Archives Kasım 2013

Simite rekor zam geliyor

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB), tamamı ithal edilen susam fiyatının 4 liradan 10 liraya çıkmasıyla simit fiyatlarında yüzde 50 artış beklendiğini bildirdi. Ancak Türkiye’nin en büyük simit alıcısı olan Simit Sarayı’nın sahibi Abdullah Kavukçu, Hürriyet’e yaptığı açıklamada yıl sonuna kadar zam yapmayacaklarını ve direneceklerini söyledi. İsmini vermek istemeyen bir sektör temsilcisi de simit üreticilerine zam yapmaları yönünde bir baskı olduğunu idida etti.

İSTESOB’dan yapılan açıklamada, simit fiyatının 2011 yılında 1 lira olarak açıklandığı ve o günden bugüne artış olmadığı belirtildi. Açıklamada, 2011’de 50 kilogramlık un çuvalının 42 lira iken bugün 58 liradan satıldığı aktarılarak, 3 yılda personel maaşları, doğalgaz ve odun fiyatlarındaki artışların da zammı kaçınılmaz hale getirdiği kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, İstanbul Un-İş Esnaf Odası’ndan zam talebi geldiği taktirde girdi maliyetlerindeki artışa göre bir zammın söz konusu olacağını belirtti. Yılmaz, ülkede tüketilen susamın tamamının Sudan, Pakistan ve Nijerya gibi ülkelerden ithal edildiğini, ithalat fiyatındaki artışın da simide yansıyacağını aktararak, ilgili odadan talep gelmesi halinde İSTESOB Tarife Komisyonu’nun girdi maliyetlerine göre zammı belirleyeceğini kaydetti.

“Yüzde 50 zam talebimizi yazılı olarak bildireceğiz”

İstanbul Un-İş Esnaf Odası Başkanı Ali Yücel de hem susamda hem de undaki artışa dikkati çekerek zammın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Simit fiyatının 2011 yılından beri 1 lira olduğunu belirten Yücel, “3 yıldır zam almadık. Ancak susamdaki yüzde 100’lük artış ve undaki artıştan dolayı mecbur kaldık. Girdi maliyetlerindeki artışlardan dolayı bu hafta ortasında birliğimize (İSTESOB) yüzde 50 zam talebimizi yazılı olarak bildireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘DİRENECEĞİZ’

Susamdaki fiyat artışını ve simite zam taleplerini Hürriyet’e değerlendiren Simit Sarayı’nın İcra Kurulu Başkanı Abdullah Kavukçu, yıl sonuna kadar zam yapmayacaklarını ve direneceklerini söyledi. Sektörün sadece susam zammı ile uğraşmadığının altını çizen Kavukçu, simitin en önemli hammaddelerinden unda da yıl başından bu yana yüzde 80’lik fiyat artışının yaşandığını ifade etti.

2013’ün başlarında susamın kilosunu 4.25 liradan satın aldıklarını belirten Kavukçu, şu anda fiyatın 8 lira seviyelerinde olduğunu dile getirdi. Susamı Türkiye’de yetişmediği için yurtdışından almak zorunda kaldıklarını belirten Kavukçu, “Yurtdışında yaşanan her türlü dalgalanmadan etkileniyoruz. Susam tarladan çıkarıldığı gibi hemen simit üretilemiyor. Bir çok işlemden geçiriliyor. Bunlar da fiyat artışında etkili oluyor” dedi. Ayda 10 milyon simit ürettiklerinin altını çizen Kavukçu, susamda Türkiye’de Ülker ile beraber en çok alımı yapan firmalar arasında olduklarını söyledi. Hammadde de neredeyse 1 yıllık ihtiyacı önceden tedarik ettiklerini belirten Kavukçu, “Süte zam geldi. dolayısıyla kaşar peynirinin de beyaz peynirin de fiyatı arttı. Bu ürünlerin de satışlarımızda önemli bir yeri bulunuyor. Simitle ilgili ne varsa bu yıl çok zam oldu” dedi.

ZAM BASKISI VAR

İsmini vermek istemeyen bir sektör temsilcisi de simit üreticilerinin uzun süredir zam yapmak için çaba gösterdiğini iddia etti. Bir çok ürüne zam yapılmasıyla beraber daha çok seslerini duyurmaya başladıklarını söyleyen sektör temsilcisi, “Evet bir çok şeye zam geldi. Ancak bu durum ilk kez yaşanmıyor. Bazı kuruluşlar büyük simit üreticilerine baskı kurmaya çalıştı simite zam yapılması konusunda. Susam fiyatlarındaki artışta dünyada yaşanan gelişmelerin yanında, bazı spekülatörler de ortaya çıktı. Önceden ürün stoklayanlar oldu. Zam yapılması için hareket geçtiler” dedi.

Türkiye’nin yükü omzunda

Vergi gelirlerinde ipi yine İstanbul göğüsledi. Türkiye genelinde yılın ilk 10 ayında yüzde 17.7 oranında artarak 266.3 milyar TL düzeyinde gerçekleşen vergi gelirlerinin yüzde 43.55’i İstanbul’da tahsil edildi.

