davutoğlu’nun gelişini heyecanla karşıladı. Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, daha sonra, çocuklarla sohbet etti. Çocuklardan biri kendi yazdığı şiiri Başbakan Davutoğlu’na hediye etti. Çocuklara hangi oyunları bildiklerini soran Davutoğlu, bunun üzerine çocuklardan ‘kızma birader’ cevabını aldı. Eşi Sare Davutoğlu da bu sözler üzerine “Ahmet Amcan da güzel kızma birader oynar ama çok kızdırır” dedi.

“ŞİMDİ BİR HÜKÜMET KURACAĞIZ”

Çocukların “Hocam işleriniz nasıl gidiyor” şeklindeki sorusuna ise Başbakan Davutoğlu, “Fena değil ya. Şimdi bir hükümet kuracağız işte. Sizinki kadar zor iş değil bizimki, kolay. Hükümet kuruyoruz, hükümet yönetiyoruz” cevabını verdi.

Çocukların Başbakan Davutoğlu’na ‘neler yaptığını’ sorması üzerine Davutoğlu, “Fena değil ya, hükümet kuracağız işte. Sizin ki kadar zor değil. Hükümet kuruyoruz, yönetiyoruz” diye konuştu.
Çocuklarla satranç oynayan Davutoğlu, ardından çocuklar için kitap imzaladı. Ziyarette Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da hazır bulundu.

Mayın döşeyip hendek kazıyorlar

GAZİANTEP’e bağlı Karkamış ilçesinin karşısındaki Cerablus’u elinde tutan IŞİD militanları, kırmızı bir kamyonetle Karkamış Sınır Kapısı’nın yaklaşık 20 metre yakınına geldi. İlk olarak yer tespiti yapan 3’ü kadın 7 kişilik grup, daha sonra sınır hattında nöbet tutan askerlerin önünde belirledikleri yerlere mayın döşedi. IŞİD militanları, toprağı da kazarak mayınların üzerini kapattı. IŞİD militanları, sınırdan biraz daha uzak bir bölgede de iş makineleriyle hendekler kazarken görüntülendi.

‘IŞİD’İN FAALİYETLERİ KÜRTLERE SAHA AÇIYOR’

El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra Cephesi’nin ve Suriyeli muhalif grupların oluşturduğu Ortak Operasyon Odası’nın (Gurfet el Ameliyye) eski komutanı Mahmut Hasan da IŞİD’in Türkiye sınırına yakın bölgede kontrolü altında tuttuğu tüm köylerin etrafına 4 metre derinliğinde ve 2.5 metre genişliğinde hendekler kazdığını söyledi. El Cezire Türk’ün haberine göre Hasan, “Türkiye yönünden gelecek herhangi bir saldırı için önlem alıyorlar. Son günlerde Türkiye’nin müdahale ihtimali konuşuluyor. IŞİD karadan gelecek bir saldırıya karşı kendisini emniyete almaya çalışıyor” dedi. IŞİD’e karşı savaşan El Baz Tugayları’nın komutanlığını yürüten Hasan, IŞİD’in hendek kazdığı köyler arasında Şuveyrin, Dabık, Rail, Çobanbey, İrşaf ve Toybuk’un bulunduğunu ifade etti. IŞİD’in faaliyetlerinin Kürtlere saha açtığını savunan muhalif komutan, Haseke ve Rakka çevresini Kürtlerin kontrolüne vermek üzere bir plan olduğunu iddia ederek, “Başta Türkiye olmak üzere Suriye halkının dostu olan ülkeler bu kirli projeye engel olmak zorunda” diye konuştu.

PYD SALDIRILARINA  KARŞI DA HAZIRLIK

Cerablus’un çevresinde kazılan hendeklerin Türkiye’den gelebilecek bir operasyona karşı olduğu kadar PKK’nın Suriye kolu PYD’nin bölgeye taarruz ihtimaline karşı da hazırlandığı yorumları yapılıyor. Cerablus, IŞİD güçlerini Tel Abyad’dan çıkaran PYD’nin yeni hedefi.

Bu arada Karkamış ilçesindeki kapatılan sınır kapısı ile hemen karşısındaki Suriye’nin Cerablus ilçesinde Türk bayrağı ile IŞİD bayrağı 30 metre mesafede dalgalanıyor. Bayrakların yakınlığı görenleri şaşırtırken, sınır hattında güvenlik önlemleri ise en üst seviyede tutuluyor.

