Archives Şubat 2014

Başbakan Erdoğan Burdur’da

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Valiliği ziyaretinin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara hitap etti. Başbakan Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve miletvekilleri de eşlik etti.

Konuşmamın hemen başında geçtiğimiz hafta Şırnak sınır karakolunda talihsiz kaza sonucu şehit olan piyade er Sezer Çelik’in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Başbakan Erdoğan, Burdur’da Cumhuriyet tarihinin en önemli mitinglerinden birini yaptıklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, “CHP’nin hocası bu genel müdürün eline bir montaj ses kaydı verdi. Önceki rezaletlerden ders almayan genel müdür şimdi bu montajla işi idare etmeye çalışıyor. Çünkü hocası bu görevi verdi, ‘Sen belge sallayacaksın’ dedi. ‘Biz buradan montaj yapacağız, sen grup toplantılarında, meydanlarda montajları anlatacaksın’ dedi. Ey hoca. Eğer bir yanlışın yoksa orada durma. Vatanın Türkiye ise buyur vatanına gel. Siyaset yapacaksan, çık meydanlarda siyaset yap ama bu ülkeyi karıştırma. Bu ülkenin huzurun bozma. Ulusal güveniği tehdide yönelik provokatif eylemlerin içinde bulunma” dedi.

“Okyanus ötesindeki hocayla, CHP Genel Müdürü ele ele, kol kol Türkiyeyi kaosa sürüklemenin gayretindeler” diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En hayati seçimlerinden birine gidiyoruz. Türkiye’nin istikametinin belirleneceği, rotasını çizileceği son derece kritik bir seçime gidiyoruz. 30 Mart seçimlerinde sadece belediye başkanları, meclis üyeleri ve muhtarları seçmeyeceğiz, 77 milyon hep birlikte ülkemiz için milletimiz için Türkiyemiz için tercihte bulunacağız, burası son derece önemli. 30 Mart tarihinde eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında bir tercih yapacağız. Bunu özellikle söylüyorum, eski Türkiye demek yeniden koalisyon dönemi demektir, yeniden kriz demektir, kaos demektir, yeniden gerilim, bunalım demektir, yolsuzluk demektir, yoksulluk demektir, yeniden yasaklara dönüş demektir, içine kapanmış iddiaları olmayan hedefleri olmayan projeleri olmayan dünyada esamesi okunmayan bir Türkiye demektir 10 yıl önce nasıl bir Türkiye vardı bugün nasıl bir Türkiye var. Yeni Türkiye, Büyük Türkiye demektir, istikrar demektir, güven demektir, göreve geldiğimizde Türkiye’nin milli geliri 230 milyar dolardı, bugün 800 milyar dolar. Ey Burdur, 79 senede 230 milyar dolar, 11 senede buyurun 800 milyar doları çıkan bir Türkiye. Kardeşlerim başımızı iki elimizin arasına alalım düşünelim 36 milyar dolar ihracat 79 senede, şu anda 152 milyar dolar ihracatı olan bir Türkiye, ah benim Burdurlu kardeşlerim size farklı bir örnek vereceğim Türkiye’nin dış borcu biz geldiğimizde 100 liranın 73 lirası dış borçtu, şimdi 100 liranın 35 lirası dış borç. Nereden nereye kardeşlerim, adalet denilen bir şey yoktu her konuda yeni Türkiye inşallah adaletin tecelli ettiği bir Türkiye, olacak, kalkınma, ilerleme olacak, büyüme hamdolsun bütün dünyadaki ekonomik krizlere rağmen OECD rakamlarında ilk 5 içinde büyümede. Yeni Türkiye birlik demek, işte buyurun,beraberlik demek, kardeşlik demek işte bizim bu birlik beraberliğimizi kıskananlar var. Bizim bölmek parçalamak isteyenler var.

İşte bu adı paralel yapı olan virüs, bizi birliğimizi bölmek için ortaya çıktı. Kardeşlerim, ama başaramayacaklar. Sizin bu birliğiniz sizin beraberliğiniz, kardeşliğiniz, sizin yeniden büyük Türkiye anlayışınız buna fırsat vermeyecek yeni Türkiye 2023’ü hedefledi, yeni Türkiye itibarları, gücü, sözü olan Türkiye demektir” dedi.

“YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANMADI”

Ak Parti’nin hizmetlerinin durmaksızın kapı kapı dolaşılarak anlatılacağını, bunu yaparken de karşı tarafın iftira, dedikodu üreteceklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Onlar montajcı, montajcı. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış, ama bunlarınki yatsıya kadar sürmedi geldi bir Sabah rüzgarı bunu aldı götürdü. Söndü. Eski Türkiye’nin aktörlerin görüyorsunuz değil mi bugünlerde yeniden iş başındalar yeni tahriklerin, porovaksyonların darbe girişimlerinin mücadelesindeler. Eski Türkiye’de işleri tıkır tıkır yürüyenler, milleti düşünmeyenler, kardeşlerim milletin alın terine emeğine, ekmeğine musallat olanlar bugünlerde Türkiye’yi paçasından tutup aşağı çekmeye çalışıyorlar, ben size burada tarihi bir belge göstereceğim, Bu belge CHP’nin genel müdürünün o sahte montaj belgesine benzemez, zira CHP’nin genel müdürün geçmişi de böyleydi ve zaten yayın organlarında bunlar özellikle yayınlanmıştı” dedi. ‘Eskişehir örfi idare Kumandanlığı (Sıkı yönetim) yazısı, 1960 darbesi sonrası halka dağıtılıyor. Ankara’daki bütün hükümet erkanı ve Demokrat Parti erkanları yabancı memlekete kaçarken yakalanmışlardır beraberlerinde 12 uçak dolusu altın mücevherat ve parayı kaçırmakta iken yakalandılar. Sabık Başbakan Adnan Menderes ve sabık Cumhurbaşkanı Celal Bayar askeri kumandanlık tarafından tevkif edilmiştir Eskişehir de matbaası olan herkes bu haberleri basıp yayınlamalıdır. Demoktar Parti il, ilçe ve Bucak başkanlarının kaçmalarına mahal vermeden tevkif edilmeleri ve askeri kuvvetler gelince kadar salınmamalarını rica ederim’ yazılı Tuğgeneral Bedi Kireçtepe’ imzalı yazıyı okuyan Başbakan Erdoğan, “Ah bu ülke hangi badirelerden geçti, bu CHP bu ülkede ne menem işler çevirdi hep bunların arkasından bunlardan istifade ederek iktidar olmaya çalışmıştı hiçbir zaman millet CHP’yi iktidar yapmadı” diye konuştu.

“24 MAYIS İHTİLALİNDE NEYSE ŞİMDİ DE O YAPILMAYA ÇALIŞILIYOR”

54 yıl önce 24 Mayıs öncesi ne yapıldıysa bugün de aynı tuzağın kurulmaya çalışıldığını, o gün atılan manşetlerle bugünkülerin aynı olduğunu o gün merhum Menderes ve arkadaşlarına hangi iftiralar atıldıysa bugün de ses kayıt montajlarıyla aynı iftiraların atılmaya çalışıldığını, sokaklara gençler nasıl döküldüyse, vandallık nasıl körüklendiyse, CHP ülkeyi nasıl tahrik edip darbeye zemin hazırladıysa CHP’nin bugün de aynı rolü oynadığını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:

“Türkiye’ye yine ağır bedel, fatura ödettirmek istiyorlar ülke ekonomisin bir kez daha uçuruma sürüklemek yoksullaştırmak istiyorlar bunlara rağmen milli geliri 800 milyar dolara çıkardık bütün yaptıklarına rağmen yatırımlarımız durdu mu. Bu CHP 1. köprüye karşı çıkmıştır, 2. köprüye karşı çıkmıştır şimdi Yavuz Sultan Selim köprüsüne de karşı çıkıyor fakat isteseler de istemeseler de Yavuz Sultan Selim Köprüsünün 250 metrelik kuleleri bitmek üzere şimdi artık asma bölümü geliyor ve bu köprü de dört gidiş dört geliş var ortasından da tren geçecek. Yine bitmedi, bakınız bizim Marmarayımız var 153 yıllık hayaldi bu, Sultan Abdulmacid’in hayali ta o zaman çizmiş, ve dedik ki ecdadımızın bu hayalini biz gerçekleştireceğiz, 63 metre derinlikte Marmaray’ı yaptık. İstanbul’a 2 gün sis vardı o sisin olduğu dönemde Marmaray öyle bir iş gördü ki günde 300 bin kişi oradan taşındı, biz buyuz. Büyük ülke büyük devlet olmak budur. Lafla olur mu şimdi. CHP’lilere sorun sizin 1. köprünüz, 2. köprünüz var mı Yavuz Sultan Selim Köprünüz var mı, bir Marmaray’ınız var mı şimdi Haliçin üstüne köprü yaptık ya üzerinden metro geçiyor bir baktım geçen gün CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı onu gösteriyor bu İstanbul’un silüetini bozuyor sorsanız silüet bilmez takım elbise zanneder, anlamaz, çünkü bunların hayatında eser yok, bunlarda laf var, iftira var genel müdür de müfteri, parlamentoda hukuk tanımaksızın o montajla rant elde etmeye çalışıyor, 2011 seçimleri öncesi bu genel müdür ÖSYM de torpil yapıldı belge var dedi, açıkla dedik kendisine bir sahte mail gelmiş bunu eline almış aslı astarı olmayan dayanağı olmayan maille Türkiye’yi ayağa kaldırmak istedi sınava girecek çocukları tedirgin etti, rezil oldu, yüzü kızardı mı, kızarmaz bunların yüzü kızarmaz, mesleği bu, özür dilemedi.,Oo günden sonra da bu genel müdür eline böyle sahte belgeler tutuşturdular Kayseri Büyükşehir Belediye ile ilgili belge açıkladı, Kayseri’den 1 saat sonra asılsız sahte olduğunu belge ile bize gönderdiler. Genel Müdürün yine tuzağa düştüğü ortaya çıktı, belediye başkanımız bu genel müdürden kazandığı paralarla vatandaşla birlikte sucuk partisi yaptı. Ben de kazandım bende de oluştu bayağı, ben de düşünüyorum Ankara’da Kızılay’da mı harcasak, bazı vakıflara mı buradan göndersek diye hesabını yapıyorum. Bu iftiralarla ilgili de mahkemeler açılacak sabredin yasalar çerçevesinde ayağa kalkamayacak, o mecali bile bulamayacak”.

Şehidimiz son yolculuğuna uğurlandı

Şırnak’ın Silopi ilçesinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybeden şehit piyade er Sezer Çelik (21), Burdur’da toprağa verildi.
 
Askeri törenle Burdur’un Kayış köyündeki evine getirilen şehit erin cenazesi, buradan askerlerin omuzlarında özel olarak hazırlanan şehitliğe getirildi. Şehit er Çelik’in cenazesi saygı duruşu, öz geçmişinin okunması ve kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığı yakınında oluşturulan şehitlikte defnedildi.
 
sezer celik defnedildi
 

Cenaze törenine şehidin yakınları ile Burdur Valisi Nurettin Yılmaz, Antalya Garnizon Komutanı Tuğgeneral İrfan Can, AK Parti Burdur Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Bayram Özçelik, CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, Burdur Garnizon Komutanı Jandarma Albay Sayit Koca ve vatandaşlar katıldı.
 
Sezer Çelik’in, Silopi Siyahkaya Hudut Karakolu’nda çelik kapı tamir ederken geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiği açıklandı.
 
sehidin yakınları fenalık gecirdi
 
Bu arada şehidin annesi Dudu ve babası Kadir Çelik ile yakınları fenalık geçirdi. Sağlık ekipleri fenalık geçirenlere müdahale ederek sakinleştirdi.
 
sehit sezer celik askeri defin toreni

Burdurlu er şehit düştü

Şırnak’da Vatani Görevini yaparken Şehit olan Sezer Çelik’in acı haberini Burdur Valisi Nurettin Yılmaz ve Burdur İl Jandarma Komutanı Albay Sait Koca şehit Sezer Çelik’in ailesine Kayış köyündeki Baba Ocağı’nda bildirdiler.

Burdur merkeze bağlı Kayış köyü nüfusuna kayıtlı olan Sezer Çelik’in Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde vatani görevini yaparken üzerine demir kapının devrilmesi sonucu şehit olduğu bildirildi.

Resmi makamlar tarafından henüz detaylı bir açıklama yapılmazken, şehit Çelik’in cenazesinin yarın öğle namazına müteakip toprağa verileceği bildirildi.

Vali Nurettin Yılmaz yaptığı açıklamada; ”Kayış Köyündeki Şehidimize son görevimizi yarın öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazı ile yapacağız. Vatandaşlarımız ve Burdur Valiliği olarak tüm hazırlıklarımızı yapıyoruz…” dedi.

Şehit düşen er Sezer Çelik’in Antalya Kemer’de bir otelde pastane şefi olarak çalıştığı öğrenildi.

Hükümetten sert yanıt!