BAŞKENT İKİNCİ OLDU

Yılın ilk 10 ayında Ankara 35.8 milyar TL vergi geliri, yüzde 13.45 pay ile ikinci, Kocaeli 33.4 milyon TL vergi geliri, yüzde 12.55 pay ile üçüncü oldu. İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde Ocak-Ekim döneminde gerçekleşen 185.2 milyar TL vergi tahsilatı, toplam tahsilatın yüzde 70’ini oluşturdu. Böylece Türkiye genelinde tahsil edilen her 100 TL’lik verginin yaklaşık 69,55 TL’si İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde toplandı.

ARTIŞ YÜZDE 17 ORANINDA

ANKA’nın Maliye Bakanlığı verilerinden yaptığı hesaplamalara göre, 2013 yılı Ocak-Ekim döneminde vergi gelirleri tahakkuku geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16.1 oranında artarak 323 milyar 905 milyon TL olurken, vergi geliri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17.7 oranında artışla 266 milyar 285 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde tahakkuk eden vergi gelirlerinin yüzde 82.2’si tahsil edildi. Tahsil edilemeyen vergi tutarı 57 milyar 620 milyon TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde tahakkuk eden 279 milyar 21 milyon TL’lik verginin, 226 milyar 177 milyon TL’si tahsil edilirken, tahsil edilemeyen tutar 52 milyar 844 milyon TL düzeyinde gerçekleşmişti. Vergi tahsilatı oranı yüzde 81.1 düzeyindeydi.

VERGİ GELİRLERİNDE REKORTMEN İSTANBUL

İstanbul, yılın ilk 10 ayında 266 milyar 285 milyon TL düzeyinde gerçekleşen toplam vergi gelirlerinin yüzde 43.5’ini topladı. Ocak-Ekim döneminde İstanbul’da tahakkuk eden vergi miktarı 136 milyar 801 milyon TL düzeyinde gerçekleşirken, bunun 115 milyar 962 milyon TL’si tahsil edildi. İstanbul’un vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın eş dönemine oranla yüzde 15.2 oranında artış gösterdi. İstanbul’da vergi gelirleri tahsilat oranı yüzde 84.8 düzeyinde gerçekleşirken, tahsil edilemeyen vergi tutarı 20 milyar 839 milyon TL oldu.

ANKARA’DA GELİR YÜZDE 57 ARTIŞ GÖSTERDİ

Vergi geliri tahsilatında ikinci sırada Ankara yer aldı. Yılın ilk 10 ayında 43 milyar 319 milyon TL verginin tahakkuk edildiği Ankara’da, tahsilat tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 oranında artışla 35 milyar 825 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Vergi gelirlerinin yüzde 13.45’inin tahsil edildiği Ankara, yüzde 82.7 düzeyinde tahsilat oranına sahip bulunuyor.

KOCAELİ 3. SIRADA

Kocaeli vergi tahakkuku ve tahsilatında geçen yıla göre bir sıra gerileyerek 3. sıraya yerleşti. 2013 yılının ilk 10 ayında 36 milyar 798 milyon TL’lik verginin tahakkuk ettiği Kocaeli’nde, vergi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.7 oranında artışla 33 milyar 413 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 12.5’ini toplayan Kocaeli’nin vergi tahsilatı oranı yüzde 90.8 oldu. Ocak-Ekim döneminde 34 milyar 104 milyon TL verginin tahakkuk ettiği İzmir’in vergi gelirleri tahsilatı yüzde 8.4 oranında artışla 29 milyar 509 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Tahsilat oranı yüzde 86.5 düzeyinde gerçekleşen İzmir, vergi gelirlerinin yüzde 11.1’ini topladı.

3 İLİN VERGİ GELİRİ TOPLAMI 185 MİLYAR TL’Yİ AŞTI

İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde Ocak-Ekim döneminde gerçekleşen 185.2 milyar TL vergi tahsilatı, toplam tahsilatın yüzde 70’ini oluşturdu. Böylece Türkiye genelinde tahsil edilen her 100 TL’lik verginin yaklaşık 69,55 TL’si İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde toplandı. Bu 3 ile İzmir eklendiğinde vergi gelirleri tahsilatı toplamı 214 milyar 709 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye genelinde tahsil edilen her 100 TL’lik verginin 80,63 TL’si İstanbul, Ankara, Kocaeli ve İzmir’den toplandı.

2013 yılı Ocak-Ekim dönemi itibariyle en çok vergi tahsilatı yapılan iller şöyle sıralandı: (bin TL)