Karkamış’ın hemen karşısında bulunan Halep kentine bağlı 17 bin nüfuslu Cerablus ilçesi, iç karışıklığın ardından 2012 yılında muhalif güçlerin eline, 2014 yılının ilk günlerinde ise IŞİD denetimine geçti. IŞİD denetimine geçmesinin ardından Türkiye, güvenlik gerekçesiyle Karkamış Sınır Kapısı’nı kapattı.                         


 

 

Meclis Başkanlığı seçiminde ilk iki tur bugün

AK Partili İsmet Yılmaz ile CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın girdiği yarışta ilk iki turda sonuç beklenmiyor. Yarın yapılacak üçüncü turda ise 276 oy aranacak. İkinci turdan sonra adaylardan birinin çekilmemesi halinde üçüncü turda da sonuç alınamayabilir. Dördüncü turda ise en yüksek oyu alan iki aday yarışacak ve en fazla oyu alan seçilecek.

Partilerin Meclis Başkanlığı için taktik savaşını yarınki turlarda yapması bekleniyor. Teknik olarak Ak Parti’nin 60’a yakın milletvekilini üçüncü turda HDP’li Dengir Mir Mehmet Fırat’a yönlendirip CHP’li Deniz Baykal’ı dördüncü turda safdışı bırakma olanağı bulunuyor. Bu durumda son tura AK Parti ve HDP’li aday kalacağından ve MHP’liler Fırat’a oy vermeyeceğinden Yılmaz’ın kazanma şansı olabilecek.

CHP: YILMAZ İSTİFA ETMELİ

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise AK Parti’nin adayı Yılmaz’ın bugünkü turlardan önce bakanlıktan istifasının gerektiğini savundu. Gök, bu iddiasını, anayasa ve TBMM İç Tüzüğü’nde yazılı olmasa da, kuvvetler ayrılığı ilkesine göre ‘siyasi etik ve demokratik teamüllere’ dayandırdı.

EN YAŞLI ÜYE DEĞİL, EN ERKEN DOĞMUŞ ÜYE

En yaşlı üye sıfatıyla geçici Meclis başkanlığı görevini yürüten Baykal, dün Antalya’da yaptığı basın toplantısında kendisinden bahsederken ‘En yaşlı’ değil ‘En erken doğmuş üye’ ifadesini kullandı. Bu ifade gazeteciler arasında gülüşmelere neden oldu. Yasanın kendisine verdiği bu görevi onur olarak gördüğünü aktaran Baykal, Meclis toplantısında gündemin başkanlık seçimi olacağını ve kendisinin de bir aday olarak oy isteyeceğini kaydetti.

Baykal, “Bu çok sık görülen bir tablo değil. Hem geçici başkan hem aday olma tablosu bazı soruların doğmasına neden oldu. Bu sorular bana da yöneltildi. ‘Ben bunu incelettireceğim, hukuki bir çalışma yaptıracağım. İncelemeler sonunda da alacağım kararları da açıklayacağım’ dedim. Şimdi burada o kararı açıklamak için bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

MUHALEFET ‘SON İKİ TUR’DA İTTİFAKI KONUŞTU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün HDP’nin TBMM Başkan adayı Mersin Milletvekilli Mir Dengir Fırat ile MHP’nin TBMM Başkan adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ağırladı. Kılıçdaroğlu’nun Fırat ve İhsanoğlu’yla yaptığı görüşmelerde “Son iki turda muhalefet partilerinin olası ittifakı” değerlendirmeleri öne çıktı.