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, internette yeni düzenleme konusunda ABD’den gelen eleştirileri, “İnternet ile ilgili bize en son akıl verecek ya da tavsiye verecek ülke ABD’dir. ABD’nin internetle ilgili yaptığı kısıtlamaları herkes bilir, Wikileaks başta olmak üzere” şeklinde değerlendirdi.

Çavuşoğlu, NTV televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İnternet düzenlemesiyle ilgili, ABD ve AB’den eleştiriler geldiğinin hatırlatılmasının üzerine Çavuşoğlu, “Türkiye’deki tartışma zemininin çok ilginç olduğunu” söyledi. Bir diyalog ortamında Avrupalı muhataplarıyla mektup teatisi bulunduğunu ve iki tarafın da bundan memnun olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Burada Türkiye azarlanıyor. AK Parti iktidarı sert uyarıldı. AB kriterleri dikkate alınmıyor. Eleştiri getiren insanlar, ‘bu yasanın artısı mı var eksisi mi var’ gerçek zeminde tartışmıyor. Her şey ‘AK Parti iktidarını nasıl zayıflatırız, nasıl kötüleyebiliriz, dışarıda nasıl dövdürebiliriz, nasıl aşağılayabiliriz’ kaygılarıyla bu değerlendirmeler yapılıyor” dedi.

“Kabul edilir bir şey değil”

“İnternetle ilgili bize en son akıl verecek ya da tavsiye verecek ülke ABD’dir” diyen Çavuşoğlu, ABD’nin Wikileaks başta olmak üzere bazı uygulamalarına değindi. Çavuşoğlu, “ABD ile son derece dostane his içinde olan hatta hala Dostluk Grubu Başkanlığını sürdüren bir bakan olarak söylüyorum bunu. ABD internet yasasının içeriğine bakmadan internetle ilgili Almanya’nın başka ülkelerin aldığı tedbirlere bakmadan, bu şekilde kaygı verici gibi rutin açıklama yapması bizim için kabul edilir bir şey değil” diye konuştu.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yasası ile ilgili olarak da AB’deki muhataplarıyla çok açık ve net konuştuklarını ifade eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“İşte bizim çıkardığımız yasa. 34 de değişiklik önergesi verilmiş. Sizden gelen 8 tavsiye var genel anlamda. Bunların 5 tanesi yasaya yansımış değişiklik önergeleriyle iki tanesi de kısmen. Tüm buna rağmen sizin itirazınız varsa siz genel anlamda ‘hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı, demokrasi ve insan hakları’ diyorsunuz. Bu konularda Avrupa’da, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya’da en çok bu değerleri savunan ve de bu değerlerin oralarda da güçlenmesi için en çok çaba sarfeden bir siyasetçiyim. Daha önceki görevlerimden dolayı.”

“Uygulamada eksiklik varsa düzeltelim”

Çavuşoğlu, Türkiye’deki yasayla AB’deki yasa ve uygulamaların en iyisini kıyaslama önerisi getirdi. Kıyaslamada çeşitli farklılıklar olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kıyasladığımız zaman, Danimarka’daki bakanla sizdeki bakanın yetkileri arasında fark var. ‘Hollanda’daki bakanın yetkisi, İspanya’daki kralın yetkisi, İtalya’da cumhurbaşkanı yetkisinin sizin daha az yetkisi var ya da uygulamada böyle bir şey var’ derseniz biz düzeltelim ama bize derseniz ki ‘AB’deki bakanın daha gazla yetkisi var ama bizim bakanımız bunu iyi niyetle kullanır, bizim bakanımız daha iyidir, Türk siyasetçiler kötüdür, bunu kötüye kullanabilir’ derseniz, ‘bunu kesinlikle kabul etmeyiz’ dedik. Bu kadar önyargılı bir yaklaşım kabul edilemez.”

Bakan Çavuşoğlu, AB’nin Türkiye’ye getirdiği eleştirilere ilişkin olarak da “Türkiye bağımsız bir devlettir. Biz her yasayı onların istediği gibi yapamayız ama zaten bakanlığımız yasa komisyona geldiğinde 34 değişiklik önergesi vardı. Bu önergelerle AB’den gelen tavsiye ve öneriler de örtüşüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin son yıllarda 4 yargı reformu yaptığını ve bunların hepsinin başlıbaşına bir devrim niteliği taşıdığını belirten Çavuşoğlu, bir yasayla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki (AİHM) 4 bin dosyanın Türkiye’ye getirildiğini ifade etti.