İstanbul 136.800.963 115.962.310 84,77 43,55

Ankara 43.318.675 35.825.141 82,70 13,45

Kocaeli 36.797.558 33.413.111 90,80 12,55

İzmir 34.104.059 29.508.863 86,53 11,08

Bursa 7.469.554 5.532.384 74,07 2,08

Mersin 6.195.283 5.250.836 84,76 1,97

Antalya 5.098.829 3.491.597 68,48 1,31

Hatay 3.251.412 2.630.526 80,90 0,99

Tekirdağ 3.109.363 2.477.941 79,69 0,93

Adana 3.222.000 1.876.798 58,25 0,70

Konya 2.679.085 1.852.304 69,14 0,70

Samsun 1.867.539 1.444.425 77,34 0,54

Kayseri 1.951.874 1.441.813 73,87 0,54

Zonguldak 1.678.505 1.256.933 74,88 0,47

Manisa 1.816.237 1.234.152 67,95 0,46

Muğla 1.817.684 1.214.372 66,81 0,46

Eskişehir 1.489.870 1.136.197 76,26 0,43

Balıkesir 1.523.989 1.106.374 72,60 0,42

Gaziantep 1.849.900 1.093.002 59,08 0,41

Toplam 323.904.963 266.284.840 82,21 100,00

İSTANBUL’UN BÜTÇE FAZLASI 110.3 MİLYAR TL

Merkezi yönetim bütçesinin 7 milyar 664 milyon TL açık verdiği 2013 yılının ilk 10 ayında tahsil edilen bütçe geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.1 oranında artarak 320 milyar 64 milyon TL oldu. İstanbul, 124 milyar 432 milyon TL gelirle toplam bütçe gelirlerinin yüzde 38.9’unu tek başına karşıladı. 2013 yılı Ocak-Ekim döneminde İstanbul’un bütçe harcamaları 14 milyar 117 milyon TL’ye ulaştı. Böylece yılın ilk 10 ayında İstanbul’un bütçesi 110 milyar 315 milyon TL fazla verdi.

ANKARA’NIN BÜTÇE FAZLASI 19.8 MİLYAR TL

Ocak-Ekim döneminde Ankara’nın bütçe geliri 45 milyar 217 milyon TL, bütçe gideri 25 milyar 454 milyon TL düzeyinde gerçekleşirken, Ankara’nın bütçesi 19 milyar 763 milyon TL fazla verdi. Kocaeli’nin bütçe gelirinin 34 milyar 9 milyon TL, bütçe giderinin 2 milyar 737 milyon TL düzeyinde gerçekleştiği 10 aylık dönemde, Kocaeli’nin bütçesi 31 milyar 272 milyon TL fazla verdi. İzmir’in bütçe geliri tahsilatı 30 milyar 393 milyon TL, giderleri 6 milyar 923 milyon TL olarak gerçekleşti. İzmir’in bütçesi 2013 yılının ilk 10 ayında 23 milyar 470 milyon TL fazla verdi.

2013 yılı Ocak-Ekim dönemi itibariyle tahsil edilen 320 milyar 64 milyon TL bütçe gelirleri içinde Ankara’nın payı yüzde 14.13 Kocaeli’nin payı yüzde 10.63 olurken, İzmir’in payı yüzde 9.50 olarak gerçekleşti. Bu dönemde İstanbul, Ankara, Kocaeli ve İzmir illerinin 234 milyar 50 milyon TL’ye ulaşan toplam geliri, toplam bütçe gelirinin yüzde 73.1’ini oluşturdu.

69 İLİN BÜTÇESİ AÇIK VERDİ

2013 yılının ilk 10 ayında 12 ilin bütçesi fazla, 69 ilin bütçesi açık verdi. 2013 yılı Ekim ayı itibarıyla bütçesi fazla veren iller İstanbul, Kocaeli, İzmir, Ankara, Mersin, Bursa, Tekirdağ, Antalya, Hatay, Zonguldak, Kırıkkale ve Muğla oldu. 2012 yılının ilk 10 ayında da 12 ilin bütçesi fazla, 69 ilin bütçesi açık vermişti.

EN FAZLA AÇIK DİYARBAKIR’DA

Ekim itibariyle bütçe açığı sıralamasında en fazla açığı Diyarbakır verdi. Yılın ilk 10 ayında Diyarbakır’ın bütçe gelirleri 891 milyon TL, bütçe giderleri 3 milyar 582 milyon TL, bütçe açığı ise 2 milyar 691 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Diyarbakır’ı 2 milyar 50 milyon TL ile bütçe açığı ile Van, 1 milyar 608 milyon TL ile Erzurum, 1 milyar 514 milyon TL ile Konya, 1 milyar 322 milyon TL ile Mardin, 1 milyar 298 milyon TL ile Elazığ izledi.

2013 yılı Ocak-Ekim Dönemi itibariyle merkezi yönetim bütçesi fazla veren iller ise şu şekilde: (bin TL)