Edinilen bilgilere göre Fırat ve İhsanoğlu, Kılıçdaroğlu ile CHP’nin adayı Deniz Baykal’ı da işaret ederek, “Son iki tura kalana olası destek” seçeneği ele alındı. Tarafların, “Türkiye’nin yeni bir başlagınca ihtiyacı olduğu; demokratik kurum ve kuruluşlarının restorasyonu için meclis başkanının AK Parti dışındaki bir partiden olması gerektiği” konusunda uzlaştığı öne sürülüyor. Kılıçdaroğlu’nun da CHP, MHP ve HDP’nin adaylarından son iki tura önde girecek ismine diğer partilerin destek vermesinin önemine ve bu desteğin mümkün olabileceğine vurgu yaptığı öğrenildi. Ekmeleddin İhsanoğlu da Kılıçdaroğlu görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Dört kişiden kim olursa olsun hepsi bu Meclis’i çok büyük dirayetle, kabiliyetle, tecrübeyle yönetecek insanlardır” dedi.  ANKARA

 

Gezi’ye verdiği kalbine yenildi

GEZİ eylemleri sırasında İstanbul Beşiktaş’taki Dolmabahçe Camisi’ndeki yaralılara yardım eden doktorlardan Yrd. Doç. Dr. Kaan Özdedeli (40), cumartesi gecesi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Dr. Kaan Özdedeli’nin cenazesi, pazar günü İzmir Narlıdere Şehitlik Camisi’nde öğlen kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Renkli ve entelektüel kişiliğiyle tanınan Dr. Özdedeli’nin ardından arkadaşları ve onu tanıyanlar sosyal medya üzerinden üzüntülerini dile getirdi.

‘BİZİM ÇOCUKLARIN YANINDA’

Twitter’dan Kaan Özdereli için “Paranın değil, halkın doktoru”, “Gezi’nin can doktoru #KaanÖzdedeli bizim çocukların yanına gitmiş… Kalbimizde çok güzel ve tarifsiz bir izin var. Güle güle doktor”, “Tanımadan çok sevdik gezi doktorunu, kalbi dayanmadı bu dünyaya.. Mesleğin onuru, ışıklar içinde uyu” mesajları paylaşıldı.

İzmir Bornova Anadolu Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Özdedeli, Trakya Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisiydi. Prof. Dr. Emin Özdedeli’nin de oğluydu. Bornova Anadolu Lisesi’nden bir dönem arkadaşı, Özdedeli’nin ardından şunları söyledi: “O dönemde çok aktif olarak camide bulunan doktorlardan biriydi. Entelektüeldi. Müzikle iç içeydi. Güler yüzlüydü. Ekşi Sözlük’te onunla ilgili ilginç tanımlardan biri de shakuhachi, bansuri ve ney’i makamlı, notalı çalan tek isim olmasıyla ilgilidir.”

100 kilosunun 65’i kalbidir

DR. Özdedeli için ekşisözlük’te daha önce paylaşılan bazı yorumlar:
 “Gitar ve flüt çalar, ince ruhlu, Godfather hayranı, kızıl saçlarıyla kızlarımızın baygın olduğu sürekli ‘cool man’ modundaki iyi bir ürolojik cerrahtır.”
 “Bir ‘ürologdan’, bir ‘ruhani kişilikten’, bir ‘arkadaştan’ fazlasıdır Kaan.”

SANATKÂR DOKTOR

 “Beş dakika içerisinde prostat rezeksiyonundan ‘rebab’ın musikideki yerine, Charlie Parker’dan etkilenen yeniyetme bebopçulardan Ginger Baker’ın aksak ritmine akan muhabbeti ve hemen hepsinin Bill Evans’ın ‘Alone’ adlı -şahane ötesi şahane- albümüyle sonlanan gecelerde hassstası olduğumuz adamdır. İyi hekim, iyi cerrah, iyi ‘abi’dir Kaan; 100 küsur kilosunun 65’i kalbidir. Gel gelelim hekimliğiyle değil de ince ruhu, sevimli sakallarıyla bilinmek bu işin fıtratında var. Unutmadan, Türkiye’de kültürlerarası ‘confluence’ (birleşme) olarak da tanımlayabileceğimiz shakuhachi, bansuri ve ney’i makamlı, notalı, ‘farkında’ çalabilen belki de tek sanatkârdır.”

Dr. Özdedeli, 2013’teki Gezi eylemlerinde Dolmabahçe’deki Bezmialem Valide Sultan Camisi’nde yaralılar için gösterdiği çabayla hatırlanıyordu.

 

Özbizerdik’in dövdüğü M.Ç’ye çağrılı koruma tahsis edildi

Emniyet yaptığı değerlendirmenin ardından M.Ç’ye ‘çağrılı koruma’ tahsis etti. M.Ç., tehdit altında olduğunu fark ettiği anda emniyetten kendisine verilen telefon numaralarını arayarak kısa sürede polisin olay yerine gelmesini sağlayacak.