HSYK ile ilgili bir düzenlemenin mutlaka yapılması gerektiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, “Bu yasanın çerçevesi madem Avrupa kriterlerine uymuyor, oradaki örneklerini getirip bizimkiyle karşılaştırsınlar” diye konuştu.

Avrupa Birliği Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı’nın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdiği mektubun hatırlatılarak, “Bu konuda bir kaygınız var mı” sorusu yöneltilen Mevlüt Çavuşoğlu, “AB Parlamentosu’nda 700’den fazla milletvekili var. Bir milletvekilinin kişisel görüşü AB’yi de bağlamaz. Orada 7’den fazla siyasi parti grubu, 28 ülkeden milletvekili vardır. Bir siyasetçi, bir yazar, bir gazete, bir milletvekili açıklama yaptığında o ülkenin görüşü gibi günlerce bunu tartışıyoruz. Bu kompleksten kurtulmamız lazım” karşılığını verdi.

Çavuşoğlu, HSYK’ya ilişkin çıkarılan yeni düzenlemenin Türkiye’de yargının iç bağımsızlığı bakımından zaruri olduğunu vurgulayarak, bu konuda AB’deki yasa ve uygulamalardan farklı bir şey yapmadıklarının altını çizdi.

“Bunu sağlayacak olan Türkiye değil AB’dir”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin AB üyeliğinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin engeline ilişkin olarak da “Karşılıklı olarak adımlar atacaksak AB bazı somut adımlar atmalı ve fasılların açılmasını sağlamalıdır. 23 ve 24. faslı Güney Kıbrıs bloke ediyor. Bunun mutlaka kalkması lazım ve bunu sağlayacak olan da Türkiye değil AB’dir” şeklinde konuştu.

Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak seçimlerden sonra müzakerelere ilişkin yeni adımların atılabileceğine ilişkin bilgi edindiklerini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin şu an attığı adımlarla birçoğunun açılış kriterlerini yerine getirdiği gibi, müzakere kriterlerininin de birçoğunu yerine getirmiş bir ülke olduğunu anlattı.

Kıbrıs’taki görüşmeler

Kıbrıs’a ilişkin hükümetin tutumunun gayet açık olduğunu belirten Çavuşoğlu, bu konuya garantör ülkeler tarafından da tam destek verilmesini arzu ettiklerini dile getirdi.

Bu süreçte siyasi destek ve güven artırıcı adımların çok önemli olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, Rum tarafında Anastasiadis’in çözüme her zaman destek veren bir lider olduğuna, BM, AB, ABD gibi büyük güçlerin sürece destek verdiğine, güneyde de halkın artık çözüm istediğine işaret etti. 

‘adamsan sorularımı yanıtla’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında hükümete yönelik eleştirilerde bulunan CHP lideri, Başbakan Erdoğan’a cevaplaması için 11 soru yöneltti.

“AĞZINA SAĞLIK”

Başbakan Erdoğan’ın bugünkü parti grubu konuşmasında “Bizim yanıtlamayacağımız hiçbir soru yok” sözlerine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu “17 Aralık’tan bu yana ağzından bir tek yolsuzluk lafı düşmedi. Dünya çalkalanıyor. En yakın arkadaşı dedi ki başbakan talimat verdi istifa edecekse Erdoğan etsin dedi. Açıkça yolsuzlukların kimden kaynaklandığını açıkladı. Biz yolsuzluk dedik o her seferinde paralel devlet dedi. Bugün de demiş ki, bizim yanıtlamayacağımız hiçbir soru yok demiş. her soruya cevap veririz. Ağzına sağlık. Şimdi soruyorum hadi cevapla” diyerek sorularını sıraladı.

İşte Kılıçdaroğlu tarafından yöneltilen 11 soru;

1. Eğer ahlaklı bir adamsan, adam gibi adamsan, kul hakkı yemediğini iddia ediyorsan cevap ver… Bir bakana 700 bin liralık saati paralel devlet mi verdi?

2. Ayakkabı kutusundaki 4 buçuk milyon doları paralel devlet mi koydu?

3. Bakanların çocuklarının yatak odalarına kasaları paralel devlet mi koydu_?

4. O kasaların içindeki milyon dolar avro ve liraları paralel devlet mi yerleştirdi?

5. yatak odalarındaki para sayma makinelerini paralel devlet mi yerleştirdi?