İstanbul 124.431.507 14.116.758 110.314.749

Kocaeli 34.008.513 2.736.502 31.272.011

İzmir 30.392.887 6.923.107 23.469.780

Ankara 45.216.657 25.454.123 19.762.534

Mersin 5.547.437 2.816.939 2.730.498

Bursa 6.021.320 4.147.964 1.873.356

Tekirdağ 2.593.449 1.064.827 1.528.622

Antalya 4.446.870 3.167.611 1.279.259

Hatay 2.831.285 1.943.084 888.201

Zonguldak 1.371.129 887.919 483.210

Kırıkkale 756.320 629.339 126.981

Muğla 1.529.992 1.411.250 118.742

Toplam 320.064.447 327.728.372 -7.663.925

2013 Yılı Ocak-Ekim döneminde merkezi yönetim bütçesi 700 milyon TL’nin üzerinde açık veren iller: (bin TL)

Diyarbakır 891.425 3.582.108 -2.690.683

Van 390.529 2.440.571 -2.050.042

Erzurum 609.983 2.218.260 -1.608.277

Konya 2.156.068 3.670.275 -1.514.207

Mardin 189.705 1.512.057 -1.322.352

Elazığ 454.100 1.751.735 -1.297.635

Urfa 742.545 2.023.234 -1.280.689

Trabzon 1.019.538 2.227.536 -1.207.998

Samsun 1.644.617 2.841.448 -1.196.831

Sivas 467.363 1.516.465 -1.049.102

Hakkari 32.051 1.021.646 -989.595

Şırnak 169.425 1.156.356 -986.931

Adana 2.198.344 3.178.852 -980.508

Malatya 572.948 1.542.310 -969.362

Kayseri 1.647.247 2.523.806 -876.559

K.Maraş 704.236 1.565.511 -861.275

Isparta 413.504 1.256.011 -842.507

Balıkesir 1.310.625 2.118.194 -807.569

Kastamonu 411.839 1.174.496 -762.657

Tokat 319.529 1.033.037 -713.508

Toplam 320.064.447 327.728.372 -7.663.925

Otomobilde bir dönem kapanıyor

Kredi kartı limitleri ve taksitlerin sınırlandırılmasıyla “ikinci el otomobil”de kredi kartıyla satış döneminin kapanabileceği ve alışverişlerin tamamen senede dönebileceği bildirildi.

Bursa Oto Galericileri Sitesi (Oto-Koop) Başkanı Rasim Hazar, kredi kartı limitleri ve taksitlerin sınırlandırılması nedeniyle ikinci el otomobillerde kartla satış döneminin kapanabileceğini ve alışverişlerde tamamen senede dönülebileceğini söyledi.

Hazar, bayilerin yıl sonu satış hedeflerini tutturmak için sıfır otomobillere peş peşe devreye soktuğu kampanyalara karşı ikinci el otomobil piyasasındaki durgunluğu aşmak üzere “vadeli satış” seçenekleri sunduklarını belirtti.

Otomobil bedelinin bir kısmını peşin alıp kalanını kredi kartı veya senetle eşit taksitlere bölerek uzun vadelerle tahsil ettiklerini anlatan Hazar, kredi kartı limitleri ve taksitlerin sınırlandırılmasıyla kredi kartı üzerinden yapılan satışların fiili olarak imkansız hale geleceğini savundu.

Hazar, tüketicilerin çok kısa vadelerde yüksek meblağlar ödemeye yanaşmayacağını, bu yüzden senetle satışın daha cazip hale geleceğini ifade ederek, “3-5 yıl öncesine kadar, alacakları otomobili belirleyen vatandaşları bankalara yönlendiriyorduk. Daha sonra kredi kartı ve senet öne çıktı. Son yıllarda kredi kartı ve senetle vadeli satış yapıyorduk. Taksit sayısının azaltılması suretiyle vadenin kısaltılması sonucu kredi kartlarıyla satışlarımızda bir gerileme olacak. Bu durumda tamamen senetle satışa dönebiliriz” dedi.

SENETLE OTOMOBİL

Senetle otomobil bedelinin bir kısmını peşin almak kaydıyla 18 aya varan vadelerle satış yapabildiklerini belirten Hazar, senetlerin tahsilinde sorun yaşamamak için noterde “satılamaz kaydı” koydurduklarını ve bunu ruhsata işlettiklerini bildirdi.

Rasim Hazar, vatandaşların 3-5 yıldır kredi kartı ve senetle yapılan satışlara ilgi gösterdiğini anlatarak, kredi kartı limitleri ve taksitlerin sınırlandırılmasıyla senet ile satışların daha da artacağını tahmin ettiklerini vurguladı.

İkinci el araç bulmakta zorluk çektiklerine de değinen Hazar, yılbaşı öncesi kullanılmış araçlarını elden çıkaracak şirketlerin piyasayı rahatlatmasını beklediklerini ancak henüz beklentilerin karşılanmadığını söyledi.

Sıfır otomobil satan bayilerin de ikinci el araç topladığına işaret eden Hazar, tüketici cephesinde “alanın da satanın da ortalıkta olmadığı” bir dönem yaşandığını dile getirdi.

Hazar, ikinci el otomobil piyasasında, yakıt bakımından tasarruflu modellerin diğerlerine nazaran daha fazla ilgi gördüğünü sözlerine ekledi.

Elektriğe para ödeyen yok!

2012’de elektrikteki kayıp-kaçak oranının en yüksek olduğu ilin Şırnak, en düşük olduğu ilin ise Isparta olduğu tespit edildi.

Elektrikteki kayıp-kaçak taramaları kapsamında 2003’ten bu yana yaklaşık 52 milyon abone kontrolü gerçekleştirildi.

671 BİN ABONE HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Bu kapsamda, toplam 10,84 milyar kilovat saat ve 2,8 milyar liraya karşılık gelen kaçak tahakkuku gerçekleştirildi, 671 bin abone hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

TAKİPLER ARALIKSIZ SÜRÜYOR

Kaçak ve kayıt dışı elektrik kullanımının önlenmesi amacıyla elektrik dağıtım şirketleri tarafından elektrik abonelerinin ölçü sistemleri kaçak kullanımı engelleyecek şekilde kontrol ediliyor. Kaçak kontrol takibi için kayıp-kaçak tarama çalışmaları da periyodik olarak sürdürülüyor.