Onur Özbizerdik, Etiler’de tartıştığı grubun üzerine ateş açmış ve kaçmıştı. Şişli’de başkası adına tutulmuş odada kalan Onur Özbizerdik polis tarafından yakalanmış, çıkarıldığı adliyede serbest kalmıştı. Serbest kaldığı gün hostes sevgilisi M.Ç’yi Nişantaşı’nda bulmuş, sevgilisinin ayrılmak isteğine şiddetle karşı çıkmıştı. Otomobiline aldığı M.Ç’yi ayakkabı topuğu ve tekmelerle hastanelik eden Özbizerdik, yeniden aranmaya başlanmıştı. M.Ç, hastanedeki tedavisinin ardından emniyette ifade vererek Özbizerdik’ten şikayetçi olmuştu.

3 SAAT DAYAK YEMİŞTİ

Onur Özbizerdik’in kendisini ölümle tehdit ettiğini söyleyerek İstanbul Emniyeti’ne başvuran M.Ç’nin başvurusu yapılan değerlendirmenin ardından ‘çağırmalı koruma’ olarak kabul edildi. M.Ç’ye oturduğu yerdeki emniyete ait numaralar verildi. Olası bir yakın tehdit durumunda emniyetin verdiği numaraları arayarak olay yerine kısa sürede polisin gelmesini sağlaması istendi. M.Ç, emniyette verdiği ifadede, Özbizerdik’in adliyeden serbest kaldıktan sonra Nişantaşı’nda kendisini bulduğunu, şoförünün yardımıyla zorla aracına bindirdiğini ve 3 saat boyunca ayakkabı topuğu ve yumrukla dayak yediğini söylemişti. 

VURUP SERBEST KALIYOR

Onur Özbizerdik, amcası Gencay Çakıcı’yı öldürmeye azmettirmekten tutuklandı. Etiler’de cinayetle sonuçlanan çatışmaya karıştı. Koruması öldü iki kişi yaralandı.  Romanya’ya kaçtı. Yakalandı 3 ay sonra tahliye oldu. Şişli’de bir işadamını öldürmekten Hasan Heybetli ile birlikte yargılandı. Hasan Heybetli ceza alırken, o beraat etti. 5 Kasım 2014’te tahliye oldu. Ertesi gün Sarıyer’de bir eğlence mekânına kendisini almayan güvenlik görevlisini bacağından vurup kaçtı. 1 ay sonra teslim oldu, serbest bırakıldı. Tarabya’da kendisine bakarak tespih salladığını iddia ettiği 17 yaşındaki bir genci vurup kaçtı. Bir süre sonra yine savcılığa giden Özbizerdik ifadesi alındıktan sonra yine serbest bırakıldı. Özbizerdik 1 ay önce Etiler’de bir restoranda yer bulamadığı gerekçesiyle rastgele ateş açtı yine kaçtı. Yakalandı, serbest bırakıldı.

 


 

 

 

Meclis’i yöneteceğim oy atmayacağım

ANTALYA Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan TBMM Geçici Başkanı ve başkan adayı Deniz Baykal, 7 Haziran seçimlerinden sonra siyasal hareketlenmenin giderek hızlandığını söyledi. ‘En yaşlı üye’ sıfatıyla geçici başkanlık görevini üstlendiğini aktaran Baykal, ‘en yaşlı üye’ tanımlamasını ‘Seçilmiş milletvekilleri arasında en erken doğmuş üye’ diye ifade etmeyi tercih ederken, üstlendiği bu görevi bir onur olarak gördüğünü dile getirdi. Meclis’te seçimlerin yapılacağı oturumları da geçici başkan olarak yöneteceğini kaydeden Baykal, şunları söyledi:

“Ben de hem adayım hem geçici başkanım hem de milletvekili olarak TBMM Başkanlık seçimine bir aday olarak bugünkü toplantıda ben de oy isteyeceğim. Bu çok sık görülen bir tablo değil. Konunun iki boyutu var. Aday olan geçici başkanın oturumu yönetmemesi konusu, öbürü de aday olan geçici başkanın seçimde milletvekili sıfatıyla oy kullanıp kullanmaması. Geçici başkanların kalıcı başkanlığa aday olması durumu çok sık rastlanan bir durum değil.” Hem Meclis içinden hem de dışardan yaptırdığı hukuki inceleme sonucunda TBMM’de eski İstanbul Milletvekili ve Devlet Bakanı Süleyman Arif Emre’nin böyle bir girişimiyle karşılaştıklarını aktaran Baykal, Emre’nin geçici başkan olduğu Meclis’te başkan adayı olduğunu ve oturumu da onun yönettiğini söyledi.