6. Ailece Zarrab’ın uçağına binip umreye sizi paralel devlet mi götürdü?

7. Dört bakan adı yolsuzluğa bulaşınca istifa etti. O bakanları paralel devlet mi istifa ettirdi.

8. Benim lehime deklarasyon imzalayın demişti Erdoğan. Bu deklarasyonu paralel devlet mi istedi?

9. Kenidne özel medya oluşturmak i,çin havuz oluşturdun. 100er milyon dolardan. 630 milyon dolarlık havuz… Bu havuzu paralel devlet mi oluşturdu.

10. Oğlun Bilal Erdoğan Türgev diye bir vakıf kurdu. Devletten ihale alanlar rüşveti oraya ödediler. O vakfı senin oğluna Paralel devlet mi kurdurdu.

11. İki villaya vali satmayı Sana paralel devlet mi istedi.

Durak ‘bağımsız aday’

ADANA’da 5 kez seçim kazanan ve 4 yıl önce hakkında açılan soruşturmalar nedeniyle Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan 76 yaşındaki Aytaç Durak, başvurunun bitimine dakikalar kala, aynı görev için bağımsız adaylık başvurusu yaptı.

ANAP, DYP, Ak Parti ve MHP’de siyaset yapan ve 5 kez seçim kazanan Aytaç Durak, 28 Mart 2010’da hakkında ortaya atılan yolsuzluk suçlamaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nca ikişer aylık dönemlerde görevden uzaklaştırıldı. 4 yıla yakın süredir başkanlık koltuğuna oturamayan Aytaç Durak’ın adı, 30 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde CHP’den Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilecekler arasında konuşuldu. Durak, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan teklif aldığını ancak bunun gerçekleşmediğini açıkladı.

Durak, bu açıklamasında “7 ay kadar önce Sayın Kılıçdaroğlu ’Partimizin aday olur musun?’ dedi. Ben de ’İhtiyaç varsa neden olmasın?’ demiştim. Ya ihtiyaç yokmuş, veya Sayın Genel Başkan’ın bu samimi istemi, partisindeki dış etkenli bazı güç odaklarına takılmıştır. Ben, kendisine adaylık talebinde bulunmamıştım” demişti.

Aytaç Durak, 25 Mart 1984 tarihinde yapılan yerel seçimlerin yanı sıra 27 Mart 1994, 18 Nisan 1999 seçimleri ile birlikte 28 Mart 2004 ve 29 Mart 2009 tarihindeki seçimleri de kazanarak, 5’inci kez Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçilmişti. Bu seçimden sonra da Başbakan Erdoğan ile seçimin yenilenmesi konusunda restleşmişti.

Durak’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından çok sayıda dava açıldı, bir davada da tutuklanıp, 42 gün hapis yattı. Bu davada ’Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak’ suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Aytaç Durak 11 Temmuz 2013’te beraat etti.

TWİTTER’DEN AÇIKLADI, ADLİYEYE GİTTİ

Twitter’da bin 500 takipçisi olan Durak, hesabından saat 16.30 sıralarında peş peşe attığı twitlerde “Adliye Binası önünde bağımsız adaylığımı açıklıyorum… Adanalılar ’4 yıldır oylarımızı hiçe sayanlara, milli irademizi gaspedenlere karşı dik dur, arkandayız’ dedi. Hemşerilerime müjde veriyorum; anketler bağımsız Aytaç Durak’ın kazanacağını gösteriyor. Hemşerilerime en derin sevgi ve saygılarımla” diye yazdı

Böcekleri koyanlar yurt dışına kaçtı

AK Parti İzmir Milletvekili Rifat Sait, AK Partili vekillerin Meclis’te tam kadro çalıştığını yazmak isterken “AK Parti tam kadro çalıyor” yazdı.

Ak Parti İzmir Milletvekili, aynı zamanda Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı da olan Rifat Sait, sosyal paylaşım sitesi Twitter’da AK Partili vekillerin Meclis’te tam kadro çalıştığını yazmak istedi.

“ÇALIŞMAK” YERİNE “ÇALMAK” YAZINCA…

Ancak “çalışmak” yerine “çalmak” yazınca büyük bir hataya imza attı.

HATASINI FARK ETTİ AMA…

Hatasını fark eden vekil, attığı tweet’i sildi ancak, bu hata Twitter kullanıcılarının gözünden kaçmadı. AK Partili vekil, Twitter’da alay konusu oldu.