51,8 MİLYON ABONE KONTROL EDİLDİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, bu çerçevede, 2003 yılından 1 Kasım 2013’e kadar yapılan kayıp-kaçak tarama çalışmalarına göre yaklaşık 51,8 milyon abone kontrolü gerçekleştirildi. Bu kapsamda, toplam 10,84 milyar kilovatsaat, yani 2,8 milyar lira kaçak tahakkuku gerçekleştirildi. Bunun yanında 671 bin abone hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

Kayıp-kaçakla mücadele kapsamında elektrik dağıtım şirketleri bünyesinde düzenleyici kurum ve müşteri ilişkileri müdürlükleri bulunuyor. Şirketlerin organizasyon yapısında mobil ekipler oluşturularak kaçak elektrik kullanımının önlenmesine çalışılıyor.

Bu doğrultuda, son yıllarda kayıp-kaçak elektrik kullanımına yönelik yürütülen çalışmaların sonuçları yüzleri güldürdü.

YÜZDE 25’TEN YÜZDE 15’E DÜŞTÜ

Kayıp-kaçak oranlarının azaltılması Türkiye’de enerji alanındaki temel hedeflerin başında gelirken yürütülen yoğun çalışmalar ve alınan tedbirlerle ülke genelinde 10 yıl önce yüzde 25 düzeyindeki kayıp-kaçak oranı yüzde 15’e kadar çekildi.

Özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerine kayıp-kaçakları azaltma zorunluluğu getirilirken, Türkiye geneli için 2015 yılı kayıp-kaçak hedefi yüzde 10 olarak belirlendi.

2012 KAYIP – KAÇAK ORANLARI

2012 yılı verilerine göre, bazı illerdeki kayıp kaçak oranları ve miktarları şöyle:

İller Kayıp-Kaçak Oranı

(yüzde) Kayıp Kaçak Miktarı

(megavat saat)
Şırnak 78,6 1.114.311
Mardin 76 3.414.732
Diyarbakır 73,3 3.618.663
Hakkari 70,9 423.987
Batman 69,6 1.142.398
Şanlıurfa 63,6 4.129.511
Ağrı 62 474.654
Muş 54,1 352.711
Van 49,8 1.040.187
Bitlis 45,7 222.090
Siirt 41,4 257.110
Iğdır 35,7 71.566
Kars 21,7 77.801
Hatay 15,4 468.227
Bayburt 14,1 11.658
Gaziantep 13,2 345.666
Mersin 11,8 434.687
Erzurum 11,4 111.464
Adana 11,2 491.224
İstanbul Avrupa Yakası 10,6 2.537.156
Antalya 10,4 666.496
Osmaniye 9,1 50.406
Manisa 8,8 265.332
Burdur 8,1 41.188
Ardahan 7,9 8.463
İzmir 7,8 840.727
Kilis 7,2 12.757
Erzincan 6,9 23.201
İstanbul Anadolu Yakası 6,7 701.967
Isparta 6 47.662

‘Sınavlar var kurslar yasak’

İzmir Özel Dershaneler Derneği (İZÖDER), dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya, İzmir’de bilboardlara verdiği ilanla tepki gösterdi.

İZÖDER, dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya tepki amacıyla, kentteki otobüs duraklarındaki bilboardlara, “Yasak hemşehrim! Sınavlar var, kurslar yasak” yazılı ilanlar verdi. Aynı konuda ayrıca 500 bin el ilanı bastıran dernek, bunları da üye dershaneler aracılığıyla veli ve öğrencilere ulaştırmaya başladı.

İZÖDER 2. Başkanı Hidayet Erdoğan, dershanelerin kapatılarak özel okula dönüşmeleri yönündeki çalışmanın gündeme gelmesinin ardından dernek üyeleriyle gerçekleştirdikleri toplantıda, konu hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna duyurmak amacıyla böyle bir çalışma yapma kararı aldıklarını söyledi.

Yetkililer tarafından konu hakkında kamuoyuna çelişkili bilgiler sunulduğunu ve dershane işletmecileri olarak işlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, şu görüşleri savundu:

“Dershanelerin özel okula dönüşmesini gerçekçi bulmuyoruz. İzmir’deki özel okulların çoğunun yüzde 40-50 kapasitesi boş. Bu aldatmaca. Açık lise yapın diyorlar. Sanki açık liseye rağbet var. Herkes normal liseye gidiyor, açık liseye kimse gelmez. Açıkçası dershaneler olarak devreye girmemiş olsaydık, bir gece yarısı torba yasanın içerisinde çıkarıp dershaneleri kapatacaklardı. Biz de bunu haber alınca kamuoyu oluşturuyoruz. Yasal haklarımızı kullanacağız.”

ÖZDEBİR GENEL KURULU YARIN!

Erdoğan, Özel Dershaneler Birliğinin (Özdebir) yılda bir defa yapılan olağan gelen kurulunun yarın Ankara’da toplanacağını ve tarihi çok önceden belirlenmiş genel kurulda, doğal olarak bu tartışmanın gündemin ağırlıklı konusu olacağını kaydetti. Dershanelerin, “özel okula dönüştürüyoruz” denilerek kapatılmasına karşı olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

YASA DIŞI BİR İŞ YAPMIYORUZ

“Yasal bir iş yapıyoruz ve ruhsatımız var. Çocuklara eğitim-öğretim veriyoruz. Matematik, fizik, fen öğretiyoruz. Yasa dışı bir iş yapmıyoruz. Arz ve talep meselesi. İnsanlar kendi isteğiyle bize geliyor. İsteyen kayıt sildirebiliyor. Diploma da vermiyoruz ama buna rağmen reğbet var. Genellikle de özel ders alamayan, dar ve orta gelirli ailelerin çocukları geliyor. Dolayısıyla böyle bir durumdan en fazla onlar etkilenir. Bu dershaneler kapanmış olsa fakir fukara, orta gelirli ailelerin çocuklarının, iyi bir üniversiteye, ODTÜ’ye, Boğaziçi’ne Bilkent’e girme şansı sıfıra iner.”