OTURUMU YÖNETECEK

Uygulama olarak geçici başkan olan bir başkan adayının oturumu yönettiğine dair örnek bulunmasına rağmen yasa ve iç tüzükte durumu aydınlatacak bir düzenleme bulunmadığını aktaran Baykal şöyle devam etti:
“Oturumu aday olan geçici başkanın yönetebileceği hususunda hiçbir tartışma işareti gözükmüyor. Geçici olarak görevlendirilen başkanın oy kullanmayacağına ilişkin herhangi bir ifade yoktur. Pekala geçici başkan görevi başkan vekiline devreder, iner ve aşağıdan oyunu kullanır. Buna engel bir durum da yoktur. Meclisi yöneteceğim ama turlar sırasında oy kullanmayacağım.” 

O OYUN PEŞİNDE DEĞİLİM

Başkanın belirleneceği oturumu yönetmenin kendisinde yarattığı mutluluk duygusu ve onurunu kullanmayacağı bir oy karşılığında feda etmeye niyeti olmadığını dile getiren Baykal, “Bu bir oydan çok daha fazlasıdır” dedi. Baykal, seçimleri 1 oyla kaybetmesi halinde ise hissedeceği duyguları “Olabilir hiç önemli değil. ‘Helal olsun’ diyorum. Hiçbir şekilde bu konuda gözüm arkada değil. O oyun peşinde değilim” diye anlattı. Baykal, Ak Parti’nin meclis başkanı adayı Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a ilişkin bir istifa sürecinin yaşanıp yaşanmaması gerektiğine ilişkin sorusu üzerine buna ilişkin yasalarda ve hukukta bir düzenleme olmadığını söyledi. 

KOALİSYON AYRI

Deniz Baykal, kendisinin adaylığının oluşturulacak olası koalisyonla ilişkilendirilmesine ilişkin değerlendirmelere ise net bir şekilde “Hayır” yanıtını verdi. Baykal, “Hükümetle ilgili hiçbir somut ilerleme yoktur. Peşrev çalışmaları yapılmaktadır. Esasa yönelik hiçbir çalışma yoktur” dedi.

TEZGÂHA ÇOK ŞAŞIRIRIM

Baykal, AK Parti içinden 60 milletvekilinin HDP adayı Dengir Mir Mehmet Fırat’a destek vererek son iki tura AK Parti adayı Yılmaz ve Fırat’ı bırakacağına yönelik iddialara ise “7 Haziran’dan sonra siyaset yeni bir noktaya geldi. Kurnazlıklar, oyunlar, tuzaklar prim yapmıyor. İtibar görmüyor. Arkadan dolanma, oyun, tezgâh. Bunlar artık yok. Böyle bir şey beklemiyorum. Çok şaşırırım. Öyle bir yaklaşımın siyasi şartlarını hiç görmedim” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANLIĞI YOLU

Deniz Baykal, meclis başkanlığının 2019’da olası cumhurbaşkanlığı adaylığının ön hazırlığı olup olmadığına ilişkin bir soruya ise “Onu bırakalım bir tarafa. Böyle bir şey mümkün değil” diye karşılık verdi 


 

Saatler bugün 1 saniye duracak

Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, düzenlemeyi şöyle anlattı: “Saniye sıçraması işlemi, saatlerin bir saniyeliğine yerinde sayması ile yapılır. Böylece 60 saniye, 1 saniye ekleme ile 61 saniyeye sıçrayacak. Saniye sıçraması ile 1 dakika 60 yerine 61 saniyeye eşitlenmiş olacak.”  Düzenlemenin 1972’den beri 25 kez yapıldığını belirten Esenoğlu saatlerin 23.59.59’da 2 kez aynı saniyeyi göstereceğine dikkati çekti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan Suriye uyarısı