İŞTE O TWEET: 

İşte kullanıcıların tweetleri:

Seçim kurulundan şok karar

İstanbul’un Sarıyer ilçesinde Seçim Kurulu, seçim listesini geç teslim ettiği gerekçesiyle CHP’nin seçime girmemesi yönünde görüş bildirdi.

CHP’nin Sarıyer ilçesi meclis üyesi aday listesini geç verdiği iddialarının ardından diğer partiler İlçe Seçim Kurulu’na itirazda bulunmuştu.

İlçe Seçim Kurulu, 5’e karşı 2 oyla CHP’nin seçime girmemesi yönünde görüş bildirdi.

CHP, karara itiraz için İl Seçim Kurula gidecek. CHP’nin YSK’ya da itiraz hakkı bulunuyor.

Önceki gün CHP’nin listesinin 17.09’da teslim edildiği savunularak, Sarıyer İlçe Seçim Kurulu’na itirazda bulunulmuştu.

CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ise listeyi daha önce faks yoluyla gönderdiklerini, işlemlerin bitmesinin ise 17.09’u bulduğunu, bunun seçimlere katılmalarında bir engel olmadığını ileri sürmüştü.

BELEDİYEDEN YALANLAMA GELMİŞTİ
Sarıyer Belediyesi’nden dün yapılan açıklamada, CHP’nin Sarıyer’de listelerin İlçe Seçim Kurulu’na geç verildiği iddiaları reddedilmişti.

Belediyenin açıklamasında şu ifadeler kullanılmıştı:

“İlçe seçim kurulu açısından ise genel merkezinde MYK tarafından onaylanan liste, seçim kuruluna faksla iletilmiş bir örneği, yetkilendirilen il yöneticisi tarafından CHP aslının aynıdır kaşesi ve imzası ile seçim kuruluna saat 17.00’de teslim edilmiştir. İlçe seçim kurulları son gün saat 17.00’de seçim kurulunda hazır bulunan partiler ile ilgili bir tutanak düzenler, sonra sırasıyla partilerin başvurularını almaya başlar, tutanakta belirtilen saatte hazır olan partiler için süre işlemez başvuruları teslim alınır.

Sarıyer ilçe seçim kurulu, CHP’nin listesinin onaylı bir örneğini saat 17.00 itibarıyla yetkili kılınan partiliden teslim almıştır. Tutulan tutanakta başvurunun saat 17.00’de yapıldığının açıkça belirtilmiştir. Tutanak 17.09’da imza altına alınmıştır.

CHP’nin Sarıyer’de listeleri İlçe Seçim Kurulu’na geç verdiği gerekçesiyle seçimlere giremeyeceği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Saat 17.00’de hazır bulunan parti yetkilisinin kuruldan ayrılmadan CD’yi de teslim etmesi nedeniyle yaşanılan tartışmanın hukuki dayanağı yoktur.”

Ak Parti’de istifa depremi!

AK Parti Bornova eski Teşkilat Başkanı Serdar Altınkılıç ve ilçe yöneticisi Murat Aydın, meclis üyesi listelerine tepki göstererek partilerinden istifa etti. Altınkılıç, “İl yönetimi bu seçimi CHP’ye sattı” dedi.

İzmir’de AK Parti Bornova’da iki ilçe yöneticisi Serdar Altınkılıç ve Murat Aydın meclis üyesi aday listelerinde parti teşkilatının yok sayıldığını öne sürerek istifa etti. AK Parti Bornova’da iki dönem Teşkilat Başkanlığı yaptığını belirten Altınkılıç, “Bu partide kurucu gençlik kolları üyesi olarak yer aldım. Medya ve tanıtım, teşkilat başkanlığı görevinde bulundum. Meclis üyesi aday listelerinde teşkilatımız yok sayıldı. Fikirlerimiz alınmadı. Demokratik hakkımı kullanarak istifa ettim. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, ‘ilçesinde oturmayan hiçbir meclis üyesini listelerde yer almayacak’ diyerek söz verdi. Bugün görülen tablo bunun böyle olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır” dedi.

“AK Parti İzmir İl Başkanlığı bu seçimi CHP ‘ye satmıştır” diyen Altınkılıç, “Çünkü rant birlikteliği içerisindeler. Listeleri 2-3 kişiyle birlikte teşkilatları dikkate almadan tamamen kendilerine yakın isimlerden oluşturdular. Teşkilata emek harcayan gecesini gündüzü katan hiçbir arkadaşımın fikri alınmadı. Partimden ve görevimden istifa ettim. Biz Bornova’da bir meşaleyi yaktık. Sessiz çoğunluğun sesi olarak istifa ettik. DP çatısı altında siyasete devam edeceğiz. Bundan sonra olacaklardan il başkanlığı sorumludur” dedi.