Okullara sınav tatili!

28 Kasım ve 29 Kasım tarihlerinde 8. sınıflara yönelik merkezi ortak sınavlar yapılacağından dolayı bütün ortaokullar ve ilkokul-ortaokul olarak hizmet veren okullar tatil edilecek.

Bu tarihlerde sadece 8. sınıf öğrencileri ortak sınavlara girecekler. Diğer sınıflar için okullar tatil olacak.

Bu yıl tatil yapmaya alışan öğrenciler için 4 günlük bir tatil imkânı daha doğmuş oldu.

Memur adayları dikkat!

ÖSYM, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak için adaylardan tercih almaya yarın başlayacak. Adaylar, 27 Kasım’a kadar tercih yapabilecek.

ÖSYM, “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alacak. Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS-2013/2) Tercih Kılavuzu’nda ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor. Kılavuz, yarından itibaren ÖSYM’nin “http://www.osym.gov.tr” internet adresinden yayımlanacak.

Adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 7-8 Temmuz 2012 ve 22-23 Eylül 2012’de yapılan Kamu Personel Seçme Sınavlarından (2012-KPSS Lisans ve 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans) birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekiyor. Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacak.

Adaylar tercihlerini, 27 Kasım Çarşamba gününe kadar, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak yapabilecek. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. Tercih süresi uzatılmayacak.

KPSS-2013/2 Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların, kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.

2015’te son kez yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin 2014 yılından itibaren kaldırılmasının ardından, üniversiteye giriş sistemini de değiştirecek. 2015 yılında, YGS-LYS ikili sınavlarından YGS kaldırılacak

Dershanelerin kapatılması tartışması devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelere gerek kalmayacak sınav sistemi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. MEB, TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM’nin yürüttüğü çalışma kapsamında üniversiteye giriş sistemi de 2 yıl içinde değiştirilecek.

2015’TE SON KEZ YAPILACAK

Vatan’ın haberine göre, çalışmalar 2014 yılı ortalarında netleştirilecek. Çalışmaya göre, üniversiteye girişte ikili uygulanan YGS ve LYS’den YGS 2015 yılında son kez yapılacak ve kaldırılacak. Çalışmalar kapsamında 2015 yılında YGS’nin yapılmaması da değerlendiriliyor.

LYS’NİN DE FORMATI DEĞİŞTİRİLECEK

YGS yerine “LYS” yapılacak. Ancak tek sınav olarak “LYS”nin formatı değiştirilecek. Çalışmalarda ele alınan ilk modele göre öğrencilerdeki “tek sınav sıkıntısını” yok etmek amacıyla 2 ay aralıklarla toplam 5 dersten sınav uygulanacak ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınav ile üniversiteye başvurusunu yapabilecek.

LİSEDE YIL SONU YAZILILARI ETKEN OLACAK

Yine çalışmalarda ele alınan ikinci modele göre de, lisede her yıl öğrenci sene sonu yazılılara girecek. Lise 1,2,3 ve 4. sınıflarda merkezi yazılılara girecek öğrencilerin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre öğrenciler üniversiteleri tercih edebilecek. Model hayata geçirilirse liselerde, Matematik, Geometri, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya gibi derslerin yazılıları merkezi olarak yapılacak. Her öğrencinin aldığı puan bir merkezde depolanacak.

AÇIK UÇLU SORULAR DA SORULACAK

Sınavlarda çoktan seçmeli testlerin yanında kısa açık uçlu sorular da sorulacak. Fen-Edebiyat fakültelerindeki bazı bölümler gibi tam olarak bir mesleğe yönelik olmayan bölümler için taban puanlar kaldırılacak ve isteyen öğrenci kayıt yaptıracak. Özellikle işletme, bazı mühendislikler gibi alanlarda fakülteler öğrencilerini kendileri seçebilecek.

DERST DIŞI AKTİVİTELER DE ETKİLİ OLACAK

Öğrencilerin ders dışı aktiviteleri ve katıldıkları etkinliklerdeki başarıları da bir puanlama sistemiyle öğrencinin dosyasına işlenecek. Bu puanlar üniversitelere başvurularda esas alınacak.

Kapısında yığılma olan ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe, İTÜ, Ankara gibi üniversiteler için ise sene içi sınavlardan alınan notları da hesaba katan yeni bir seçme sınavı yapılması da çalışmalar kapsamında değerlendiriliyor.

“PARA CEZASI YOK, İSTEYEN GÖNDEREBİLECEK”

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, dershaneleri cebren kapatmayacaklarını, MEB’in garantisi altında olmayan bir yere vatandaşın çocuğunu göndermek istemesi durumunda buna engel olmayacaklarını, yazıldığı gibi bir para cezasının söz konusu olmadığını söyledi.