ÜLKE ŞAMAR OĞLANI YAPILDI 

“Baştan beri Suriye politikasının yanlışlığını ısrarla dile getiren tek genel başkanım. Yanlışlıklarını örtmek için beni ve partimi suçlayarak çıkış aradılar. Yeri geldi ‘Biz Ortadoğu’da oyun kurucu, rol dağıtıcıyız’ dediler. Ben de ‘Siz Ortadoğu’da oyun kurucu değilsiniz ama ülkeyi şamar oğlanı haline getirdiniz’ demiştim. Bugün Türkiye, onların izlediği politika nedeniyle, Ortadoğu’nun ağır faturasını ödüyor. Cilvegözü, Reyhanlı, Niğde saldırıları ödediğimiz bedelin gün yüzüne çıkan terör bölümleridir. Ayrıca 2 milyonu aşkın Suriyelinin gelişi de terör dışındaki yönüdür. Ülkelerini terk etmek zorunda olan Suriyelilerin de Türkiye’de ödedikleri ağır fatura var.

O KIZ ÇOCUĞUNUN FOTOĞRAFI

Küçük bir Suriyeli kız çocuğu, soğukta kırmızı ışıkta bekleyen otobüsün egzoz dumanında ısınmaya çalışıyor. Bu fotoğraf iktidarın izlediği dış politikanın fotoğrafıdır. Şimdi Suriye’ye girme çabası var. Daha önce de bu niyetler bir şekilde kamuoyuna yansımıştı, Dışişleri Bakanlığı’ndaki bir toplantı (Ses kayıtları ortaya çıkan Suriye’yle ilgili kozmik toplantı) vesilesiyle. Süleyman Şah Türbesi çerçevesinde tartışma yapılmıştı hani…

BU SÖZÜM YÜZDE 40’A

Eğer bir ülke dünyadan soyutlanıyorsa, bunu sokaktaki vatandaşın da düşünmesi lazım. Bu sözüm, AKP’ye yüzde 40’ın üzerinde oy veren kardeşlerimedir. Türkiye’nin itibarını korumak sadece benim değil, 77 milyon vatandaşın ortak görevi olmalı. Şimdi bir geçici hükümet var, bunu unutmasınlar. Bu hükümetle Suriye’ye girme senaryoları tartışılıyor. Bu konuda önce konuşması gereken Başbakan’dır, Cumhurbaşkanı değil. Önce Cumhurbaşkanı konuşuyor, sonra Başbakan konuşuyorsa yönetimde sorun var demektir. Vesayetin henüz aşılmadığını gösterir bu.

BAŞBUĞ’U DİNLESİNLER

Suriye’ye girmeye kalkarlarsa bugün yaşadığımız faturadan daha ağırını ödemeye hazır olmalıyız. Bu iş Saray’da oturmaya benzemez. Uluslararası dengeleri baştan beri AKP hükümeti okuyamadı, o nedenle bu noktaya geldik. Şimdi hiç değilse, eski bir Genelkurmay Başkanı’nın (‘Bu iş Suriye devleti ile çözülsün’ diyen İlker Başbuğ) sözlerine kulak versinler. Türkiye’yi maceraya sürüklemesinler.
Uyarıyorum, sakın ha! Bu senaryo Türkiye’ye ağır bedeller ödetti, ödetmeyi sürdürür. En tehlikeli olanı dış politikayı iç politika unsuru haline getirmektir. Maalesef AKP bunu yaptı. Korkarım devam etme niyetinde. Bu ülkenin sadece bir yurttaşı olarak da hükümeti sağduyuya davet ediyorum. CHP Genel Başkanı olarak ise Türkiye’yi maceraya sürüklememeleri için uyarıyorum; çünkü bedeli ağır olur. Bedeli de siyasilerden çok sokaktaki vatandaş öder. O nedenle sokaktaki vatandaşa özellikle sesleniyorum.

SAVAŞI İLK ÇARE GÖRENLER

Ezidiler’in yaşadığı dram gazetelerin manşetlerinde yer alıyor. Bu dramı yaşatanlar kimler? Bu politikayı güdenler kimler? Savaşı son çare olarak değil de ilk çare olarak düşünen bir zihniyet, ülkeyi aydınlığa, refaha taşıyamaz.”