AKAY’LA TARTIŞAN HASAN ALİ KARAMAN LİSTEDE

Öte yandan AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay’ın listeye yazılmasını şiddetle karşı çıktığı, eski İl Başkan Yardımcısı Hasan Ali Karaman listede yer aldı. Karaman’ın listeye yazılmasını Binali Yıldırım’ın istediği bildirildi. Bir dönem mali işlerden sorumlu İl başkan yardımcı olan Karaman, İl Başkanı Akay ile faturalar nedeniyle tartışmış görevinden istifa etmişti.

Cemaat-hükümet tartışması bitecek

CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, Yüksek Seçim Kurulu’nun CHP’nin Sarıyer’de seçime girebileceği kararını değerlendirdi.

Sarıgül, Sarıyer’de yaşanan sıkıntının dün akşam itibariyle Yüksek Seçim Kurulu’na yaptıkları müracaatla sona erdiğini beliterek, “Orada Sarıyer İlçe Seçim Kurulu’nun bir yorumu vardır. Yoksa arkadaşlarımız 5’e 5 kala listelerini teslim etmiştir. Ancak şunu ifade etmek isterim ki, niye 5’e 5 kala? Niye 4’de değil, niye bir gün önce teslim etmiyorsun?”

Seçim çalışmalarını sürdüren CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB)’nde esnaf ziyaretinde bulundu. Saat 10.30 sıralarında İkitelli’ye gelen Sarıgül, CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay, Başakşehir Belediye Başkan Adayı Özgür Karabat ile birlikte ilk olarak İkitelli Organize Sanayi Bölge Başkanlığı’nı ziyaret etti. İOSB Başkanvekili Nihat Tunalı ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanan Sarıgül burada gazetecilere açıklamalarda bulundu.

İkitelli Sanayi Bölgesi’nde ayakkabıdan konfeksiyona ve tekstile kadar her sektörden iş alanlarının bulunduğunu ifade eden Sarıgül, “Buradaki orta ölçekli işletmeler kendilerini her zaman bir basamak üste çıkarmaları gerekir. Dünya ile rekabet ederek markalarımızı yaratmalıyız. Bir ülke markalarıyla güç kazanır. Bir ülkenin markaları güçlüyse o ülke şampiyonlar liğinde oynar. Bizim burayı markalaştırmamız lazım” diye konuştu.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİ ÇOK FARKLI NOKTALARA TAŞIYACAĞIZ

Konuşmasında “İkitelli’ye çok farklı bir gözle ve önemle bakmamız lazım” diyen Sarıgül, şöyle konuştu: “Buradaki 7 milyarlık ihracatı şu dükkanlarınızın görüntüsü yansıtmıyor. Bu dükkanların görüntüsünü çok farklı noktaya taşıyacağız. Sarıgül ile KOBİ’ler şahlanacak. Organize sanayi bölgelerimizi bir, iki ufak dokunmayla çok farklı noktalara taşıyacağız.”

SARIYER TARTIŞMASI

Sarıgül konuşmasının ardından basın mensuplarının ve İOSB üyelerinin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, “Sarıyer’de CHP’nin seçime girip giremeyeceği yönündeki tartışmada yaşanan sıkıntının perde arkasını anlatır mısınız?” şeklindeki sorusuna Mustafa Sarıgül, “Sarıyer’de yaşanan sıkıntı dün akşam itibariyle Yüksek Seçim Kurulu’na yaptığımız müracaatla sona ermiştir. Orada Sariyer İlçe Seçim Kurulu’nun bir yorumu vardır. Yoksa 5’e 5 kala arkadaşlarımız listelerini oraya teslim etmiştir. Ancak şunu ifade etmek isterim ki, niye 5’e 5 kala? Niye 4’de değil, niye bir gün önce teslim etmiyorsun. Aslında bütün olan şudur; siyasi partiler kanunu ve seçim sisteminin değişmesi lazım” şeklinde yanıt verdi.

SARI ATKI DAĞITTI

Sarıgül, İOSB Başkanlığı binasındaki programının ardından İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulundu. Sarıgül, sohbet edip fotoğraf çektirdiği esnafa sarı kaşkol dağıttı. Sarıgül cuma namazını da sanayi sitesinde esnafla kıldı.