Tekin, “Vatandaşlar Milli Eğitim Bakanlığı’nın garantisi altında olmayan, denetlenmeyen, hizmet kalitesi ölçülmeyen bir birime çocuğunu göndermek istiyorsa, çocuklarınızı nereye gönderdiğinizle ilgili kimse karışmayacak. Kimseye para cezası uygulamak gibi bir şey yok.”

29 fakülteye yeni dekan

Yükseköğretim Genel Kurulunda, devlet üniversitelerinin 29 fakültesine dekan atandı.

YÖK’ten yapılan açıklamada Genel Kurulun dün toplandığı ve eğitim ve mevzuat komisyonları raporlarının görüşüldüğü belirtildi.

Toplantıda ayrıca iki vakıf üniversitesinin mütevelli heyeti tarafından rektör adayı olarak YÖK’e önerilen adaylarla ilgili olumlu görüş bildirilmesine karar verildiği kaydedildi. Bu üniversiteler ve rektör adaylarının ”İzmir Üniversitesi Rektör adayı Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör adayı Prof.Dr. Mehmet Bulut” olduğu belirtildi.

Devlet üniversitelerine 29 fakülteye dekan ataması da yapıldı. Üniversiteler, fakülteler ve rektör isimleri şöyle:

”Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Prof. Dr. Hamdi Temel; Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesi Prof. Dr. İsmail Sökmen, Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Halil Yoleri; Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Tunçel, Tıp Fakültesi Prof. Dr. Muhammet Güven; Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Recep Polat; Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Levent Elbeyli; İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültlesi Prof. Dr. Nilüfer Sezer; İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi Prof. Dr. Eşref Adalı; İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Prof. Dr. Nihat Sami Çetin; Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Sait Aşgın; Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Prof. Dr. Nurettin Yaylı, Fatih Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Ali Rıza Akdeniz, İletişim Fakültesi Prof. Dr. Birdoğan Baki, Orman Fakültesi Prof. Dr. Emin Zeki Başkent, Tıp Fakültesi Prof. Dr. Akif Cinel; Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Şeref Turhan; Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi Prof. Dr. Şevket Arıkan; Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Dr. Özer Kanburoğlu, İletişim Fakültesi Prof. Dr. Fisun Alver; Namık Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Ensar Nişancı; Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Muhsin Kar, Turizm Fakültesi Prof. Dr. Raif Parlakkaya; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. Osman İmamoğlu, Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Orhan Kurt; Ordu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Prof. Dr. Ata Yakup Kaptan, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Prof. Sabri Yener; Selçuk Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Prof. Dr. Ali Boran ve ve Siirt Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Korkmaz.”

15 vakıf üniversitesine dekan

YÖK Genel Kurulunda 15 vakıf üniversitesinin mütevelli heyeti tarafından dekan adayı olarak kurula önerilen adaylarla ilgili olarak olumlu görüş bildirilmesine karar verildi. Üniversiteler, fakülteler ve dekan isimleri şunlar:

”Atılım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Nüket Belgin Elbir; Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Prof. Dr. Bülent Dayangaç, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Z. Erinç Böge; Gediz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Ömer Faruk Huyugüzel; İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç; İstanbul Esenyurt Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Prof. Dr. Tuncer Çelik; İstanbul Gelişim Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Hasan Şimşek; İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Prof. Dr. Şeref Demirayak, Sağlık Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. Erdoğan Kunter, Tıp Fakültesi Prof. Dr. Naci Karacaoğlan; İstanbul Şehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof. Dr. Peyami Çelikcan, İslami İlimler Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara; Maltepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Betül Çotuksöken; Özyeğin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Prof. Dr. M. Reha Civanlar; Piri Reis Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Oral Erdoğan; TED Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Prof. Dr. Güney Özcebe; Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof.Dr. Mustafa Ruhan Erdem ve Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Şükran Nilvana Atadeniz.”

‘Üstünden bir kere…’

Hakkari Üniversitesi’nde kız öğrencilerin, öğretim görevlileri tarafından ‘notlarının yükseltilmesi karşılığında cinsel ilişkiye zorlandığı’ iddiasıyla başlatılan operasyonda şok ifadeler, mağdur öğrencilerin yaşadığı kabusu gözler önüne serdi.

15 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Hakkari Emniyet Müdürlüğü’ne, Hakkari Üniversitesi’ndeki seks skandalıyla ilgili geçen mayıs ayında bir kız öğrencinin ihbar mektubunun ulaşmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında, geçen cuma günü operasyon için düğmeye basıldı. Kent merkezi ve Yüksekova İlçesi’ndeki eş zamanlı baskınlarda, aralarında öğretim görevlileri İ.Y., H.Y. ve R.Y.’nin de bulunduğu 4 üniversite personeli, mağdur- şüpheli 5 kız öğrenci ile 6 kişi olmak üzere toplam 15 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda, bilgisayar ve cep telefonlarına da el konuldu. 15 kişiden 4’ü emniyetteki sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

‘Suç örgütü kurmak, yönetmek, suç örgütüne üye olmak ve yardım etmek, örgüt faaliyeti kapsamında cinsel saldırı, rüşvet ve fuhşa aracılık yapmakla’ suçlanan 11 kişiden 8’i verdikleri ifadenin ardından savcılık tarafından serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen öğretim görevlilerinden İ.Y. tutuklandı. H.Y. ve R.Y. ise kefaletle serbest bırakıldı.

OFİS GÖRÜNTÜSÜ VERİLMİŞ

Emniyetteki ifadelerden şüphelilerin, notlarını yükseltmek için ağlarına düşürdükleri kız öğrencilerle birlikte oldukları, bir apartmanda kiraladıkları dairenin dışarıdan fark edilmemesi için camına ‘Harita Mühendislik Ofisi’ yazılı tabela astıkları, apartmana girip çıkarken de polisin takip etmesi ihtimaline karşı gözcü bulundurdukları ileri sürüldü. Şüphelilerin kiraladıkları dairenin giderlerini de ortak karşıladıkları öne sürüldü.

SINAV KAĞITLARINI ÖĞRENCİSİYLE OKUMUŞ

Öğretim görevlisi H.Y.’nin not karşılığı birlikte olmaya çalıştığı kız öğrencileri ikna edebilmek için sınav kağıtlarını öğrencileriyle okuduğu, bu konuda örgüt üyesi olan ve Hakkari Üniversitesi ile alakası olmayan diğer şüpheli ile yaptığı telefon görüşmesi de polisin teknik takibine takıldı.

“45 VAR GEL ÇAY İÇELİM”

Cep telefonu görüşmesinde öğretim görevlisi H.Y.’nin diğer şüpheliye, “Biz odadayız kızlar da var yazılıları okuyorum. 30, 40, 45” dediği, şüphelilerden A.O.’nun “Bir şey varsa geleyim” demesi üzerine, H.Y.’nin “45 var gel, çay içelim senle 45” dediği belirtildi.

ARKADAŞINI AYARLAMIŞ

Bir kız öğrencinin öğretim görevlisi İ.Y. ile yaptığı telefon görüşmesinde, kendisinden çok daha güzel bir arkadaşının olduğunu söyleyerek, “Sen onu görürsen benim papucumu dama atarsın. Benden kat kat güzel” dediği ileri sürüldü.

“ÜSTÜNDEN GEÇECEKSİN”

Bir diğer şüpheli öğretim görevlisi R.Y.’nin üniversite dışından olan şüpheliyle yaptığı telefon görüşmesi dikkati çekti. R.Y.’nin cep telefonundan konuştuğu kişiye, öğrencisi hakkında, “Tek sefer vurur bırakırsın. Benden haber bekle, yarın yüz yüze okulda ben ona (Kız öğrenci) laf sokarım o kendisi seni arar. Öyle tokatla mokatla olmaz. Sen bir kere onun üstünden geçeceksin” dediği öne sürüldü.

DİĞER NOTLARA DA MÜDAHALE İDDİASI

Şüpheli öğretim görevlisi H.Y.’nin ise bazı notlarının düşük olması nedeniyle kendisini arayan kız öğrenciye ‘Aşkım’ diye hitap ettiği ve akşam da buluşmak istediğini dile getirdiği yine telefon görüşmelerine yansıdı.

MAĞDUR ÖĞRENCİLERİN ŞOK EDEN İFADELERİ

Polis, operasyon kapsamında yaklaşık 20 kız öğrencinin ifadesine başvururken, öğrencilerin söyledikleri skandalı gözler önüne serdi. İfade verenlerden bazı öğrenciler, cinsel birlikteliği kabul etmeyince notlarının düşürüldüğünü ve derslerden bırakıldıklarını öne sürdü. Bazı öğrenciler de zorla kurulan ilişkileri ayrıntılarıyla anlattı.

“BEN SENİ KORURUM”

Hakkari dışından gelen bir öğrencinin ifadesinde, öğretim görevlisi İ.Y.’nin cep telefonundan kendisini sürekli taciz ettiğini ve kendisine “Ben seni Van’a götürürüm. Orada tatil yaparız. Sonra sana soruları veririm. Sen Hakkarili değilsin, burada sıkıntı yaşatırlar sana. Ama benimle olursan kimse sana karışamaz, Zaten erkek arkadaşın da yok, bulmana da gerek kalmaz, benimle birlikte olursun” dediğini öne sürdü.

BAZI ÖĞRENCİLER DERSLERE GİRMEMİŞ

Gözaltına alınan öğretim görevlilerinin derslerinde, kız öğrencilere rahatsız edici şekilde davrandığını iddia eden bazı kız öğrencilerin, derslere girmediklerini belirttikleri öğrenildi.

ODADA CİNSEL TACİZ

Notlarının düşük olması nedeniyle öğretim görevlisi İ.Y.’nin odasına gittiğini ve burada başından geçenleri anlatan bir diğer mağdur kız öğrenci ise, İ.Y.’nin kapıyı kilitleyip cinsel tacizde bulunduğunu, korktuğu için de ses çıkartamadığını ileri sürdü.

“SENİN EVLİLİK DIŞI İLİŞKİN OLMALI”

Bir diğer mağdur öğrenci ise dersten geçmesi için notunun 60 olması gerektiğini ancak sınav notunun bunun altında kaldığını ve bunu konuşmak için odasına gittiği öğretim görevlisi R.Y.’nin kendisine, “Sen çok güzelsin. Senin mutlaka evlilik dışı bir ilişkinin olması lazım. Sınavlarını hiç düşünme ben halledeceğim” dediği ileri sürdü.